Arşiv

Archive for Haziran 2011

YAŞ’zedeler bu sözlere inanır mı Çetin Paşa?

Balyoz’un bir numaralı sanığı Çetin Doğan paşa, dünkü duruşmada, hayli ilginç açıklamalar yapmış..

Buyrun, Çetin Doğan’ın dünkü duruşmada neler anlattığını birlikte okuyalım:

“1995-1996’da Bosna Hersek’te görevli bir arkadaşımız hakkında irticaya bulaştığına dair rapor geldi. (…) Ben itiraz ettim bu rapora.”

Hayret ki ne hayret. Biz bu komutanı, BÇG’nin kurucularından diye biliyoruz.

BÇG’nin kurucuları, biri GüvenErkaya.. Biri de Çetin Doğan diye biliyoruz.

Tüm dindar askerleri fişlemek için Batı Çalışma Grubu’nu kurduğunu bildiğimiz Çetin Doğan, meğerse kendi emrettiği fişleme raporuna itiraz etmiş!

Hayret ki ne hayret..

Devam ediyor ÇetinDoğan: “Araştırma yaptım. Refah Partili bakanlar bölgeye gelmiş. Bu subayımız da karşılıyor. Komutanımız da bu kişi hakkında kendisine intikal eden bilgileri bir dosya yapmış. Bosna Hersek ile din bağımız var. Refah Partisi döneminde Türkiye’den gelen bakanlara saygı gösterilmesinin hiçbir maruzatı yok.”

Vay canına sayın seyirciler.

% 50 oy, neler söyletiyor insana..

O dönemin Başbakanı’na, “Başbakan değil, istersen bilmemne bakanı ol” diyen komutana, bunlar hep birlikte sahip çıkmamışlar mıydı?

En tepelerindeki zat, “Komutanın ağzına fermuar mı çekeceğiz?” diye, yapılan hakaretleri savundu..

O emir komuta içerisindeki bir kişi, şimdi ne oldu da, Refah Partili bakanlara saygı gösterilmesinden bahsediyor?

Haydi inanalım Çetin Paşaya.. İnanalım ve devam edelim, dünkü duruşmada söylediklerini okumaya: “Bosna Hersek’teki albay çok başarılıydı. Başarısından dolayı görev süresini 2 yıla çıkardım. Genelkurmay Başkanlığı’na, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na gittim, durumu anlattım. Bu albayın görevini yaparken böyle bir adım atmayacağını söyledim. Herkesle görüştüm. Benimle aynı fikirdeydi. Bu rapor maalesef dosyaya girdi. Ben şuraya girince arkadaşımız hakkını aldı, terfi etti.”

Bu sözlerden sonra, Yüksek Askeri Şura kararı ile TSK’dan ihraç edilenlere bir çağrım olacak.

Çetin Doğan’ın YAŞ üyesi olduğu dönemlerde, benim tahminime göre 1.500 civarında subay, ihraç edildi..

Onlar çıkıp, sorsunlar bu paşaya: “Sen dandik raporlarla kimsenin suçlanmasına izin vermiyor idiysen, bizim ihraçlarımıza niye imza attın?”

Öyle ya..

Çetin Paşa, kimsenin hayali suçlamalarla YAŞ’zede olmasına izin vermiyor, başarılı subayların irtica raporları ile ellerinden haklarının alınmasına karşı çıkıyor idiyse, o atılan yüzlerce subayın ihraçlarına niye imza attı?

Buyursun anlatsın Çetin Paşa..

YAŞ’zedeler sorsun, Çetin Paşa da anlatsın..

Başka şeyler de söylüyor Çetin Paşa: “Bir askerin düşüncelerinden, itikatlarından dolayı cezalandırılmasına, mükafatlandırılmasına hiç göz yummadım. Çalışanları, ‘Hangi mezheptensin, oruç tutuyor musun, namaz kılıyor musun?’ diye sorgulamadım.”

Bu sözleri okuduktan sonra, ben şaştım kaldım.

Çetin Paşa ne yaptıysa, tam aksini anlatıp, “Yapmadım” diyor.

Neyi yapmadı ise, “Yaptım” deyip, aksini söylüyor.

“Rapor tutuldu, ben karşı çıktım” diyor.

Oysa tam aksine,Genelkurmay arşivi, Çetin Paşanın karşı çıktığı raporlarla değil, emri ile tutulan fişlemelerle dolu.

Yüksek Askeri Şura’nın karar kataloğu, Çetin Paşanın imzası ile atılan subayların ihraç yazıları ile dolu..

Çetin Paşa ise, “Ben rapor tutturmadım. Kimseyi de sorgulamadım” diyor.

Hatta “İnançları sebebi ile suçlamadım” diyor..

İnanalım mı Çetin Paşa?

İnanalım, inanmasına da..

YAŞ’zedeleri nasıl inandıracaksın, onu söyle bana..

Biz biraz safız.

Ama YAŞ kararı ile atılan, o mağduriyetleri birebir yaşayanları nasıl inandıracaksın sen, söyler misin Çetin Paşa?

YAŞkararı ile ihraç edilip, gittiği devlet dairelerinde de “Maalesef sizi işe alamayız.Komutanlar işe aldığımız YAŞ’zedeler sebebi ile bizim hakkımızda rapor tutuyorlar” cevabı ile karşılaşanları ne ile inandıracaksın?

Yaşamış bunları..

Bir ay önce aldığı “Üstün başarı ödülü”nün sonrasında, ihraç kararını almış eline.

O subaya, sen bu mavalları nasıl inandıracaksın,Çetin Paşa?

Ali KARAHASANOĞLU-HABERVAKTİM (http://www.habervaktim.com/yazar/39180/yaszedeler_bu_sozlere_inanir_mi_cetin_pasa.html)

Kategoriler:ASDER

TSK andıç faturasını Albay Çiçek’e kesti

‘İnternet andıcı’ soruşturması Genelkurmay Başkanlığı’yla Ergenekon davasında tutuklu Albay Dursun Çiçek’i karşı karşıya getirdi. Özel yetkili savcılığın sorusu üzerine Genelkurmay Başkanlığı 13 sayfalık raporla birlikte gönderdiği yanıtında ‘kara propaganda yapan’ internet sitelerini, o dönemde ‘görevli personel’ olan Çiçek’in yaptığını öne sürdü. Bunun üzerine savcılık Çiçek’in ifadesine başvurdu. Çiçek, Genelkurmay’ı yalanladı ve “Her şey emir komuta zinciri altında yapıldı” dedi.

Hükümet aleyhinde kara propaganda yaptığı iddia edilen internet siteleriyle ilgili özel yetkili savcı Zekeriya Öz’ün başlattığı ve görev yeri değişince Savcı Cihan Kansız’a devrettiği ‘internet andıcı’ soruşturmasının ilginç bir detayı ortaya çıktı. Radikal’in ulaştığı bilgiye göre, soruşturma kapsamında Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı’na ‘sitelerin nasıl, ne zaman ve kimlerce’ kurulduğuna dair sorular yönelten savcılık, son olarak Genelkurmay’a “Bu siteleri kim yönetiyordu?” diye sordu.

13 sayfalık ‘andıç’ raporu

Genelkurmay Başkanlığı İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’na 13 sayfalık bir belge gönderildi. ‘Kara propaganda’ yapan 42 internet sitesi hakkında bilgileri içeren raporda Genelkurmay Başkanlığı, söz konusu sitelerin her birinin o görevde bulunan kişilerin sorumluluğunda olduğunu belirtti. Raporda ayrıca 42 internet sitesinin amacı dışında kullanılması durumunda sorumluluğun bu siteyi kullananlara ait olduğu ifade edildi. Genelkurmay’ın raporunda ‘sorumlu’ diye sözünü ettiği kişilerin başında Albay Çiçek geliyor. Çünkü Çiçek, ‘internet andıcı’nın hazırlandığı dönemde Bilgi Destek Daire Başkanı’ydı. Genelkurmay’ın raporu üzerine Savcı Kansız, Çiçek’i cezaevinden çağırarak, Genelkurmay’ın gönderdiği bilgileri sordu. Çiçek, Genelkurmay’ın açıklamasını kabul etmeyerek, her işin emir komuta zinciri dahilinde yapıldığını söyledi.

Çiçek, sanığı olduğu ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ davasının 5 Temmuz’daki 4. duruşmasında, üye hâkim Hüsnü Çalmuk’un bu konuya ilişkin sorularını cevaplandırmıştı. Bu sitelerin Genelkurmay Başkanlığı’nca kurdurulduğunu belirten Çiçek, “Bu sitelerin altyapısını Milli Savunma Bakanlığı’nın ihalesiyle alır. Amaç yüzde yüz beyaz propagandadır. Propaganda üç şekilde yapılır. Beyaz, gri ve siyah. Beyaz propaganda, bilgilendirme anlamına gelir. Kara propaganda ise kötüleme amacı taşır. Gri propanganda da her ikisinin karışımıdır.Benim görevim yurtdışıyla ilgili. Psikolojik harekât sanki mikrop, virüs. Dağa çıkmanın kötülüğünü anlatmak da psikolojik harekât. ‘Beyaz propaganda’ yaptık. Bu birimin üstüne gittiler, dağa çıkışlar arttı” demişti.

Üç generale sorgu

Bu arada devam eden soruşturma kapsamında Savcı Cihan Kansız’ın çağrısı üzerine Tümgeneraller Hıfzı Çubuklu ve Mustafa Bakıcı ile Korgeneral Mehmet Eröz ifade için dün Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne geldi. Adliyeye ilk önce, saat 08.45’te Hıfzı Çubuklu geldi. Çubuklu’nun ardından 15 dakika sonra Tümgeneral Bakıcı, sonra da Korgeneral Eröz avukatlarıyla birlikte geldi. Çubuklu ve Eröz ifade verdikten sonra adliyeden ayrılırken, Bakıcı da 3 saat süren ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Önceki gün ifade vermesi gereken Bakıcı, bir günlük sağlık raporu almıştı. Generallerin ifadelerinde suçlamaları kabul etmediği öğrenildi.

Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında Özel Yetkili Savcı Kansız ifadelerin alması gereken personeli soruşturduktan sonra iddianamesini hazırlayacak ve mahkemeye sunacak. Mahkeme kabul ettiği takdirde dava açılacak.

5 soruda ‘andıç’ soruşturması

‘İnternet andıcı’ nedir?

‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ adlı belgeyi ihbar mektubuyla savcılara gönderen ‘meçhul asker’, Kasım 2009’da elektronik posta yoluyla ikinci bir mektup yollamış ve Genelkurmay’ın psikolojik harekât faaliyetleri çerçevesinde 42 internet sitesi kurarak, ‘kara propaganda’ yaptığını belirtmişti.

Hangi sitelerden söz ediliyor?

Daha sonra kapatılan sitelerden bazıları: “www.irtica.org, http://www.naksilik.com, http://www.nursi.info, http://www.ozgurgenc.net, http://www.genclik.info, http://www.aslar.org, http://www.askeriz.info, http://www.tskasker.com, http://www.turkatak.gen.tr, http://www.turkses.net, http://www.pkkgercegi.net, http://www.pkkapo.com, http://www.apopkk.com, http://www.armenianreality.com.”;

Andıçta hangi isimler yer alıyor?

Belgeye göre Nisan 2009 tarihli andıç Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı Destek Şubesi’nce hazırlandı. Belgenin altında Albay Dursun Çiçek de (Bilgi Destek Daire Başkanı’ydı) dahil sekiz kişinin imzası bulunuyordu. Diğer askerlerden bazıları: Eski Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, Genelkurmay Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, eski Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, eski Bilgi Destek Daire Başkanı Tümgeneral Mustafa Bakıcı…”

Soruşturma nasıl bir süreç izledi?

İhbardan sonra o dönem Ergenekon soruşturmalarını yürüten Savcı Zekeriya Öz, YAŞ toplantısının yapıldığı sırada Orgeneral Iğsız’ın da bulunduğu 19 kişiyi ifadeye çağırdı. Şimdiye kadar olan süreçte çok sayıda asker ifade verdi. Ancak tutuklanan olmadı.

Adı karışan kurumlar ne diyor?

IP numaralarının sahibi olan Milli Savunma Bakanlığı, “Genelkurmay istedi, biz de onların adına IP adreslerini aldık” derken, kurmay “Başbakanlık’ın bilgisi vardı” dedi. Başbakanlık yalanladı. Genelkurmay direktifin 2000’de verildiğini, sitelerin 2007’de açılıp daha sonra tümden kapatıldığını öne süren ikinci bir açıklama yapmıştı. (Kaynak. Radikal)

 

Kategoriler:ASDER, tsk

STATÜKO MECLİSTE

CHP’li vekilin 12 Eylül özlemi
Son seçimlerde CHP’den milletvekili olmayı başaran eski YARSAV (Yargıçlar ve Savcılar Birliği) Başkanı Emine Ülker Tarhan Alman Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung’a verdiği röportajda, Türkiye’nin 12 Eylül döneminden daha kötü bir durumda olduğunu ve Başbakan Erdoğan’ın kadınlara yönelik şiddeti tetiklediğini iddia etti.

