Başlangıç > ASDER, hukuk, kanun, medeniyet, tsk > Bir Askeri Öğrencinin Yaşadıkları

Bir Askeri Öğrencinin Yaşadıkları

Değerli Adaleti Savunanlar Derneği,

19.. ……. doğumluyum. Babam …, annem ev hanımıdır .

Yolculuğum bundan tam altı yıl önce ….. tarihinde Kuleli Askeri Lisesi intibak kampına katılmakla başladı. O yolculuk ki beni şu an sizlerle tanıştırıyor. Severek ve isteyerek gittiğim Kuleli Askeri Lisesi’ne 5,00 ilköğretim kredisi ile adım atmıştım. Çok başarılı, takdirlerle dolu bir eğitim ve öğretim süreci geçirdim. Dersime gelen öğretmenlerim olsun idari amirlerim olsun, tüm komutanlarımın gözdesi ve el üstünde tutulan bir askeri öğrenciydim. Aynı zamanda okulun sunucu öğrencisi ve mihmandarıydım.

Kuleli Askeri Lisesi’nde tiyatro, çevrecilik, uçak yapımı-maketçilik, biyoloji proje ve dans kollarında etkin olarak faaliyet gösterdim. Biyoloji proje grubunda Tübitak ve Çevre Okulları yarışmalarına katılarak ödüller aldım. Yanı sıra okulda keman, bağlama, hızlı okuma gibi kurslara katıldım. Bilgisayar ve elektronik becerilerimle arkadaşlarıma yardımcı oluyordum. Dördüncü sınıfta Michigan ve MIT (Massachusetts Institute of Technology) üniversitelerinden teklif aldım. Fakat bunun için maddi durumumuz uygun değildi. Kafamda Kara Harp Okulu’na gitmek, subay olmak ve vatanıma güzel hizmetler vermek vardı. İnternet Kuvvetleri Komutanlığını kuracak ve ülkemizi geleceğin askeri bilişim devi yapacaktım. Bu duygu ve düşüncelerle Kara Harp Okulu’na geçtim.

Kara Harp Okulu intibak kampı eğitimlerinde azim ve sabırla başarı gösteriyordum. Bir gün ortada hiç neden yokken “Eğitim eksiği olanlar”, “Disiplin eksiği olanlar” adı altında ortalama on kişilik bir grup oluşturuldu ve ben de bu gruba dâhil edildim. Hangi faaliyette olursa olsun, bir şekilde olmayan eksiklerim bulunuyor, tekrar tekrar süründürülüyor, disiplin kazandırmak adıyla bezdiri(mobbing) faaliyetlerine maruz kalıyordum. Sabah kalk saatimiz beş iken gece üç buçuk, dörtlere kadar ayakta tutuluyordum ve istirahatim engelleniyordu. Elli beş günlük intibak kampını bu şartlar altında usanmadan tamamladım. Yaşadıklarıma rağmen kırılma noktasına gelen, bırakmayı düşünen arkadaşlarıma da dayanmaları için yardım ediyordum.

İntibak kampının ardından birinci sınıfa başladım. Değişen bir şey olmamıştı. Son derece düzenli olan dolabımdan, bakımını tam yaptığım tüfeğimden savunmalar alıyor ve bu savunmalar neticesinde oda hapsi cezasına maruz kalıyordum. Arkadaşlarımın dolaplarında yumak yumak kirler, düzensiz malzemeler varken numaraları bile alınmıyor, takdir ediliyorlardı. Tüfek bakım kontrollerinde takım komutanı bölüğün tüfeklerine parmağının ucuyla bakarken bile kir buluyor, uyarmıyor, bende bir eksik bulamadıkça da inatla tüfeğimi söktürüp eksik bulmak için uğraşıyordu. En sonunda mekanizmanın iğne deliğinde, tüfeğin çalışması için gerekli olan yağı gösterip “Bu ne pislik! Hiç şaşırtmıyorsun! Senin yapacağın bakımda bu kadar olur zaten! Disiplinsiz adam! Senden asker masker olmaz! Yarın senin takımını ‘pislik’ götürür!” diye taburun ortasında azarlıyor, numaramı alıyor, savunma veriyordu. Böyle yoktan nedenlerle neredeyse senenin tamamında, hafta sonu izinlerim oda hapsi cezalarıyla geçti.