İşte Emine Ülker Tarhan’ın gazeteye verdiği röportaj

MARTENS: Sayın Tarhan, siz Başbakan Erdoğan’ı ve kökenleri İslamiyete dayanan iktidardaki AK Partiyi, dini liderlerin dekolte giyen kadınların tecavüze maruz kalmaları durumunda bunda kendilerinin de suçu olacağı şeklinde bir ifade kullanmaları nedeniyle eleştirmiştiniz. Bu konuda biz sadece Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Profesörünün böyle bir ifade kullandığını tespit ettik. Acaba siz hangi dini liderleri kastediyorsunuz?

TARHAN: Ben de zaten bir kişiden söz etmiştim, birden fazla kişiden değil. Ayrıca bu konuyu AK Parti ile ilişkilendirmemiştim.

MARTENS: Fakat sizin ifadelerinizde böyle bir bağlantı oluşturuluyor.

TARHAN: Ben, başörtüsü taşımayan kadınları boş duran daireler olarak tanımlayan AK Parti siyasetçisine de atıfta bulunabilirdim. Bu tür ifadeler, AK Partinin Türkiye’de kadının rolünü ne şekilde gördüğünü yansıtmaktadır. Türkiye Başbakanı, Türk hakimlerinin karar vermeden önce ulemaya danışmalarını talep etmiştir. Bu İslam bilginlerinden birisi de dekolte giyen kadının tecavüz edilmeyi hak ettiğini ifade etmiştir. Hakimler böyle düşünen insanlara mı danışacaklar?

MARTENS: Böyle çılgın bir profesörün ifadesi, hükûmetin tecavüzleri haklı görmesi anlamına gelmez ki?

TARHAN: Mesele kaç din bilgininin bu tür ifadelerde bulunduğu değildir, mesele bu zihniyettir. Bu zihniyet, Başbakan’ın da talep ettiği gibi kadınların en az üç çocuk doğurmalarını istiyor. Başka bir siyasetçi, flört eden kadınları hayat kadınlarıyla mukayese etmiştir.

Bu nedenle Türkiye’de kadınlara yönelik şiddet hareketleri artış göstermektedir.

MARTENS: Türkiye’de kadınlara yönelik şiddet ciddi bir konudur.

Gerçekten sizin iddia ettiğiniz gibi son sekiz yılda bu rakam “yüzde 1400 oranında” artmış mıdır? Bu tür rakamların kaynağı nedir?

TARHAN: Bu rakamlar benim tespitlerim değil. Ben medyada yer alan haberlere dayanarak böyle bir ifadede bulundum. Bunlar gazetelerde yazıyor.

MARTENS: Hangi gazetede?

TARHAN: Tam olarak hatırlamıyorum. Fakat kadınların her gün şiddete maruz kaldıkları bir gerçektir. Bunu görmek için haberleri izlemeniz yeterlidir. Bu ülkede kadınlar sokak ortasında cinayete kurban gidiyorlar. Genç bir kadın canlı olarak gömülmüştü. Bu ülkede idari mahkemelerde kadın oranı yüzde 36 civarındaydı, şimdilerde ise bu oran yüzde ikinin altına düşmüştür.

MARTENS: Türkiye’de kadınların, özellikle güneydoğu bölgelerinde kötü şeyler yaşadıklarına kimse itiraz etmiyor. AK Parti döneminde kadına tecavüz edilmesi hukuki anlamda artık bir namus meselesi olarak görülmüyor. Konu AK Parti iktidarında kadın hakları meselesi olarak görülmeye başlamıştır.

TARHAN: Doğrudur. AB sürecinde Türkiye’de önemli kanun değişiklikleri gerçekleştirilmiştir. Fakat belirleyici olan bu tür konulara karşı sergilenen yaklaşım ve zihniyettir. Başbakan Erdoğan, erkek ve kadının tabiatı gereği farklı olduklarını ifade ediyor. Bu kadına yönelik şiddeti tetikliyor. Bu konularda anayasayı ve kanunları değiştirebilirsiniz, fakat şiddeti önlemek için kadın-erkek eşitliğini benimsetmeniz lazımdır. Bu konuda sadece konuşmak yeterli olmaz.

MARTENS: Türkiye tarihinde ilk defa AK Parti döneminde evlilikte tecavüz suç olarak değerlendirilmiştir.

TARHAN: Evet, bu olumlu bir gelişmedir. Kağıt üzerinde kadınlara her türlü hakkı verebilirsiniz. Fakat alenen yaptığınız konuşmalarda eskiden geçerli olan kadın-erkek ilişkisini vurgularsanız bir değişiklik yapmış sayılmazsınız. Her Türk kadınının üç çocuk sahibi olması gerektiğini vurgularsanız, kadını sadece bir doğum aracına indirgemiş olursunuz. Sadece kanunları değiştirmekle istediğinize ulaşamazsınız, uygulamalar da çok önemlidir. Örneğin, 1998 yılında evlilik kurumunda şiddetle ilgili 4320 sayılı kanun değiştirilmiştir.

Bu kanuna göre, savcılık şiddete maruz kalan kadınlara yönelik koruma sağlayabiliyor. Fakat şiddete maruz kalan kadınlar polise başvurduklarında bu kadınlara yönelik herhangi bir koruma önlemi alınmıyor. Bu kadınlar evlerine veya ailelerine geri gönderiliyor ve öldürülüyorlar.

MARTENS: Siz YARSAV adlı kurumdan istifa ettiniz ve CHP’den milletvekili adayı oldunuz. Neden?

TARHAN: Bir sene öncesine kadar siyasete atılmayı düşünmüyordum.

Ben 23 yıldan beri hukukçuyum ve uzun yıllardan beri de hakimim.

Türkiye’de artık yayımlanmamış kitaplar yasaklanmaya başladı ve kadınlara yönelik ayrımcılık görülmemiş bir şekilde arttı. Siyasete atılmamda bunlar oldukça etkili olmuştur.

MARTENS: Hükûmetin, halkın Türk adalet birimlerine olan güven duygusunu zedelemeye çalıştığını iddia ediyorsunuz. Acaba binlerce insanın tutuklandığı ve işkence gördüğü bir ülkede adalete güven eskiden söz konusu muydu?

TARHAN: Ben geçmişi tamamıyla olumlu olarak göstermeye çalışmıyorum. Ben 1980 yılındaki askeri darbe döneminde öğrenciydim.

Ülkede 1980-1996 yılları arasında çok sayıda insan hakları ihlali yaşanmıştır. Bu durumla yüzleşmeliyiz. Geçmiş dönemlerde kötü günler geçirdik fakat günümüzde daha kötü şeyler oluyor.

MARTENS: “Amnesty İnternational” adlı insan hakları kuruluşunun raporlarına göre, 90’lı yıllardaki durumla 2008-2009 yılları arasında durum arasında dağlar kadar fark vardır. Türkiye’deki insan hakları durumu halen sert bir şekilde eleştiriliyor, fakat cezaevlerinde ve polis merkezlerinde artık sistematik işkence uygulanmıyor.

TARHAN: Askeri darbe döneminin bir etkisi olarak o dönemlerde ağır insan hakları ihlalleri yaşanmıştır. Günümüzde ise hükûmet ince baskı yöntemleri uygulamak ve iftiralarda bulunmak suretiyle Türkiye’deki insanların düşünmelerini kısıtlamaktadır. Bu kaba kuvvet kullanmaktan daha etkili bir baskı yöntemidir. Örneğin, 2007 yılında öldürülen Ermeni gazeteci Hrant Dink cinayetini ele alalım. Demokrasiyi güçlendirdiğini iddia eden bir hükûmetimiz var. Peki neden cinayet planlarından haberdar olan ve hiçbir tepki göstermeyen bazı devlet memurları cezalandırılmıyor?

MARTENS: Hrant Dink, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ermenilerin soykırıma maruz kaldıklarını söylemiş ve Türklüğe hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanmıştı. Ülkede bu tür cinayetlere zemin hazırlayan ortam ne durumdadır?

TARHAN: Düşünce hiçbir zaman suç olarak görülmemelidir. Her tür düşünce korunmalı ve takibat altına alınmamalıdır.

MARTENS: Yani her Türk 1915 yılında bir soykırımın yapıldığını söyleyebilmeli mi?

TARHAN: Günümüz Türkiye’sinde bunu söylemek mümkün olmalıdır ve söyleniyor da zaten. Fakat bunun aksini de söylemek mümkün olmalıdır.

Eleştirel düşünce artık beyinlerimizde yer edinmelidir. Bir kez daha şunu ifade etmek istiyorum: Ben hukuk sistemini eleştiriyorum, hukuk sistemi değişmelidir. Fakat bu hükûmetin yaptığı gibi olmamalıdır.

Demokrasi isteyen, bir derin devletin yerine diğer bir derin devleti getirmemelidir.

MARTENS: Geçen yıl gerçekleştirilen anayasa değişikliği neticesinde modern Türkiye’de ilk defa ordu mensupları artık sivil mahkemelerde yargılanabilecekler.

TARHAN: Biz de bunu talep ediyorduk zaten. Askeri mahkemelerin yetkilerinin sınırlandırılmasından yanaydık. Biz özellikle darbe sonrası oluşturulan askeri yargı organlarının kaldırılmasını savunuyorduk.

MARTENS: AK Partinin yüzde 10’luk seçim barajını kaldırmaması eleştiriliyor. CHP’nin yetkisi olsa bu yüzde 10’luk seçim barajını kaldırır mı?

TARHAN: Tabi ki yüzde 10’luk seçim barajı kalkmalıdır. Bu tamamıyla demokratik olmayan bir uygulamadır ve eşitlik ilkesine de aykırıdır. Bu askeri darbe döneminden kalma bir uygulamadır. Bu seçim barajının yüzde beş, altı veya yedi olup olmaması tartışılabilir, fakat yüzde 10 çok yüksek bir orandır. Türkiye Başbakanı ülkenin henüz buna hazır olmadığını söylüyor. Bu kendisinin Türk halkını küçümsediğini gösteriyor.

MARTENS: Siz Türkiye’deki ortamı Hitler ve Orwell’e atıflarda bulunarak tasvir ediyorsunuz. Siz yurtdışında yaptınız konuşmalarda neden ülkedeki gelişmeleri gündeme getirmekten kaçınıyorsunuz, örneğin televizyonda Kürtçe dilinde yayın yapan bir kanalın açılması gibi.

TARHAN: Devlet televizyonu TRT’nin Kürtçe yayınlar yapması şüphesiz olumlu bir gelişmedir. Belki bana sorulmadığı için bu konuya değinmemişimdir.

MARTENS: Sanki siz ülkedeki olumlu gelişmeleri sistematik bir şekilde gündeme getirmiyorsunuz.

TARHAN: Benim değerlendirmelerim uzman olduğum Türk hukuku alanına yöneliktir. Benim ülkemde henüz yayımlanmamış kitaplara el konuluyor ve yazarları hapse atılıyor. Ben bu ülkede bir kadın olarak korku duymadan güven içinde yaşamak istiyorum.

MARTENS: Hükûmeti eleştiren gazetecilerin tutuklanmaları bir skandal niteliğindedir. Fakat siz öyle bir intiba uyandırmaya çalışıyorsunuz ki, sanki Türkiye’de AK Parti ve Erdoğan aleyhinde hiç kimse bir şey söyleyemiyor. Oysa kitapçılarda hükûmet karşıtı kitaplardan geçilmiyor. Sizin nitelendirdiğiniz “korku imparatorluğunda” böyle bir şey mümkün olamazdı.

TARHAN: Çoğunluğu etkilemek için belli yazarlar tutuklanıyor.

Bunun için her kitabın yasaklanması gerekmiyor. Türkiye’de şu sıralarda 68 gazeteci tutuklu bulunuyor.

MARTENS: Siz bu gazetecilerin hükûmeti eleştirdikleri gerekçesiyle gözaltına olduklarını iddia ediyorsunuz. Fakat bunların büyük bir çoğunluğu Kürt terörizmini destekledikleri gerekçesiyle eski adalet zihniyetine göre tutuklanmış kişiler.