Sürekli beni meşgul edecek, ders çalışmama ve sınavlara hazırlanmama engel olacak emirler aldım. Sık sık aşağılanarak bezdiriye(mobbinge) maruz kaldım. Takım komutanları kısma(sınıfa) girdiklerinde, yirmi sekiz kişinin arasından her seferinde beni seçip, imalı davranışlarda bulunarak gözdağı vermeye çalışıyorlardı. Nitekim birinci sınıfın kampı da böyle geçti.

Birinci sınıf kampında bütün arkadaşlarım istirahat ederken ben ve benim gibi üç-dört arkadaşım İzmir Menteş’in yaz sıcağında, öğle vakti tepelerde çukur kazıyorduk. Sıcaklar öylesine bunaltıcıydı ki bir Harbiyeli o kampta susuzluk ve aşırı yüklenme sonucu, benimde katıldığım teçhizatlı koşu yarışmasında yere yığılarak can verdi. Komutanların ölüm nedeni olarak bize aktardıklarıysa, organ yetmezliğiydi. Ve ben de bu şartlar altında, herkesten farklı bir eğitim yapmaya devam ediyordum.

Tüm olanlara rağmen birinci sınıfın ilk döneminde 3,4 kredi derecesi ve yılsonunda 3,5 kredi derecesi yaptım. Kampın ardından ikinci sınıfta da durum farklı olmadı. Bölüğün toplu halde tabur bölgesine döndüğü eğitimlerde, takım komutanı tarafından kenara ayrılıp, sürünerek, yuvarlanarak ve geriye dönüp tekrar tekrar aynı yolu kat ederek, kan ter içinde tabur bölgesine dönebiliyordum. Herkesin sınavlarına çalışması için serbest bırakıldığı sınav dönemlerinde gece üç-dörtlere kadar iş yapıyor, gösteri mangasına seçiliyor ve eğitim yapıyordum. Takım komutanının kapısının önünde saatlerce esas duruşta bekletiliyordum. Bu bekleyişin sonunda da odaya alınıp, aşağılanıp, azarlanıp, komutanının eline rastgele gelen kalın bir kitabı, ertesi sabaha özetlemek üzere emir alıyor, odadan def edilip yine ders çalıştırılmıyordum. İşin en ilginç yanı da yüksek notlar alacağıma emin olduğum sınavlarda notlarım düşürülüyordu. Fakat tüm bu olanlara rağmen sınavlar neticesinde, kısımda zayıfı olmayan tek beş kişiden biri olmayı başardım. Yine ilginçtir ki, takım komutanım bunu öğrendiğinde, bana şaşkınlıkla “Senin zayıfın yok mu?” diye sormuştu.

İkinci sınıfta da oda hapisleri ve çeşitli cezalar verilmeye devam edildi. Artık ailem dayanamıyordu. Çünkü benim orada yaşadıklarım, onlara yüz kat daha ağır geliyordu. Üstelik üzülmesinler diye de her şeyi anlatmıyordum. Buna rağmen babam sonunda strese yenik düşüp bağırsaklarından ameliyat oldu. Delinen bağırsaklarının ameliyattan sonra dört ayda iyileşeceği söylenirken, aynı stres devam ettiği için hastalığı yeniden nüksetti. Annemde hiç olmadık hastalıklar türedi. Zavallı kız kardeşim ise her sabah uyandığında annemle babama “Abime ne olmuş?”, “Abime ne yapmışlar?” diye sorar, bir odaya kapanır gizli gizli ağlarmış. Onun psikolojisini ve düşen başarısını tahmin etmek güç olmasa gerek, edindiği hastalıklarda cabası…

Yaşananlar sonunda irademiz dışında, okuldan ayrılma kararı almak zorunda kaldık. Çünkü bunun alt yapısını olgunlaştırmışlardı. Beni kendi isteğimle ayrılıyor gibi göstermek için de, ayrılma dilekçeme müdahale ettiler. Yaşananları yazmama izin vermediler ve ellerindeki hazır matbu evrakı imzalattılar. “Format bu” deyip geçiştirdiler. Tabur komutanım ise “Zaten iddia ettiğin şeyleri ispatlamadan, seni buradan göndermem” diyerek seçim şansı tanımadı. Ve nihayetinde . -. 201. tarihinde babam beni okuldan almaya, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, İnsan Hakları Komisyonu, Genelkurmay Başkanlığı’na yazdığı yazılarla geldi. Komutanlarım o yazıları görünce birden Türk Silahlı Kuvvetleri için çok değerli olduğumun, geleceğimin çok parlak olduğunun farkına vardılar. Her nedense o güne dek sürekli “askerlik mesleğinin bana göre olmadığını ve askerlik mesleğini istesem de yapamayacağımı” söyleyenler, o gün “Silahlı Kuvvetlerin bana ihtiyacı olduğunu, ayrılsam da dışarıda bir yerlere gelemeyeceğimi” belirtme ihtiyacı duydular. Ve tam sekiz saat boyunca babamla birlikte beni almak için okula gelen bir yakınımızı, vazgeçirme girişimlerinde bulundular. “Size açık çek çocuğunuzun taburunu, bölüğünü, takımını istediğiniz gibi seçeceksiniz, artık bu çocuğa kimse dokunmayacak!” cümleleriyle kandırmaya çalıştılar. Kandırmaya çalıştılar diyorum çünkü bir-iki ay önce bunları söyledikleri bir arkadaşım vaat edilen değişimler sonucu daha kötü bir takıma gönderildi. Ve yine ayrılmak zorunda kaldı. Babamı tabur komutanının makam aracıyla(jipiyle) bir oraya bir buraya götürdüler, alay komutanlığında yemek yedirdiler, çeşitli tekliflerde bulundular. Sonuç olarak babam sabah girdiği okuldan, akşam muvafakatname imzalayarak çıkmayı başardı. Ve babam okuldan çıkar çıkmaz taburdaki bütün muvazzaf subaylar, tabur komutanı odasında acil toplantı yaptılar. Tüm subayların ellerinde birer ajanda, tabur komutanının odasına doğru gidiyorlardı. Toplantı sonunda odadan çıkan takım ve bölük komutanları beni gördüğü yerde isimliğime dikkatlice baktılar.

Babamın beni almak üzere okula geldiği tarihten, ayrıldığım güne dek, komutanlarım tarafından eskisi gibi “işe yaramaz, gereksiz” diye değil, “…ciğim” diye hitap edilmeye başlandım. …… tarihinde bir koşuşturmayla okuldan ilişiğim kesildi. Ayrıldıktan sonra da arkadaşlarımla görüşmeye devam ettim ve öğrendim ki ben gittikten sonra arkamdan bir sürü sahte tutanak tutulmuş, arkadaşlarıma da zorla imzalattırılmışlar. İmzalamak istemeyen ve komutanların iddialarını doğrulamayan arkadaşlarımı ise tehdit edilmişler.

Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, İnsan Hakları Komisyonu ve Genelkurmay Başkanlığı’ndan henüz bir cevap alamadık. Fakat yazdığımız yazı okulda etkisini göstermiş olacak ki, ayrıldım ayrılalı benim durumumda olan öğrencilere, bariz bir işkence yapılmıyormuş. Aynı muamelelere maruz kaldığımız, annelerinin başları örtülü dört arkadaşım, ayrılmamın ardından komutanların eskisi gibi kendileriyle uğraşmadıklarını, rahatladıklarını ifade ediyorlar.

… tarihli “Ödeme Giderlerinden Kaynaklanan Hazine Alacağı (İlk Borç Bildirimi)” evrakı elimize ulaştı.