TARHAN: Neden cezaevinde bulunduklarının bir önemi var mı? Biz düşüncelerini açıklayan gazetecilerin cezaevinde olmalarına karşı çıkmalıyız. Gerçek şudur ki, Türkiye’de işlerini yaptıkları için 68 gazeteci hapiste tutulmaktadır. Ne konuda yazdıklarının bir önemi yoktur. Yazdıkları ve yayımladıkları şeyler için hapiste olmaları

önemlidir.

 KAYNAK : ZAMAN (http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1146920&title=chpli-vekilin-12-eylul-ozlemi)

Kategoriler:ASDER, hukuk, tsk

Yıl 1996 Prof.Nevzat TARHAN tarafından yapılan değerlendirme

Kategoriler:ASDER

RE’SEN EMEKLİLER

Ülkemiz, seçim tartışmalarına kilitlenmiş durumda…
Seçimler sonrası nasıl bir siyasi tablo oluşur, bilinmez ama ülkemizin önünde hallini bekleyen çok meseleler var.. Hakkı iade edilmesi gereken binlerce insan…
En başta yeni bir Anayasa gerekiyor…
Akabinde de mağduriyetleri giderici ve özgürlüğün, hakların önünü açıcı yan düzenlemeler..
Yazılarımızı takip edenler bilirler, TSK’dan bir şekilde uzaklaştırılan nice insanımızın sıkıntılarını sayfalara taşımaya çalışmış ve onların yıllar yılı süren bu çilelerine son verilmesi çağrısında bulunmuştuk.
Mesele belli bir noktaya kadar geldi ama kat edilecek daha çok mesafe var.
Zira TSK’dan uzaklaştırılanların durumları çeşitlilik arz ediyor. Sadece YAŞ mağdurları yok. Hepsinin durumunu bilip ona göre bir telafi yoluna gitmeli…
Ordudan birçok insanımız re’sen emekli edildi, sorgusuz sualsiz. Hiçbir devlet kurumunda böyle bir uygulama zaten yok. Eğer ki herhangi bir neden ile bir suçtan mahkemece yargılanır ve ceza alırsanız, aldığınız cezanın süre ve mahiyetine göre devlet memurluğundan ilişiğinizin kesilmesi hakkında ilgili kanunlar uygulanır.
TSK’de mahkeme kararı ile cezalandırıldıklarından dolayı tart ve ihraç edilenlerin yanında, öyle bir kesim var ki TSK’de ne sivil yargı, ne de askeri yargı kurumlarınca hiçbir yargı kararı olmadan işlerine son verildi.
Evet, ortada bir suç yok… Suç yok ama disiplinsizlik gerekçe gösterilerek amirlerinin haklarında doldurdukları anlık sicil belgeleri ile nasıl ilişikleri kesiliverdi? Bu konuda da TSK farklı bir kaç yöntem ile bunu yapmakta…
Bu yöntemlerden birisi, kamuoyunun yakından da bildiği gibi, Yüksek Askeri Şura(YAŞ) kararlarıdır. Bir başka yöntem ise Milli Savunma Bakanı(MSB)’nın onayı ile yapılan üçlü kararname…
Bu yöntemlerin uygulanmasıyla ilgili ne Askeri Ceza Kanunu’nda, ne de iç hizmette bir esas var… İlgili kuvvet komutanlığı, ilişiğini kesmek istediği personeli hakkında dosyasını hazırlıyor ve Genel Kurmay Başkanlığı (Gn.Kur.Bşk.)’na gönderiyor. Gen.Kur.Bşk.’lığı da; bu personellerden durumunun, YAŞ’da görüşülmesi istediklerini ayırıyor ve YAŞ’da görüşülmesini istemediklerini ise ilgili kuvvet komutanlığına geri gönderiyor. Kuvvet komutanlığı da bu personeli ayırmak için bir komisyon kuruyor. Komisyona, ilgili kuvvet komutanlığının daire başkanları (Personel Bşk., İstihbarat Bşk. vb.) katılıyor. Burada personel ile ilgili oylama yapılıyor ve oy çokluğu sağlanırsa personelin ilişiği MSB’nı onayı ile kesiliveriyor. Bu kadar kolay ve temiz iş..!
Ak Parti İktidarı, bu konu ile ilgili 22 Mart 2011 Tarih ve 27882 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 10.03.2011 Tarih ve 6191 Sayılı “SÖZLEŞMELİ ERBAŞ VE ER KANUNU” ile 926 Sayılı Kanuna eklenen GEÇİCİ MADDE: 32’yi kanunlaştırmıştır. Bu noktaya kadar her şey gayet demokratik ve -bir kalemde hakları ellerinden alınan TSK mağdurları için- her şey olması gerektiği gibidir. Fakat bu düzenlemelerde bütün TSK mağdurlarının değil, bir kısmının (sadece YAŞ kararları ile ilişiği kesilenlerin) mağduriyetini giderilmiştir.
Çıkan kanunda yer alan “YARGI YOLUNA KAPALI İDARİ İŞLEMLER VEYA YÜKSEK ASKERÎ ŞÛRA (YAŞ) KARARLARI İLE TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİNDEN İLİŞİĞİ KESİLENLERE VEYA VEFATLARI HALİNDE KANUNİ MİRASÇILARI bu kanundan yararlanır” ibaresine dayanarak MSB’lığına başvuru yapan bazı mağdurlara MSB.lığından: “Kanun kapsamında olmadığınızdan başvurunuz RED edilmiştir.” cevapları gelmeye başlamış. Bazılarını, yani re’sen emeklileri kanun kapsamına almama gerekçesi ise;
“Onların, YAŞ kararları ile ilişiği kesilenlerin sahip olmadıkları Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM)’e dava açma haklarının olması” olarak gösterilmiş… Yani, re’sen emekli edilerek ilişiklerinin kesilmesinde yargı denetimine açıklık olduğu ima ediliyor.
Ancak, 1602 sayılı kanunda, AYİM Madde 21’de İdari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun denetimi sınırlıdır. Yerindelik denetimi yapamaz. Yürütme görevi, kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak tarzda kullanılamaz ve idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
Bu kanuna göre zaten idare tarafından verilmiş takdir yetkisini kaldıracak bir yetkiye AYİM yetkili değil; sadece, ayırma işleminin usule uygun yapılıp yapılmadığını denetlemektedir. Dolayısıyla da resen emeklilerin, TSK’dan ilişiklerinin kesilmiş olmasına itiraz ve iptal etme yetkisi AYİM’de dahi yoktur. Dolayısı ile re’sen emeklilerde de yargı denetimi kapalıdır ve kanun kapsamında olmaları gerekmektedir.
Ancak MSB’lığının bu konuyla ilgili oluşturduğu komisyon, 1602 sayılı AYİM Kanunu Md.21’den habersizmiş gibi “RED” cevabı vermektedir. YAŞ Mağdurları dışındakilerinin bu kanun kapsamında olduğunun netleştirilebilmesi için kanundaki “yargı denetimine kapalı kararlar” ibaresinin kaldırılması veya Kanun Hükmünde Kararname ile bu kanun kapsamına diğerlerinin de alınması gerekmektedir; EŞİTSİZLİĞİN ortadan kalkması ve adaletin gerçekten mağdur olan herkes için tecelli edebilmesi amacıyla..
Bu noktada, bu mağduriyetlerinin giderilmesi için bize e-mail atan TSK’dan Re’sen Emekli Astsubaylardan Engin HELVACI’nın çağrısına kulak verilmesini istiyorum.
Hava Kuvvetleri’nde 7 yıl bir fiil görev yaptıktan sonra 2006 Ağustos ayında özel hayatındaki bir konu yüzünden TSK’dan ilişiği kesilmiş olan Helvacı:
“Bizlerin hiç biri; devletin bütünlüğüne, Anayasaya karşı suçtan veya yüz kızartıcı herhangi bir suç nedeni ile TSK’dan uzaklaştırılmadı. Hepimizin ilişiğinin kesilme nedeni “Disiplinsizlik!” Fakat durum öyle ki; içimizde kimimiz, amirlerince dosyası kabartılmak için verilen cezalarla doldurulmuş arkadaşlar, kimimizde hakkında hiç bir disiplin cezası olmadığı gibi, aksine dosyası amirlerinden son ana kadar aldığı yüksek sicil ve takdirler ile dikkat çeken personelden oluşuyor. Hiç bir mahkeme kararı olmadan tamamen amirlerinin insiyatifi ile oluşturulmuş sicil belgeleri ile devlet memurluğundan ilişiği kesilen başka bir kurum daha yoktur zaten.
YAŞ kararları ile ilişiği kesilmiş arkadaşlarımız kadar bizler de mağduruz. Çünkü mağduriyetimizi giderecek hiç bir kurum, merci ve yargı organı zaten T.C. sınırları içinde yoktur. Bu kanun, ANAYASA’nın 10. Maddesinde düzenlenen EŞİTLİK’e de aykırıdır. En son çıkan haberlerden, Avustralya’daki Yüksek Mahkeme’nin askeri mahkemeleri kapatmak konusundaki kararını biliyorsunuzdur…”
Bu konuda birçok basın kuruluşuna mailler gönderdiklerini, telefon görüşmeleri yaptıklarını aktaran Sayın Helvacı; bu konuyu köşesinde yazan Sayın Can ATAKLI’yı M.S.B. Vecdi Gönül’ün arayarak, “Bu RED cevabı verdiklerimiz, TSK’dan yüz kızartıcı nedenlerle ilişiği kesilenlerdir” dediğini iletiyor.
Helvacı: “Hâlbuki yüz kızartıcı bir nedenle ilişiği kesilen personel, mahkemelerce suçlu bulunup cezalandırılarak, TSK’dan tart ve ihraç edilerek uzaklaştırılmışlardır. Bizler ise hakkımızda hiç bir mahkeme (Sivil veya askeri) kararı olmadan TSK’dan -usulüne uydurularak-, amirlerimizin, 1.2.3. sicil amirlerimizin hakkımızda doldurdukları sicil belgeleri ile mağdur edildik. MSB’nın bizleri ima eden bu sözü ise bize RED cevabı gelmesinden sonra çevremizdeki insanların, “Bu kanundan siz neden yararlanamadınız, sizin yüz kızartıcı suçunuz mu vardı?’ demesine mahal vermiştir. Zaten TSK’dan ilişiği kesilen insanlar olarak toplum içinde yeterince dışlanmış ve bunun acısını yıllarca yaşamış kişiler olarak mağduriyetimiz artarak devam etmektedir.” şeklinde mailini bitirmekte…
Yeni kurulacak hükümette ve dahi MSB’da, meselenin daha sağduyu ile ele alınması temennileriyle…

Ramazan KERPETEN-SAMANYOLU

Kategoriler:ASDER, kanun, tsk

SİLAH RUHSAT İŞLEMLERİ

(DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINDAN) EMEKLİ / MÜSTAFİ SUBAY, ASTSUBAY VE
UZMAN ERBAŞLARIN SİLAH / RUHSAT İŞLEMLERİ
1. GENEL ESASLAR :
a. Deniz Kuvvetleri Komutanlığından emekli / müstafi personelin silahına ait ruhsat, devir,
bağış ve kayıp işlemleri 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında
Kanun, 91/1779 Karar Sayılı Yönetmelik ve Türk Silahlı Kuvvetleri Şahsi Silah
Yönergesinde belirtilen esaslara göre yürütülür.
b. Görevde olan personele “Silah Taşıma İzin Belgesi” verilmez. Personelin şahsi silahları,
Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı şahsi silah
envanterine personel adına kaydedilir ve bu kayıt esaslarına göre işlem yapılır. 6136 sayılı
Kanun kapsamında personelin, mevzuata uygun olarak edindikleri şahsi silahları, kimlik
belgesine işlenir. Üzerine silah kaydı yapılan kimlik belgeleri, silah taşıma ruhsatı yerine
geçer.
c. Emekli Subay, Astsubay ve Uzman Erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa
etmek suretiyle, TSK’nden ayrılan Subay, Astsubay ve en az 10 (on) yıl görev yapıp
sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteği ile TSK’nden ayrılan Uzman Erbaşların
ruhsat işlemleri mensubu olduğu Kuvvet Komutanlığı tarafından yürütülür,
ç. Daha önce şahsi silahı bulunduğu halde, bu silahı mahkeme kararı ile müsadere edilen,
silah satın almaya engel hali bulunan emekli ve müstafi TSK personeline silah satın alma izni
verilmez. Bu kişilerin sahip olduğu diğer silah ruhsatları da iptal edilerek, bu silahların 6 (altı) ay
içerisinde silah satın almaya hak kazanmış kişilere devri sağlanır. Bu süre içerisinde devri
sağlanamayan silahlar, ilgili Kanunlara göre işlem yapılmak üzere adli makamlara intikal ettirilir.
d. Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı
tarafından düzenlenen “Silah Taşıma İzin Belgesi” süresizdir. Ancak; bu personelin, silah taşıma
ve bulundurma şartlarını koruyup korumadıkları hususu 5 (beş) yılda bir araştırılır.
e. Görevde iken Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumundan silah alma hakkını
kullanmayan emekli/müstafi personel Makine Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından satışa
sunulan tabancalardan toplam 2 (iki) adet tabanca satın alabilirler. (1 yerli 1 ithal veya 2
yerli veya 2 ithal). Bu silahların devredilmesi halinde ikinci kez talep yapılmaz.
f. Yerli/ithal silah satın alma belgeleri bir yıl için geçerlidir. Süresi içerisinde kullanılmayan
belgeler, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına iade edilmediği takdirde yeni belge tanzimi yapılmaz.
g. Bir yıllık süre içerisinde silah satın alma yetki belgesine işlem yaptırmayan personel, silah
satın alma yetki belgesinin süre bitiminden itibaren 2 (iki) yıl geçmeden MKE Kurumundan
yerli veya ithal silah alma talebinde bulunamaz.
ğ. Personel tarafından Yerli/İthal Silah Satın Alma Yetki Belgesi ile Makine ve Kimya
Endüstrisi Kurumundan alınan silahın fatura aslı iki ay (60 gün) içerisinde Deniz Kuvvetleri
Komutanlığına gönderilir / elden teslim edilir.
h. Armağan ve hatıra silahlar, sahipleri hayatta oldukları sürece devir/hibe edilemez/satış
yapılamaz. Armağan silah sahipleri Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ayrıldıklarında bu silahlar
için bulundurma ruhsatı tanzim edilir.
ı. Armağan silahlar ve armağan belgeleri İçişleri Bakanlığı adına J.Gn.K.lığı Harekat
Başkanlığı tarafından incelenip kayda alındıktan sonra, Armağan Silah ve Mermi Menşe Belgesi
düzenlenip armağan silahın Kuvvet Komutanlıkları Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil
Güvenlik Komutanlığınca şahsi silah envanterine kaydının yapılması sağlanır.
i. Antika Silahlar: Kriminal polis laboratuvarlarında (polis laboratuvarlarınca yerine
getirilemeyen görevler, Jandarma Kriminal laboratuvarınca yerine getirilir.) antika silah olduğu
tespit edilen silahlar (1899 ve öncesinde üretilenler) ruhsata bağlanabilir. Bu silahlara sadece
bulundurma ruhsatı verilir. Antika silahları teşhir, gösteri ve benzeri amaçlarla nakletmek için
mülki amirden, nakil aracını ve süresini belirten Silah Nakil Belgesinin alınması zorunludur.
j. Miras yoluyla kendilerine silah intikal eden kişiler, ruhsat işlemleri için Deniz Kuvvetleri
Komutanlığına altı (6) ay içerisinde müracaat etmelidir.
k. On yıllık hizmet süresini tamamlamadan sözleşmesi feshedilerek ayrılan uzman
erbaşların ruhsat işlemleri Emniyet Müdürlükleri / Jandarma Komutanlıkları tarafından yapılır.
l. Silah ruhsatı verilmiş personelin daha sonra yönetmeliğin 16’ncı maddesinde yazılı silah
ruhsatı iptalini gerektiren durumlardan birine girmeleri halinde, silah/silahlarına ait ruhsatları iptal
edilir. Yeniden silah tahsisi müracaatlarına işlem yapılmaz.
m. Emekli / Müstafi personel, ruhsata bağlanmış silahlara sahip olan şahıslardan yalnız
1 (Bir) adet silah devir alabilir. Daha önce silah devir alan personelin devir alma
taleplerine işlem yapılmaz.
n. Silah/silahların devir/hibe işlemleri tamamlanmadan silah teslim edilmez/teslim alınmaz.
o. Personel, adına kayıtlı bulunan silahların balistik ve kriminal incelemeyi gerektiren hiçbir
parçası üzerinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığından izin almadan değişiklik yaptıramaz ve bu
parçaları değiştiremez.
ö. Yivsiz av tüfeği ruhsat tanzimi mahalli mülki amirliklerce (Jandarma Komutanlığı/Emniyet
Müdürlüğü) yapılır.
p. Silah Satın Alma Yetki Belgesi, Silah Taşıma İzin Belgesi ve fotoğraf kullanılacak her
türlü belgede kişinin açıkça tanınmasını sağlayacak vesikalık fotoğrafının yer alması
gerekmektedir. Bu nedenle sakallı ve koyu renk gözlük takılmış fotoğrafların sahiplerine belge
tanzimi yapılmaz.
r. Emekli/müstafi personel mermi taleplerini, silah ruhsatını ibraz ederek ikamet ettikleri
mahallin Askerlik Şubesi Başkanlığına yapar.
2. SİLAH RUHSATI VERİLMESİNİ ENGELLEYEN HALLER :
– Ateşli silah taşıma ve bulundurma hakkına sahip muvazzaf/emekli/müstafi/sözleşmeli Subay,
Astsubay ve Uzman Erbaşlardan aşağıda belirtilen durumda olanlara hiçbir şekilde ateşli
silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundurma ruhsatı verilmez.
(a) Ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar,
(b) Ruhsatlı silahıyla suç işleyenler veya silahın muhafazasındaki ihmal ve kusuru
neticesi başkaları tarafından bir suç işlenmesine veya intihar ya da intihara teşebbüs edilmesine
neden olanlar,
(c) Haklarında Türk Ceza Kanununun 119 uncu maddesinin uygulanması nedeniyle
kamu davası açılmamış olsa bile, zorunlu olmadığı halde meskun bir mahalde veya civarında ya
da umuma mahsus yol üzerinde veya bu yola doğru silah atanlar ile bu suçların birinden
mahkum olanlar,
(ç) Taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlar ile
zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolaylı
iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla her türlü kaçakçılık, kara para aklama, hayali ihracat, elektronik
alet ve cihazlarla işlenen suçlar, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını
açığa vurma, ideolojik, anarşik, terör ve benzeri yaygın şiddet eylemlerine katılma ve bu gibi
fiilleri tahrik ve teşvik suçlarından birinden hüküm giymiş olanlar,
(d) Taksirle veya basın yoluyla işlenenler hariç değişik zamanlarda işlediği aynı veya
farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı hapis veya ağır hapis ve/veya ağır para cezasına
mahkum olanlar,
(e) Uyuşturucu ve psikotrop maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal,
ithal veya ihraç etme ya da bu fiillere teşebbüs etme, satma, satışa arz etme, satın alma,
bulundurma, herhangi bir şekilde başkasına devretme veya devralma, sevk veya nakletme,
alınıp satılmasına veya devrine ya da her ne suretle olursa olsun tedarikine vasıta olma
suçlarından biriyle mahkum olanlar,
(f) Ruhsatlı silahını geçici de olsa başkalarına verdikleri için hüküm giyenler,
(g) 6136 sayılı Kanunun 12,13,14 ve 15 nci maddelerinde belirtilen suçlardan dolayı 1
(bir) yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlar,
(ğ) Kanunun 4 ncü maddesinde yazılı silahlardan birini kullanmak suretiyle suç işleyen
ve bu suçtan dolayı hapis ve/veya ağır para cezasına mahkum olanlar,
(h) Ruhsatların veriliş nedenleri ortadan kalktığı halde durumu ruhsatı veren makama
altı ay içinde bildirmeyen ruhsat sahipleri,
(ı) Kanunun Ek 1 nci maddesinde belirtilen ateşli silah taşınması yasak yerlerde silah
taşıyanlar,
(i) Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü demirbaşına kayıtlı silahları amacı dışında
kullananlar,
(j) Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkumiyet kararının sonucu olarak Türk
Silahlı Kuvvetlerinden tard veya ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile
926 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin (c) bendi, 3269 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin
üçüncü fıkrası ve 3466 sayılı Kanunun 15 nci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durum
sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca
başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler
veya 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler ile disiplin kurulları veya
mahkeme kararıyla meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar ya da haklarında verilen
mahkumiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenler veya sicilen ya da 1402 sayılı Kanunun
2 nci maddesi gereğince emekli edilenler,
(k) Kısıtlı olanlar ile kamu hizmetinden yasaklılar,
(l) Akıl hastası veya psikolojik ve nörolojik rahatsızlıkları olanlar,
(m) 21 yaşını bitirmemiş olanlar,
(n) 6831 sayılı Orman Kanununa, muhalefet suçundan dolayı altı aydan fazla hürriyeti
bağlayıcı cezaya mahkum olanlar,
– Yukarıdaki ((a)-(h)) ve (n) bentleri kapsama girenler; affa uğramış olsalar veya mahkumiyetleri
bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalksa ya da mahkemelerce verilen karar üzerine adli sicilden
silinmiş olsa bile, kendilerine hiçbir suretle ateşli silahlarla mermilerini taşıma yada bulundurma
izni verilmez. Bu fıkra hükmü Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre suç olmaktan çıkan bir fiil
nedeniyle hüküm giymiş olanlara uygulanmaz.
– Söz konusu fiillerden dolayı yargılanması devam eden şahısların ruhsat verilme ve yenileme
işlemleri yargı kararı kesinleşinceye kadar durdurulur.
– Mevcut silah ruhsatı iptal edilenler veya silah taşıma ve bulundurma hakkını kaybeden emekli
ve müstafi Subay, Astsubay ve Uzman Erbaşların silahları İl Emniyet Müdürlüğü veya Jandarma
Komutanlığınca zapt edilerek, altı (6) ay içerisinde silah sahibinin isteği dikkate alınmak
suretiyle, silah satın almaya hak kazanmış şahıslara devri sağlanır.
– Bu süre içerisinde devri sağlanamayan emekli/müstafi personele ait silahlar, ruhsatsız silah
vasfı kazandığından, ilgili makamlarca mahalli Cumhuriyet Savcılığına müracaat edilerek,
müsadere işleminin yapılması talep edilir.
3. ATEŞLİ SİLAHLARIN TAŞINMAYACAĞI YERLER :
– 6136 sayılı Kanunun EK-1 nci maddesi gereğince, aşağıda belirtilen yerlerde;
a. Duruşmalarda, mahkeme salonlarında, hastanelerin psikiyatri bölümlerinde, akıl
hastanelerinde, ceza ve tutuk evleri ile her türlü ıslah ve infaz kurumlarında veya bunların
eklentilerinde,
b. Öğrencilerin toplu olarak oturdukları yurtlarda, eğitim ve öğretim kurumlarında,
c. Siyasi partilerin açık hava ve kapalı yer toplantılarında,
ç. İzinli veya izinsiz yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde,
d. Sendikalarda, derneklerde veya bunlara yönetim ve yapı olarak doğrudan doğruya
bağlantılı olan yerlerde veya bunların toplantı ve kongrelerinde,
e. Her türlü spor karşılaşmalarında veya yarışmaların yapıldığı yerlerde,
f. Kanuna uygun veya Kanuna aykırı olarak, grev ve lokavt yapılmakta olan iş yerlerinde,
g. Türkiye Büyük Millet Meclisi ana binaları ile Meclis Başkanlığınca belirlenen yerlerde,
ateşli silahların taşınması yasaklanmıştır.
ğ. Ancak; 6136 sayılı Kanunun EK-1 nci maddesinde belirtilen şahıslar aynı maddede
belirtilen yerlerde silah taşıma yetkisine haizdirler.
4. YABANCI UYRUKLU KADINLA EVLİLİKTEN DOLAYI AYRILAN PERSONELİN
SİLAHLARI :
– Deniz Kuvvetleri K.lığında görevli iken mecburi hizmetini tamamlamadan yabancı uyruklu
kadınla evlilikten dolayı istifa etmek suretiyle ayrılmış personele ait silah/silahların ruhsat
işlemleri; ayrılan personelin yönetmelik hükümlerinde aranan şartlara uygunluğunun tespit
edilmesi halinde Valilikler tarafından silah taşıma/bulundurma ruhsatı verilerek yapılır.
– Ayrılan personel, ayrıldığı tarihten itibaren yönetmelik gereği altı aylık bir süre içerisinde
silahlarına ruhsat tanzim ettirmek zorundadırlar. Belirtilen süre içerisinde devri sağlanamayan
silahlar ilgili kanunlara göre işlem yapılmak üzere Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca adli
makamlara bildirilir.
5. EMEKLİ / MÜSTAFİ PERSONELİN KAYIP EDİLEN SİLAHLARINA YAPILACAK
İŞLEMLER :
– Emekli ve müstafi personele ait Deniz Kuvvetleri K.lığı Şahsi Silah Envanterinde kayıtlı veya
ruhsatlı silahın herhangi bir nedenle kayıp edilmesi/çalınması durumunda;
a. Dilekçe, Polis/Jandarma Karakol Tutanağı, Askeri Kimlik Kartı/Nüfus Cüzdanı fotokopisi
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Ordonat Daire Başkanlığına (Bakanlıklar/ANKARA) gönderilir.
b. Gönderilen belgelerin Deniz Kuvvetleri K.lığı tarafından incelenmesini müteakip, kayıp
edilen silahlar kayıp silah envanterine alınır. Silahın “kayıp silah envanterine alındı” yazısı
şahsın kendisine gönderilir.
c. Bulunduğu Deniz Kuvvetleri K.lığına bildirilen silahlardan Deniz Kuvvetleri K.lığı Kayıp
Silah Envanterinde kayıtlı olanlar silahın ait olduğu şahsa bildirilir.
d. Kayıp edilen silahın şahsın kendisi tarafından bulunması halinde, bir dilekçe ile Deniz
Kuvvetleri K.lığına bildirilmesi gerekmektedir.
6. HİBE EDİLEN SİLAHLARA YAPILACAK İŞLEMLER :
– Yasal yollardan edinilmiş olan şahsi silahlarını taşımak veya bulundurmak istemeyen emekli ve
müstafi personel, şahsi malı olan silahlarını isterlerse Türk Silahlı Kuvvetleri / Emniyet
Müdürlüğüne hibe edebilirler.
a. Silahlarını Deniz Kuvvetleri Komutanlığına hibe etmek isteyen kişiler, aşağıda belirtilen
belgeler ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığına doğrudan veya Ana Ast Komutanlıklar aracılığı ile
müracaat eder.
– Dilekçe,
– Askeri Kimlik/Nüfus Cüzdanı fotokopisi,
– Veraset ilamı ve veraset ilamında geçen varislere ait noter tasdikli feragatname (veraset
yolu ile intikal eden silahlar için),
– Silaha ait ruhsatın aslı.
b. Yapılan müracaatın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından uygun görülmesi halinde
hibe edilen silah Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca hibe eden şahıstan teslim tutanağı tanzim
edilerek teslim alınır.
7. SİLAH TAŞIMA İZİN BELGESİNİN KAYIP EDİLMESİ, ÇALINMASI VE YIPRANMASI
HALİNDE YAPILACAK İŞLEMLER :
– Emekli Subay, Astsubay ve Uzman Erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmiş
personele verilen Silah Taşıma İzin Belgesinin çalınması, yıpranması veya yenilenmek
istenmesi halinde;
a. Dilekçe ( Telefon ve ikamet ettikleri adresleri belirtmeleri gerekmektedir)
b. Cumhuriyet Savcılıklarından alacakları silah ruhsatı için adli sicil sabıka kayıt belgesi
(6 ay süreyi doldurmamış olmalıdır) ve varsa kesinleşmiş mahkeme kararları,