Gelen evrakta;

Toplam Borç Miktarı : 44.000.00TL.
Asıl Borç Miktarı 37.000.00TL

Yani onca mobbinge maruz kalıp, üstüne de yüklü bir miktarda tazminat ödemem isteniyor!? Böylesine mantıksız bir durum olamaz. Pozitif hukuk kurallarına göre öğrenim giderleri 1) “Başarısızlık”, 2) “Disiplinsizlik”, 3) “Kendi isteği ile okuldan ayrılma” sebepleriyle öğrenci velisinden tahsil edilebiliyor. Ama ben ne başarısızlıkla ne disiplinsizlikle ne de kendi isteğim ile okuldan ayrıldım. Ayrılmak zorunda bırakıldım. Mobbing faaliyetleri neticesinde benim tazminat almam gerekirken, benden tazminat isteniyor!? Hepsinin yanı sıra herhangi bir üniversiteden ayrılan öğrenci, aldığı kredileri iki yıl sonra ödeme hakkına sahipken, bizler ödemememiz gereken bir parayı, en geç bir ay sonra ödemek zorunda bırakılıyoruz. Ve bu paraya geçen yılların faizinin birer birer eklenmiş olması da bambaşka bir konu…

Bundan sonraki süreçte, yapılan haksız uygulamaların ve talep edilen haksız tazminatın peşini bırakmayacağım. Hakkımı arayacağım. Tabi bu sırada da akademik eğitimime devam etmeliyim. Üniversitelere yatay geçiş hakkım var, fakat referansım yok. Harp okullarının YÖK’te bir eşdeğeri bulunmadığı için durumum referanssız bir anlam ifade etmiyor. Kaliteli bir üniversitede, iyi bir bölüme yatay geçiş yapabilmeyi hedefliyorum. Önümüzdeki yıl da eğitim-öğretimime başlamak istiyorum. Çünkü aksi halde bir senemi daha sınava hazırlanmakla kaybedeceğim.

Şimdiden ilginiz için teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim…

20/05/2011

İSMİ BİZDE SAKLI

HARP OKULU ÖĞRENCİSİ

Kategoriler:ASDER, hukuk, kanun, medeniyet, tsk
  1. Memo
    Haziran 29, 2011, 10:49 am

    Olayda bir eksiklik var gibi, çünkü eğer seni atmak isteselerdi ta başından yani Kuleli’den sonra Menteş intibak kampında eften püften 3 savunma vererek yemine törenine 2-3 gün kala Menteş’den atarlardı, KHO boyunca mobbingi sürdürmeleri çok anlamlı değil. Belki benim dediğim yöntemin düzgün işlemediğini görmüşlerdir ama sonradan ilişiğini kesmişler, bunu niye baştan yapmadılar acaba?

    • Eylül 14, 2011, 1:03 pm

      Siz oradaki subay olsanız bu gibi öğrencileri hemen okulun başında atıp tepki toplamak mı istersiniz yoksa belirli bir süre geçtikten sonra atarak biz zaten elimizden geleni yaptık mı dersiniz.Bu bir. İkincisi menteşdeki intibak kampında verilen savunmalar hiç bir işe yaramıyor yalnızca bundan sonraki öğrencilik için görevlilerde önyargı oluşmasını saplıyor.

    • kayıcıx
      Ağustos 11, 2012, 8:53 pm

      benim 170 kişilik devremde bir haftada 70 ten fazla kişi sıralı ”ŞOK” denilen okuldan ayrılmaya götüren eğitimler sonucu ayrılmak zorunda kaldı…daha kamp devam ediyor as. lise kaynaklı 380 öğrenciden 180 i ayrıldı 1 haftada daha 40 gün var…as. lise kaynaklıları bitirmeye mi çalışıolar bu as. lise kaynaklı öğrencilerden ne istiolar anlamıorum 4 sene emek verdik daha da vermek isterken yapılan ne ??? bundan 4-5 sene öncesine kadar sivil kaynaklı öğrenci KHO ya alınmazken şimdi KHO hep sivil kaynaklı öğrenci dolu….ve bu gelenler genelde doğru dürüst okulları tutturamayıp en son yol olarak geliolar…mantık yok bi savunabileceğimiz kanıt yok 3-4 snedir bu böle gidio …..