c. Sağlık Raporu (Garnizon Tabibi / Hükümet Tabibi onaylı “Ateşli silah taşımasında ve
bulundurmasında psikolojik, nörolojik ve fiziki rahatsızlıklar bakımından sakınca yoktur” ibareli
doktor raporu. (rapor 6 aylık süreyi doldurmamış olmalıdır)
ç. İki adet Fotoğraf,
d. İkametgah belgesi,
e. Emekli Askeri Kimlik Kartı ile T.C. kimlik numaralı Nüfus Cüzdanı Fotokopisi,
f. Polis veya Jandarma İfade Tutanağı fotokopisi (kayıp ve çalıntı halinde), hazırlanarak
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına gönderilecektir. Gönderilen belgelerin kontrolü sonrasında
hazırlanacak olan Silah Taşıma İzin Belgesi, personelin kendisine elden verilir veya iadeli
taahhütlü posta ile adresine gönderilir.
g. Emekli/müstafi personelin silah ruhsatının tanzimine esas sağlık raporunun alınabilmesi
için hastaneye sevk işlemleri, personelin ikamet ettiği yerin Askerlik Daire/Şubesi
tarafından yapılır.
– Yukarıdaki (b) ve (c) fıkrasındaki belgeler ruhsat tanzim tarihinden itibaren
5 (beş) yıllık süre sonrasında kaybolma, çalınma, yıpranma ve yenileme gibi durumlarda
istenir.
8. EMEKLİ / MÜSTAFİ PERSONELİN MKE KURUMUNDAN SİLAH TEMİNİ :
– Emekli / Müstafi Subay, Astsubay ve Uzman Erbaşlar ile 10 (on) yılını doldurarak,
sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteği ile TSK’nden ayrılan Uzman Erbaşlar
Makine Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından satışa sunulan tabancalardan toplam 2 (iki) adet
tabanca satın alabilirler. (1 yerli 1 ithal veya 2 yerli veya 2 ithal). Bu silahların
devredilmesi halinde ikinci kez talep yapılmaz. Silah satın alma izni verilebilmesi ve ruhsat
işlemleri için;
(a) Deniz Kuvvetleri Komutanlığına hitaben dilekçe,
(b) Garnizon Tabibi yoksa Hükümet Tabibi onaylı “Ateşli silah taşımasında ve
bulundurmasında psikolojik, nörolojik ve fiziki rahatsızlıklar bakımdan sakınca yoktur” ibareli
doktor raporu (rapor 6 ay süreyi doldurmamış olmalıdır) (Emekli/müstafi personelin
hastaneye sevk işlemleri ikamet ettiği yerin Askerlik Daire/Şubesi tarafından yapılır.),
(c) İkametgah belgesi,
(ç) Cumhuriyet Savcılıklarından alacakları silah ruhsatı için adli sicil sabıka kayıt belgesi
(6 ay süreyi doldurmamış olmalıdır),
(d) TSK Kılık ve Kıyafet Yönetmeliği ile ilgili mevzuata uygun olarak, son 6 ay içerisinde
çekilmiş 4 (iki) adet vesikalık fotoğraf,
(e) T.C. kimlik numaralı Nüfus Cüzdan fotokopisi,
(f) Emekli/Müstafi Askeri Kimlik kartı fotokopisi,
– ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığına müracaat edilir. MKE Kurumundan yerli veya ithal silah
satın alma talebinde bulunan emekli, müstafi ve mecburi hizmetini tamamlamış personelin,
göndermiş olduğu belgelerin incelenmesini müteakip, Silah Satın Alma belgesi tanzim ettirilerek
personelin adresine gönderilir.
– Makine Kimya Endüstrisi Kurumundan satın alınan silahın fatura aslı, ruhsat tanzimi için en
geç iki ay (60 gün) içerisinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Ordonat Daire Başkanlığına
elden teslim edilir veya posta yolu ile gönderilir. Belirtilen süre içerisinde ruhsat müracaatında
bulunmayan emekli/müstafi personel hakkında adli işlem yapılır. Adli işlem sonucunda süresi
içerisinde ruhsat tanzim edilmeyen silahlara Yönetmelik gereği devir işlemi yapılır/el konulur.
9. EMEKLİ / MÜSTAFİ PERSONELİN SİLAH DEVİR ALMASINDA YAPILACAK İŞLEMLER :
– Emekli / Müstafi personel, ruhsata bağlanmış silahlara sahip olan şahıslardan yalnız 1 (Bir)
adet silah devir alabilir. (Daha önce silah devir alan personelin devir alma taleplerine
işlem yapılmaz) Silahı devir alacak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personeli ile devir edecek
şahıs aşağıda belirtilen belgeleri tanzim ederek işlem yapılmak üzere Deniz Kuvvetleri
Komutanlığına gönderir.
a. Silahı devir alacak personelin Deniz Kuvvetleri Komutanlığına hitaben dilekçesi,
b. Askeri emekli veya müstafi kimlik kartı fotokopisi,
c. İkametgah belgesi (muhtarlıktan)
ç. 2 adet vesikalık fotoğraf (sakalsız, son 6 (altı) ay içinde çekilmiş)
d. Psikolojik ve nörolojik bakımdan ateşli silah taşımasında sakınca olmadığını belirten
uzman doktor raporu,(Asker / Devlet Hastanesi)
e. Cumhuriyet Başsavcılığından sabıka kayıt belgesi (Affa uğramış, bütün neticeleri ile
ortadan kalkmış, adli sicilden silinmiş olan suç ve cezaları dahil).
f. Silahı Devredecek şahsın Deniz Kuvvetleri Komutanlığına hitaben dilekçesi,
g. Silahı Devredecek şahsın silah ruhsatının fotokopisi,
ğ. Silahı Devredecek şahsın nüfus cüzdanı fotokopisi,
– Gönderilen silah devir alma talep formunun incelenmesini müteakip, silahın kayıtlı olduğu
Kuvvet Komutanlığından menşei belgesi veya Emniyet Müdürlüğü / Jandarma Komutanlığından
silaha ait işlem dosyası Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından istenir. Menşe Belgesi / Silah
İşlem Dosyası teslim alındıktan sonra silahın devrini yapmak için personel Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı tarafından Notere sevk edilir. Silahın devir edildiğine dair Noter Sözleşmesi ve
Silah Ruhsatının aslının Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Ordonat Daire Başkanlığına
gönderilmesini müteakip, silah devir alan personel üzerine kayıt edilerek ruhsat tanzim edilir.
10. MİRAS YOLU İLE MİRASÇILARA İNTİKAL EDEN SİLAHLARA YAPILACAK İŞLEMLER :
a. Vefat eden şahıs sivil, varis Dz.K.K.lığı emekli veya müstafi personeli ise;
(1) Vefat eden şahsın veraset ilamı, veraset ilamında belirtilen diğer mirasçıların
haklarından feragat ettiklerine dair noter tasdikli feragatname, emekli veya müstafi personele ait
sağlık raporu, sabıka kayıt belgesi, ikametgah ilmuhaberi, emekli askeri kimlik kartının fotokopisi
ve iki adet vesikalık fotoğrafın ekleneceği dilekçe varis tarafından Dz.K.K.lığı Ordonat Daire
Başkanlığına gönderilir.
(2) Dz.K.K.lığı tarafından silah/silahların silah işlem dosyası, ruhsata bağlandığı
Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığından istenir.
(3) Şahsi silah işlem dosyasının gönderilmesinden sonra, Dz.K.K.lığı şahsi silah
envanterine miras silahın varis emekli / müstafi personel adına kaydı yapılır ve silah taşıma izin
belgesi düzenlenerek anılan personelin adresine gönderilir.
b. Vefat eden şahıs Dz.K.K.lığı muvazzaf, emekli veya müstafi personeli, varis
Dz.K.K.lığı emekli veya müstafi personeli ise;
(1) Dz.K.K.lığı emekli veya müstafi personeli, vefat eden şahsın veraset ilamı, veraset
ilamında belirtilen diğer mirasçıların haklarından feragat ettiklerine dair noter tasdikli
feragatname, kendisinin silah taşımasında sakınca olmadığı belirten sağlık raporu, sabıka kayıt
belgesi, ikametgah ilmuhaberi, emekli askeri kimlik kartının fotokopisi ve iki adet vesikalık
fotoğrafını ekleyeceği dilekçesini Dz.K.K.Ordonat Daire Başkanlığına gönderir.
(2) Dz.K.K.lığı Şahsi Silah Envanterinde vefat eden muvazzaf, emekli / müstafi personel
adına kayıtlı olan silahın, varis emekli / müstafi personel adına kaydı yapılır ve silah taşıma izin
belgesi düzenlenerek adresine gönderilir.
c. Vefat eden şahıs Dz.K.K.lığı muvazzaf, emekli/müstafi personeli, varisler sivil ise;
(1) Vefat eden şahsın veraset ilamı ile Dz.K.K.lığı Ordonat Daire Bşk.lığına müracaat
edilir. Vefat eden personele ait envanterde kayıtlı silahlar için vefat menşe belgesi düzenlenerek
varislere verilir.
(2) Miras kalan silahın altı ay içerisinde varisler tarafından ruhsata bağlanması
gerektiğinden Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlıklarına müracaat edilir.
d. Vefat eden şahıs diğer Kuvvet Komutanlığı personeli, varis Dz.K.K.lığının emekli
veya müstafi personeli ise;
(1) Dz.K.K.lığı emekli veya müstafi personeli, vefat eden şahsın veraset ilamı, veraset
ilamında belirtilen diğer mirasçıların haklarından feragat ettiklerine dair noter tasdikli
feragatname, kendisinin silah taşımasında sakınca olmadığı belirten sağlık raporu, sabıka kayıt
belgesi, ikametgah ilmuhaberi, emekli askeri kimlik kartının fotokopisi ve iki adet vesikalık
fotoğrafını ekleyeceği dilekçesini Dz.K.K.lığı Ordonat Daire Başkanlığına gönderir.
(2) Dz.K.K.lığı tarafından silahın kayıtlı olduğu Kuvvet Komutanlığından silahın menşe
belgesi istenir.
(3) Menşe belgesinin gönderilmesinden sonra, Dz.K.K.lığı Şahsi Silah Envanterine varis
emekli / müstafi olan personel adına silahın kaydı yapılarak silah taşıma izin belgesi
düzenlenerek adresine gönderilir.
(4) Veraset yoluyla edinilen silahlara ruhsat verilir. Bu silahlar istenirse bir başkasına
devir edilir.
11. ŞAHSİ TABANCALARIN BAKIM VE TAMİRAT İŞLEMLERİ :
Şahsi silahların bakım ve tamirat işlemlerinde aşağıda belirtilen esaslar uygulanır.
a. Personelin şahsına ait tabancalar, 91/1779 sayılı Yönetmeliğin 70 nci maddesine göre
belirtilen şartlar çerçevesinde “Silah Tamirhane Açma İzni” olan silah tamirhanelerinde tamir
ettirilir.
b. Şahsi silahlar (tabanca, yivli ve yivsiz tüfekler) üzerinde yapılacak basit tamirat,
boyama, işleme ve dürbün montajı gibi işlerde tamir ettirilebilir.
c. Ancak, tabanca ve yivli tüfeklerin ana ve balistik öneme haiz olan parçaları olan; namlu,
sürgü, çerçeve, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesi ve mekanizma başı üzerinde yapılması istenen
değişiklik veya tadilat için “Silah Tamir Yeri” açma ruhsatı bulunan tamirci tarafından, bu
hususlarla ilgili düzenlenmiş raporla birlikte ilgili Deniz Kuvvetleri Komutanlığına müracaat edilir.
ç. Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca bu müracaat; Jandarma/Emniyet Kriminal
Laboratuvarına gönderilir, buradan alınacak rapora istinaden Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca
şahsi silahın yukarıda belirtilen ana ve balistik öneme haiz parçalarında değişiklik veya tadilatı
için personele izin verilir.
d. Seri numarasının bulunduğu ana parçalar üzerinde yapılması gerekli görülen değişiklik,
kayıtlı bulunan seri numarası değiştirilen yeni parça üzerine; Jandarma/Emniyet Kriminal
Laboratuvarlarında işlenerek tanzim edilecek raporun Deniz Kuvvetleri Komutanlığına
gönderilmesini müteakip kayıtlarda gerekli düzeltmeler yapılacaktır.
e. Şahsi silahların teslim edildiği silah tamir yeri açma ruhsatı bulunan kişilerce amaca aykırı
ve kanunlarda suç sayılan eylemlerde kullanılmasını önlemek maksadıyla;
EMEKLİ / MÜSTAFİ PERSONELİN SİLAH DEVİR ALMA DİLEKÇE ÖRNEĞİ
EMEKLİ / MÜSTAFİ PERSONELİN TARİH
ADI VE SOYADI :
SON RÜTBESİ :
SİCİL NO :
DOĞUM YERİ :
DOĞUM TARİHİ :
TC.KİMLİK NO :
ADRESİ :
İMZASI :
DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI ORDONAT DAİRE BAŞKANLIĞINA
Aşağıda kimlik ve ruhsat bilgileri bulunan şahısa ait silahı devir alarak adıma Silah Taşıma
İzin Belgesi tanzim ettirmek istiyorum.
Arz ederim.
EKLER :
EK-A (1 Ad. Sağlık Raporu)
EK-B (1 Ad. Savcılık Sabıka Belgesi)
EK-C (1 Ad. Askeri Kimlik /Nüfus Cüzdanı Fotokopisi)
EK-Ç (2 Ad. Vesikalık Fotoğraf)
EK-D (1 Ad. İkametgah belgesi)
EK-D (1 Ad. Ruhsat Fotokopisi)
DEVİR ALINAN SİLAHIN RUHSATA AİT BİLGİLER
MARKASI : DEFTER NO. :
ÇAPI : VERİLDİĞİ TARİH :
SERİ NUMARASI: VERİLDİĞİ İL/İLÇE :
(EMN.MD./JAND.K.LIĞI)
DEVİR EDEN SİVİL ŞAHSIN
ADI SOYADI :
ADRESİ :
İMZASI :
SİLAH DEVİR ETME DİLEKÇE ÖRNEĞİ
TARİH
DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA
……….. il Jandarma Komutanlığı/ ……… Emniyet Müdürlüğü Silah Ruhsat Şubesinde
adıma kayıtlı bulunan …….. mm çapında ……… marka ……… seri numaralı tabancamı
aşağıda kimlik bilgileri bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personeline devir etmek
istiyorum gereğini arz ederim.
SİLAHI DEVİR EDECEK ŞAHSIN
İmzası
Adı Soyadı
Adres :
Tlf. No. :
Tc. No. :
EKLER :
EK-A (1 Ad. Nüfus Cüzdanı Fotokopisi)
EK-B (1 Ad. Ruhsat Fotokopisi)
SİLAHI DEVİR ALACAK DZ.K.K.LIĞI PERSONELİNİN
Adı Soyadı :
Sicil No. :
Adresi :
DZ.K.K.LIĞINA HİBE EDİLEN SİLAHLARA AİT DİLEKÇE ÖRNEĞİ
SİLAHI HİBE EDEN ŞAHSIN TARİH
ADI, SOYADI :
BABA ADI :
DOĞUM YERİ :
DOĞUM TARİHİ :
ADRESİ :
TLF.NO :
DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI ORDONAT DAİRE BAŞKANLIĞINA
Aşağıda ayrıntılı bilgileri bulunan silah/silahları Deniz Kuvvetleri Komutanlığına hibe etmek
istiyorum. Konuya ilişkin belgeler Ek’te olup, gereğinin yapılmasını,
Arz ederim.
(İMZA)
EKLER :
EK-A (1 Adet Kimlik Kartı Fotokopisi)
EK-B (1 Adet Veraset İlamı)
EK-C (Veraset İlamında Adı Geçen Varislere Ait Noter Tasdikli Feragatname)
(Veraset Yolu ile İntikal Eden Silahlar İçin)
EK-D (1 Adet Ruhsat Aslı)
HİBE EDİLECEK SİLAH/SİLAHLARIN
ÇAPI :
MARKASI :
SERİ NO.SU :
SİLAHIN KAYITLI OLDUĞU
BİRLİK/KURUM :
SİLAHIN RUHSAT NO.SU :
VEFAT EDEN PERSONELİN SİLAHLARI İÇİN
VEFAT MENŞE BELGESİ TALEP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
VEFAT EDEN PERSONELİN TARİH
BİRLİĞİ :
ADI VE SOYADI :
RÜTBESİ :
BABA ADI :
DOĞUM TARİHİ VE YERİ :
MEMLEKETİ :
SİCİL NO :
DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI ORDONAT DAİRE BAŞKANLIĞINA
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Şahsi Silah Envanterinde varisi olduğum yukarıda kimlik
bilgileri bulunan merhum personeliniz adına kayıtlı aşağıda çap, marka ve seri numarası
belirtilen silah/silahlara ait vefat menşe belgesinin düzenlenerek adresime gönderilmesini,
Arz ederim.
VARİS
(İMZA)
EKLER :
EK-A (1 Ad.Veraset İlamı Fotokopisi)
EK-B (1 Ad Nüfus Cüzdanı Fotokopisi)
İKAMETGAH ADRESİ :
TLF.NO :
SİLAH/SİLAHLARA AİT BİLGİLER
ÇAPI :
MARKASI :
SERİ NO.SU :
EMEKLİ/MÜSTAFİ PERSONEL İÇİN KAYIP SİLAH BİLDİRİMİ DİLEKÇE ÖRNEĞİ
ADI SOYADI : TARİH
SON RÜTBESİ :
SİCİL NO.SU :
BABA ADI :
DOĞUM TARİHİ VE YER :
MEMLEKETİ :
TC.KİMLİK NO :
ADRES/TEL.NO.SU :
DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI ORDONAT DAİRE BAŞKANLIĞINA
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Şahsi Silah Envanterinde adıma kayıtlı olan aşağıda ayrıntılı
bilgileri bulunan silahımı ……………………….. tarihinde kaybettim. Konu ile ilgili Polis/Jandarma
Karakol Tutanağı Ek’te gönderilmiştir. Gereğinin yapılmasını,
Arz ederim.
EKLER : EMEKLİ/MÜSTAFİ
EK-A (1 Ad.Polis/Jandarma Karakol Tutanağı) PERSONELİN İMZASI
EK-B (1 Ad.Emekli/Müstafi Kimlik Kartı Fotokopisi)
KAYIP EDİLEN SİLAHIN
ÇAPI :
MARKASI :
SERİ NUMARASI :
MKE KURUMUNDAN YERLİ / İTHAL SİLAH TALEP FORMU
YERLİ / İTHAL SİLAH TALEP FORMU
TARİH
ADI VE SOYADI :
BABA ADI :
SON RÜTBESİ :
SİCİL NO. :
TC KİMLİK NO :
EMEKLİ SANDIĞI NO :
TLF.NO :
ADRES :
………………………………………….Komutanlığı emrinde görev yapmaktayım. Daha önce
YERLİ/İTHAL SİLAH satın almadım. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunda satılmakta olan
YERLİ/İTHAL SİLAHLARDAN bir adet bedeli karşılığı satın almak istiyorum.
İMZA
EKLER :
EK-A (1 Ad. Sağlık Raporu)
EK-B (1 Ad. Savcılık Sabıka Belgesi)
EK-C (1 Ad. Askeri Kimlik )
EK-Ç (1 Ad. Nüfus Cüzdanı Fotokopisi)
EK-D (4 Ad. Vesikalık Fotoğraf)
EK-E (1 Ad. İkametgah belgesi)
EMEKLİ / MÜSTAFİ PERSONELİN RUHSAT YENİLEME DİLEKÇE ÖRNEĞİ
EMEKLİ / MÜSTAFİ PERSONELİN TARİH
ADI VE SOYADI :
SON RÜTBESİ :
SİCİL NO :
DOĞUM YERİ :
DOĞUM TARİHİ :
TC.KİMLİK NO :
TLF.NO :
ADRESİ :
İMZASI :
DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI ORDONAT DAİRE BAŞKANLIĞINA
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Personel Şahsi Silah Envanterinde adıma kayıtlı
bulunan ……….. mm çapında …………… marka ………….seri numaralı tabancamın
ruhsatını yeniletmek istiyorum gereğinin yapılmasını arz ederim.
Arz ederim.
EKLER :
EK-A (1 Ad. Sağlık Raporu)
EK-B (1 Ad. Savcılık Sabıka Belgesi)
EK-C (1 Ad. Askeri Kimlik /Nüfus Cüzdanı Fotokopisi)
EK-Ç (2 Ad. Vesikalık Fotoğraf)
EK-D (1 Ad. İkametgah belgesi)

Kategoriler:ASDER

TSK’DAN EMEKLİ OLAN SUBAY/ASTSUBAY KİMLİK KARTI İŞLEMLERİ

1.2007 yılından itibaren kadrosuzluk ve yaş haddi nedeniyle emekliye ayrılacak olan subay / astsubaylar ile hak sahibi aile fertlerine TSK Akıllı Kart Yönetim Merkezi Md.lüğünce basılan Akıllı Kartların personelin birlik / kurumu vasıtasıyla verilmesi planlanmaktadır.

2.TSK’dan Temmuz-Ağustos 2007 dönemi öncesinde emekliye ayrılmış subay / astsubaylar ile hak sahibi yakınlarına TSK Akıllı Kartı verilmesine ilişkin çalışmalara ise devam edilmektedir. Bu kapsamda; Ankara Garnizonunda ikamet eden emekli subay/astsubaylar ile hak sahibi aile fertlerine TSK Akıllı Kartı dağıtımına ilişkin veri giriş işlemlerine Ankara As.D.Bşk.lığınca 01 Haziran 2007 tarihinden itibaren başlanmıştır.

3.Uygulamanın yurt genelinde gerçekleştirilmesine kadar geçecek sürede Ankara Garnizonu dışında ikamet eden emekliler ve hak sahibi yakınlarına ikamet ettikleri yerdeki askerlik şubeleri tarafından kağıt tipi kimlik kartı verilmesine devam edilecektir.

4.Ankara Garnizonunda ikamet eden emekli personelin Akıllı Kartlarını alabilmeleri için;

a.Başvuru formlarını ve doldurma kılavuzlarını aşağıdaki birimlerden temin etmeleri ve Doldurma Kılavuzunda belirtilen şekilde doldurmaları gerekmektedir.

(1)Ankara Askeralma Bölge Başkanlığı Akıllı Kart Bürosu.

(2)Türkiye Emekli Subay Dernekleri (TESUD).

(3)Türkiye Emekli Astsubay Dernekleri (TEMAD).

(4)Orduevleri.

b.Doldurulan başvuru formları Ankara As.D.Bşk.lığındaki Akıllı Kart Bürosuna teslim edilecektir.

c.Emekli personelimiz ilk Akıllı Kart Müracaatı için herhangi bir ücret ödemeyecektir.

ç.Kartlar Genelkurmay Başkanlığında merkezi olarak basıldıktan sonra, başvuru formlarının teslim edildiği Ankara As.D.Bşk.lığı Akıllı Kart Bürosundan teslim alınacaktır.

d.Emekli personelimiz başvuru formlarını doldururken TSK Akıllı Kart İletişim Merkezi (TSK-AKİM)’nin 444 4 875 numaralı telefonundan açıklayıcı bilgi alabileceklerdir.

5.Emekli personel tarafından TSK Akıllı Kart Beyannamesine eklenecek belgeleri gösterir çizelge aşağıdadır.

EMEKLİ PERSONEL İÇİN TSK AKILLI KARTI BEYANNAMESİNE EKLENECEK BELGELER

GENEL HUSUSLAR:
1. ANKARA Merkez ilçelerine kayıtlı olan Asıl Hak Sahibi emekli personel, Akıllı Kart Beyannamesi ile kendisi ve beyanda bulunduğu hak sahibi aile fertleri için beyannameye ekleyeceği belgelerden 1 suret, ANKARA Merkez ilçelerine kayıtlı olmayanlar ise beyanname ve beyannameye eklenecek belgelerden 2’şer suret ekleyecektir.

2. Beyannameye eklenecek Asıl Hak Sahibi ve hak sahibi aile fertlerine ait belgelerin asılları, başvuru esnasında istenildiğinde gösterilmek üzere beyan sahibinin beraberinde bulundurulacaktır. Muhtelif nedenlerle başvuru esnasında gösterilemeyen belgelerin asılları kart tesliminde getirilecektir.

3. Asıl Hak Sahibi ve beyanda bulunduğu hak sahibi aile fertleri için beyannameye yapıştırılan fotoğrafların haricinde ayrıca 2’şer adet fotoğraf beyannameye eklenecektir. Beyannameye yapıştırılan ve eklenen fotoğraflar aynı olacaktır (Beyannameye ayrıca eklenen fotoğraflar beyannameye zımbalanmayacak ataş ile tutturulacaktır).

EKLENECEK BELGELER:
ASIL HAK SAHİBİ PERSONEL (AHS):

1. Nüfus Cüzdan Fotokopisi.

2. Silah Ruhsatı Fotokopisi.

EŞ:

-Nüfus Cüzdan Fotokopisi.
KIZ ÇOCUK:

1. Nüfus Cüzdan Fotokopisi.

2. Evlatlık edinilmişler için Mahkeme Tescil Kararı.

3. Üvey olanlar için Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği.

4. Boşanmış olanlar için Mahkeme İlamı.

ERKEK ÇOCUK:

1. Nüfus Cüzdan Fotokopisi.

2. 20 yaşını doldurmamışlar için Orta Öğretim Öğrenci Belgesi.

3. 25 yaşını doldurmamışlar için Yüksek Öğretim Öğrenci Belgesi veya Mezuniyet Belgesi.

4. 19 yaşını doldurmuş özürlü olanlar için tam teşekküllü hastaneden alınmış çalışamaz olduğunu gösterir sağlık raporu.

5. Evlatlık edinilmişler için Mahkeme Tescil Kararı.

6. Üvey olanlar için Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği.

ANNE VE BABA:

1. Nüfus Cüzdan Fotokopisi.

2. Anne /Baba sağ ve üvey Anne/Babaya kimlik isteniyorsa öz Anne/Babaya kimlik almayacağına dair dilekçe (Dilekçenin örneği As.Ş.lerinden temin edilebilir).

BÜYÜK EBEVEYN:

1. Nüfus Cüzdan Fotokopisi.

2. Sosyal Güvenlik Kurumundan (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) geliri olmadığına dair belge.

KIZ KARDEŞ:

1. Nüfus Cüzdan Fotokopisi.

2. Sosyal Güvenlik Kurumundan (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) geliri olmadığına dair belge.

3. Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği.

4. Boşanmış olanlar için Mahkeme İlamı.

ERKEK KARDEŞ:

1. Nüfus Cüzdan Fotokopisi.

2. 20 yaşını doldurmamışlar için Orta Öğretim Öğrenci Belgesi.

3. 25 yaşını doldurmamışlar için Yüksek Öğretim Öğrenci Belgesi.

4. 19 yaşını doldurmuş özürlü olanlar için tam teşekküllü hastaneden alınmış çalışamaz olduğunu gösterir sağlık raporu.

5. Sosyal Güvenlik Kurumundan (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) geliri olmadığına dair belge.

NOT :

1.İstenen belgeler, sadece TSK Kimlik Kartı Yönergesi (MSY:52-7 A) esaslarına göre TSK Akıllı Kartı alabilecek Hak Sahibi Aile Fertleri için kullanılacaktır.

2.TSK Akıllı Kartını kaybeden, çaldıran emekli personel, TSK Akıllı Kartına yazılacak silahları varsa, ayrıca beyannamelerine silah taşıma izin belgesi suretini eklemek zorundadırlar.

3.TSK Akıllı Kartının başvurusunda beyan esastır, ancak idare verilen bilginin doğruluğunun teyidi için her türlü kaynağı kullanarak araştırma soruşturma ve gerekli incelemeyi yapar, ihtiyaç duyulan belgeleri beyan sahibinden talep eder.

4.Emekli personel TSK Akıllı Kartları ilk müracaatta ücretsiz olup, müteakip kart taleplerinde alınacak kart ücretlerine ilişkin çizelge aşağıdadır.

5.TSK Akıllı Kartına ilk müracaat hariç olmak üzere kart ücretinin ödendiğine dair banka dekontu beyannameye eklenecektir.

TSK AKILLI KART ÜCRETLERİNİ GÖSTERİR ÇİZELGE

KART TALEP NEDENİ
KOD EMEKLİ PERSONEL
TSK AKILLI KARTI ASKERİ SOSYAL TESİSLERE GÜNÜBİRLİK GİRİŞ KARTI
AHS* (YTL) HSAF** (YTL AHS (YTL) HSAF (YTL)
İLK AKILLI KART MÜRACATI 01 0 0 X X
SINIF DEĞİŞİKLİĞİ 02 X X X X
TABANCA ALMA 03 X X X X
MEDENİ HAL DEĞİŞİKLİĞİ 04 5 X X X
GEÇERLİLİK SÜRESİNİN DOLMASI 05 X 5 X X
EMEKLİLİK 06 0 0 X 5
PERSONELİN STATÜSÜNÜN DEĞİŞMESİ 07 0 0 X X
YIPRANMA 08 5 5 5 5
KAYIP/ÇALINTI 09 10 10 10 10
NÜFUS BİLGİSİ DEĞİŞİKLİĞİ 10 5 5 5 5
ÖZEL DURUM DEĞİŞİKLİĞİ 11 0 0 X X
TERFİ 12 X X X X
DOĞUM 13 X 0 X X
ÖĞRENİM DURUMU DEĞİŞİKLİĞİ 16 X X X X
AKADEMİK UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ 17 X X X X
KURMAY OLARAK MEZUNİYET 18 X X X X
MENSUBU OLDUĞU KURUM/KUVVET DEĞİŞİKLİĞİ 20 X X X X
YANLIŞ BEYAN 22 10 10 10 10
SÜREKLİ GİRİŞ KARTI MÜRACAATI 23 X X X X
ASIL HAK SAHİBİNİN EMEKLİ OLMASI 24 X 0 X 5
GÜNÜ BİRLİK GİRİŞ KARTI BAŞVURUSU 25 X X X 70
TANINMIŞ KİŞİ KARTI BAŞVURUSU 26 X X X X
KULLANICI KAYNAKLI MİKROİŞLEMCİ BOZULMASI/HASARI 27 5 5 5 5
ASIL HAK SAHİBİNİN SINIF DEĞİŞİKLİĞİ 28 X X X 5
ASIL HAK SAHİBİNİN NÜFUS BİLGİSİ DEĞİŞİKLİĞİ 29 X 5 5 5
ASIL HAK SAHİBİNİN TERFİSİ 30 X X X 5
ASIL HAK SAHİBİNİN AKADEMİK UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ 31 X X X X
ASIL HAK SAHİBİNİN KURMAY OLARAK MEZUNİYETİ 32 X X X X
ASIL HAK SAHİBİNİN MENSUBU OLDUĞU KURUM/KUVVET DEĞİŞİKLİĞİ 33 X X X X
MÜSTAFİ SUBAY/ASTSUBAY KARTI BAŞVURUSU 34 X X 70 X
ASIL HAK SAHİBİNİN STATÜSÜNÜN DEĞİŞMESİ 35 X X X 5

AHS* :Asıl hak sahibi personel.

HSAF** :Hak sahibi aile ferdi.

TSK’DAN EMEKLİ OLAN SUBAY/ASTSUBAY KİMLİK KARTI İŞLEMLERİ (ANKARA GARNİZONU DIŞINDA UYGULAMASINA DEVAM EDİLEN KAĞIT TİP KİMLİK KART İŞLEMLERİNE ESAS BİLGİLER)

TSK’dan emekliye ayrılan subay/astsubayların kendisine, emekliye ayrıldığı Kuvvet Komutanlığınca kimlik kartı verilir.

Kimlik kartının zayi edilmesi, yıpranması veya herhangi bir nedenden dolayı değiştirilmesi gerektiğinde en yakın askerlik şubesi başkanlığına müracaat edilmek suretiyle yenisi tanzim edilir.

Emeklilerin eşi ve çocuklarına ise ikamet ettiği bölgeye en yakın askerlik şubesi başkanlığınca, emeklinin tanzim edeceği beyannameye ve MSY-52-7(A) TSK Kimlik Kartı Yönergesi esaslarına göre yeni kimlik kartı tanzim edilir.

KİMLİK KARTI ÇIKARTILMASINDA İBRAZ EDİLECEK BELGELER

EŞ İÇİN ŞARTLAR :

-Medeni kanuna göre muteber evlilik

BELGELER :

– Beyanname

– Evli olduğunu gösterir nüfus kayıt sureti

ANNE BABA İÇİN ŞARTLAR:

– Herhangi bir şart aranmaz

BELGELER :

– Beyanname

ÇOCUKLAR İÇİN ŞARTLAR :

KIZ ÇOCUKLAR ( ÖZ,ÜVEY VE EVLATLIK)

– Evli olmamak, dul veya boşanmış olmak

ERKEK ÇOCUKLAR ( ÖZ ÜVEY VE EVLATLIK)

A.Okula devam etmeyen 19, orta tahsilde 20, yüksek tahsilde 25 yaşını doldurmamış, evli olmayan çocuklar,

B.19 yaşın üzerinde olup, malüllüğü resmi belge ile tevsik edilen çalışamaz durumda bulunan ve yardım edilmediği takdirde muhtaç duruma düşecek evli olmayan çocuklar.

BELGELER :

1.Beyanname

2.Okula devam etmeyenler için nüfus cüzdan örneği

3.Okula devam eden erkek çocuklar için tahsil durumlarını gösterir belge ve nüfus cüzdan örneği

4.Evlenmemiş veya dul olduğuna dair aile nüfus kayıt örneği

5.Boşanmış kız çocukları için mahkeme ilamî.

6.Malûl ve çalışamayacak durumdaki erkek çocuklar için tam teşekküllü hastaneden alacakları bu durumlarını belgeleyen sıhhî kurul raporu.

7.Evlat edinilmişler için mahkeme tescil kararı.

KARDEŞ İÇİN ŞARTLAR :

KIZ KARDEŞ :

A.Evli olmamak, dul kalmış veya boşanmış olmak

B.Geçimini sağlayacak geliri bulunmamak

ERKEK KARDEŞLER :

A.Evli olmamak

B.Geçimini sağlayacak geliri bulunmamak

C.Okula devam etmeyen 18, orta tahsilde 20, yüksek tahsilde 25 yaşını doldurmuş olmak

Ç.18 yaşın üzerinde olup, malûllüğü resmi belge ile tevsik edilen, çalışamaz durumda bulunan ve yardım edilmediği takdirde muhtaç duruma düşmek.

BELGELER :

1.Beyanname

2.Okula devam etmeyenler için nüfus cüzdan örneği.

3.Okula devam edenler için tahsil durumunu gösterir belge ve nüfus cüzdan örneği

4.Evlenmemiş veya dul olduğuna dair aile nüfus kayıt örneği

5.Boşanmış kız çocukları vukuatlı aile nüfus kayıt örneği

6.Malûl ve çalışmayan erkek çocuklar için tam teşekküllü hastaneden alacakları bu durumlarını belgeleyen sıhhî kurul raporu

7.Evlat edinmişler için mahkeme tescil kararı

KAYNAK : http://www.asal.msb.gov.tr/personel/personel1.htm

Kategoriler:ASDER

Savcıdan Şahinkaya’ya: Amerika’ya darbe için icazet almaya mı gittiniz?

MUTLU ÖZAY, EYÜP KARA – 09.06.2011 Kenan Evren’in ardından 12 Eylül darbesinin ikinci adamı Tahsin Şahinkaya’nın da (86) ifadesi alındı. Şahinkaya’nın tedavi gördüğü GATA’ya giden savcı, 12 soru yöneltti.En dikkat çekici olanı, darbeden hemen önce yapılan ABD ziyaretiyle ilgiliydi. Dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı, Amerika’dan 11 Eylül 1980’de yani darbeden bir gün önce dönmüştü. Savcı, ziyareti hatırlattıktan sonra ‘seyahatin darbeye icazet alınmak için mi gerçekleştirildiğini’ sordu. Şahinkaya ise programın NATO tarafından daha önceden tespit edildiğini, ‘icazet ya da bilgilendirme’ gibi bir girişim olmadığını söyledi.

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Fikret Seçen, Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hüseyin Görüşen tarafından yürütülen ’12 Eylül darbesi’ hakkında açılan soruşturma kapsamında Şahinkaya’nın ifadesini almak üzere dün sabah GATA Haydarpaşa Hastanesi’ne geldi. Başsavcı Seçen, yaklaşık bir buçuk saat süren ifadenin ardından saat 12.00’de hastaneden ayrıldı. Şahinkaya’nın, sorgu sırasında Kenan Evren gibi darbeyi İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesi çerçevesinde yaptıklarını ve pişman olmadığını söylediği öğrenildi.

Çıkışta gazetecilere bilgi veren Tahsin Şahinkaya’nın avukatı Ömer Nihat Özgün, Ankara’da ifadesi alınan Kenan Evren’e sorulan soruların müvekkiline de yöneltildiğini aktardı. Müvekkilinin çok rahat bir şekilde bütün soruları cevaplandırdığını belirten avukat Özgün, “Toplam 6 sayfa süren bir ifade alındı. Bundan sonra ikinci süreç başlayacak. Bu süreçte cumhuriyet başsavcılığı ya dava açacak ya da takipsizlik kararı verecek.” dedi. Şahinkaya ile Evren’in verdiği ifadelerin benzer nitelikte olduğunu vurgulayan Özgün, “Yani kısaca bu hareketi yapmaktan pişman olmadığını söyledi. Savcıya, sağlık sorunları sebebiyle yattığı hastaneye geldiği için teşekkür etti. Çok düzgün ve rahat bir ortamda ifade alındı.” diye konuştu.

Özgün’ün verdiği bilgiye göre Başsavcı Vekili, Şahinkaya’ya darbeden 1 gün önce Amerika’dan dönmesini de hatırlattı. Avukat Ömer Nihat Özgün, Tahsin Şahinkaya’nın bu soruya verdiği cevabı şöyle anlattı: “Kendisi bu seyahatin daha önce NATO tarafından düzenlenen, Amerika’ya gidilen bir gezi olduğunu, hatta gitmek istemediğini; ancak dönemin Genelkurmay Başkanı’nın ‘git ama 11’inde dön’ dediğini söyledi. Eşinin rahatsızlığını bahane ederek de bu tarihte döndüğünü aktardı. Kesinlikle Amerika’dan icazet almak ya da bilgilendirmek gibi bir olayın olmadığını dile getirdi.” Bu konuya Şahinkaya’nın anılarında da yer verildiğini hatırlatırken, “Dönmeden önce Amerika Genelkurmay başkanı ile kahvaltı yaptığını, ona herhangi bir şey bildirmediğini, 12 Eylül’de Amerika Genelkurmay başkanına ‘Türkiye’de askerler yönetime el koydu’ denildiğinde kendisinin ‘Daha dün sabah beraber kahvaltı yaptık. Niye bana söylemedi?’ şeklindeki ifadesini de bir anı olarak anlattı.” açıklamasını yaptı. Avukat Özgün kendi kanaatine göre soruşturmanın bugünden itibaren bittiğini ve sorulan sorularla ilgili konsey üyelerinin yargılanmasının mümkün olmadığını iddia etti. Özgün, 761 sayılı Ceza Kanunu’na göre dava ve ceza zamanaşımının dolduğunu öne sürerek, 82 Anayasası’nın 15. maddesinin de bir af niteliğini taşıdığını kaydetti.

Başsavcı protokol kapısından girdi

Tahsin Şahinkaya’nın ifadesini almak üzere GATA Haydarpaşa Hastanesi’ne gelen İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Seçen, saat 10.00 sularında ‘1 No’lu Kapı’ olarak bilinen ve protokolün kullandığı kapıdan giriş yaptı. Buradan ana kapıya yönlendirilen Seçen ve korumalarının bulunduğu araçlar, hastane bahçesinden nizamiyeye geçti. Burada kadın bir subay tarafından karşılaşan Seçen, tokalaştığı subayla birlikte aracına binerek Şahinkaya’nın tedavi gördüğü bölüme gitti.

KAYNAK : ZAMAN

Kategoriler:ASDER, hukuk, tsk Etiketler:, ,

İlker Başbuğ’a Askeri Savcı Şoku!

İlker Başbuğ, 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale iddiasını yalanlasa da, askeri savcılık bu yöndeki belgenin varlığını kabul ediyor.Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, 2007’deki Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale ettiği iddialarını dün Milliyet gazetesine yaptığı açıklamayla yalanladı. Ancak Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı, 06 Mayıs 2009 tarihindeİstanbulCumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği yazıda iddialara dayanak gösterilen belgenin varlığını kabul ediyor. Hatta aynı yazıda Başbuğ’un gayri resmi iletişim ve imaj danışmanı olarak görev yapan Doç. Dr. Nuran Yıldız’ın faaliyetlerini içeren iki sayfalık belgenin Türk Ceza Kanunu’na (TCK) ‘niteliği bakımından gizli kalması gereken belge’ kapsamında olduğu vurgulanıyor.

İkinciErgenekondavası sanıklarından emekli Albay Levent Göktaş’ın ofisinde ele geçirilen 51 No’lu DVD’de yer aldığı belirtilen bir belgede 2007’deki Cumhurbaşkanlığı seçimine askerin müdahale ettiği iddiaları ortaya çıkmıştı. Belgede dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Başbuğ, gayri resmi iletişim ve imaj danışmanı Doç. Dr. Nuran Yıldız aracılığıyla o dönem ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu’ya “Anayasa Mahkemesi’yle konuştuk. AKP’yi kapatacaklar. Erdoğan, Gül ya da Arınç seçilirse, TSK müdahale edecek” şeklinde mesaj ilettiği belirtiliyordu. İddiaya göre Haziran 2007 tarihini taşıyan ‘gizli’ belge, Deniz Kurmay Albay H.Turgut Ak’ca hazırlanarak Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’a sunulmuş. Belgede Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Aslan Güner ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun adına paraf açılmış. ‘

‘Etik dışı, asılsız’
Bu iddiaların basında yer almasından sonra Genelkurmay Başkanlığı, Yıldız ve Mumcu’dan ayrı ayrı ‘iddialar gerçek dışıdır’ açıklaması gelmişti. Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ ise belgeyle ilgili açıklamayı dün Milliyet’ten Fikret Bila’ya yaptı. Başbuğ, “İki yıl sonra iddia edilen bu bilgi notunun bugün gündeme getirilmesi düşündürücüdür. Ben şunu ilave edebilirim: Bütün açıklamalara rağmen değişik ifadelerle bu olayın gündemde tutulmaya çalışılması her şeyden önce etik bir davranış değil. İddia edilen bilgi notunda yer alan hususlar asılsızdır, gerçek dışıdır” dedi. Doç. Dr. Nuran Yıldız da Türktime sitesindeki köşe yazısında, iddiaları bir kez daha reddedip, “Ben götürmedim diyorum. Siyasetçi ‘Böyle bir mesaj almadım’ diyor. Gazeteci, ‘Sizi sizi! Yapmışsınız işte’ diyor. Bir iletişim hocası olarak, bildiğim tüm iletişimsel yollarla hakkımdaki dezenformasyonu yalanlamakla uğraşıyorum. Bende sözcük bitti. Neler oluyor?” diye yazdı.

Belge savcılıkta var
Ancak Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı, 06 Mayıs 2009 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği yazıda iddialara dayanak gösterilen belgenin varlığını kabul ediyor. Hatta aynı yazıda Başbuğ’un gayri resmi iletişim ve imaj danışmanı olarak görev yapan Doç. Dr. Nuran Yıldız’ın faaliyetlerini içeren iki sayfalık belgenin TCK 334. maddesi kapsamında ‘etkili makamların kanun ve düzenleyici işlem­lere göre açıklanmasını ya­sakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgi’ olduğu ayrıca gizliliğinin de devam ettiği vurgulanıyor.

Radikal

Kategoriler:ASDER, hukuk, tsk

İç Hizmet Kanunu başka ne diyor?

İç Hizmet Kanunun başka bir maddesi var ki bu maddeye göre geçmiş dönemde generallerin yarıdan fazlası tutuklanabilirdi. Bu madde hangisi ve bakın ne söylüyor:

Kenan Evren’in savcı karşısında 2,5 saat ve 20 sayfa şüpheli sıfatı ile ifade vermesi bir devrin kapandığının çok önemli bir işaretidir. Ayrıca yargı sistemimizin özgüven kazandığının da göstergesi oldu.

Darbe yapmak isteyen için başarılı olduktan sonra bu madde anlam ifade etmiyordu. Fakat halkoylamasında toplum iradesi anayasa’yı değiştirince bu maddenin koruyuculuğu kalktı. Çünkü TBMM açık iken bu maddeyi “Zaruret” bahanesi ile re’sen işletmenin hiçbir hukuk mantığı yoktur.

Bu maddenin diğer bir etkisi de Subay Astsubayları suç işlemeye yöneltmekte ve “darbe beklentisi” oluşturmaktadır.

Bu madde şöyle yazılıdır ve 17 Mayıs 1960 darbesi sonrası 4 Ocak 1961’de resmi gazetede kabul ve yayınlanmıştır. Yani militarizm ürünüdür.

Madde 35 – Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır

Kolalamak ve korumanın anayasa ile tayin edilmiş biçimde yapılacağı bilerek belirsiz burakılmıştır.

Fakat İç Hizmet Kanunun başka bir maddesi var ki bu maddeye göre geçmiş dönemde generallerin yarıdan fazlası tutuklanabilirdi. O da 43 ncü maddedir.

Madde 43 – Türk Silahlı Kuvvetleri her türlü siyasi tesir ve düşüncelerin dışında ve üstündedir. Bundan ötürü Silahlı Kuvvetler mensuplarının siyasi parti veya derneklere girmeleri bunların siyasi faaliyetleri ile münasebette bulunmaları, her türlü siyasi gösteri, toplantı işlerine karışmaları ve bu maksatla nutuk ve beyanat vermeleri ve yazı yazmaları yasaktır.

Bu maddeye göre Cumhuriyet Mitingleri düzenleyen ve katılanlar, askeri birliklerden araç çıkaranlar suç işlemiştir.

Bu maddeye göre TV ye çıkıp veya toplum içinde “Ben geçmişte görevdeyken Personeli topladım Türkiye’yi yönetenler gaflet dalalet ve hıyanet içindedir dedim” diyenler suç işlediklerini beyan etmiş olmaktadırlar.

Diğer madde “Madde 122 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür” diyor demek ki bakanlar kurulunun da sorumluluğu büyüktür.

O halde ‘27 Nisan 2007 Bildirisi’ni yayınlayan suç işlemiştir, 28 şubat 1997’de Nizamiyeden döndük, demokrasiye balans ayarı yaptık diyenler suç işlemişlerdir.

Yargı sistemimiz evrensel standartlara gittikçe yaklaşmaktadır..

O halde savcılarımız Kenan Evren’den önce yakın tarihe el atmalılar 94 yaşındaki bir zatın üzerine gitmekten daha öncelikli yargı tedbiri bence bu olmalıdır.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan – Haber 7
ntarhan@gmail.com

Kategoriler:ADALET, ASDER, hukuk, kanun, tsk
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 171 takipçiye katılın