  2. Temmuz 9, 2011, 12:23 am

    Bizzat yaşanan olayları KHO nda görmüş biri olarak… Yazıklar olsun. Allah Yardımcın olsun kardeşim. Hergün sizler gibi değerli arkadaşlarıma yapılan pislikleri görüp, görmemezlikten gelmek beni nasıl incitiyor bir bilsen….

  3. isimsiz
    Ağustos 11, 2011, 8:43 pm

    benimde arkadaşlarım bu eğitime maruz bırakılarakk subaylık hayallerine son vermek zorunda kaldılar.. hasana katılıyorum.. Hergün sizler gibi değerli arkadaşlarıma yapılan pislikleri görüp, görmemezlikten gelmek beni nasıl incitiyor benide..

  4. kulelili
    Ağustos 26, 2011, 4:43 pm

    bende KULELİDE öğrenciyim ALLAH sabır versin abicim inşşallah başkalarına yapmazlar bunları

  5. yok
    Ağustos 28, 2011, 11:10 pm

    bir şey var

  6. Selim Yavuzhanoğlu
    Eylül 14, 2011, 11:19 pm

    Demek ki bunların istediği subay tipi Hafız Esad kafası, faşist ve millet düşmanı tiplerden olacak?!. Mankurt ve nato kafa mermer olup maneviyatdan zerre nasipsizlik sergileyeceksin.. Ya da baban MHPli de olsa adın Turan da olsa şahsiyetsiz silik ve emme basma tulumba olacaksın.. Vicdan taşımayacak yalan dolan işkence yapmaktan hatta suçsuz günahsızı öldürmekten de imtina etmeyeceksin.. Tam faşist Evrenin hoşlanacağı 12 Eylülcü amerikancı tipler!…

  7. Eylül 26, 2011, 7:52 pm

    İnternette bu işkenceleri yapanların adları boy boy gezmekte. Buyrun:

    J.Ütğm. Muzaffer TOPGÜL
    Tank.Ütğm. İsmail ŞEN
    Kur. Yzb. Osman DOĞAN
    J.Ütğm. Naki SARIKAVAK
    P.Ütğm. Kenan KESKİN
    Kur. Yzb. Akif AÇIKGÖZ
    P.Ütğm. Ahmet Ali TÜRK
    Kur. Yzb. Hasan Hüseyin ECİK
    Kur.Alb. Mehmet Şükrü EKEN
    Tümg. Kenan HÜSNÜOĞLU

  8. mehmet
    Kasım 13, 2011, 5:06 pm

    arkadaşlar bende askeri liseye gitmeyi düşünüyordum sizce gidiyimmi

  9. Ocak 19, 2012, 4:40 pm

    🙂 komik olmuş mehmet bu yazıları okuduktan sonra bu sorun gerçekten 🙂

  10. Burak
    Nisan 9, 2012, 3:58 pm

    Okurken tüylerim ürperdi. Maltepe Askeri Lisesi intibak eğitiminden annemin göz yaşları için döndüm hayatımda ki tek ideal subay olmaktı intibakta geçen süre yüzünden adam akıllı tercih yapamadım düşünmüyordum da dönmeyi ama annem dayanamadı 14 yaşında beni göndermeye döndüm geldim bende şuan düz lisede okuyorum ve Kara Harp Okulu’na gireceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum. Bu okuduğum yazı beni fikrimden döndürdü mü hayır döndürmedi ama düşündürdü. Umarım her şey gönlünüzce olur kafanızda varsa subay olmak olun derim.
    Subay, yalnız askere savaş vasıtalarını öğreten ve ona harpteki vazifesini gösteren bir insan değildir. O, insani ve milli hisleri de işler ve gereğinde düşman karşısında silah kadar tehlikeli bir duruma getirir. Bizim askerimiz kışlaya işlenecek bir ham madde olarak gelir. Kışladan ayrıldığı zaman da geldiğinden çok farklı bir durumda ayrılır. Kazanmış, yükselmiş, kuvvetlenmiş olarak evine döner. Kışla bizde sadece bir harp öğretim yeri değil, aynı zamanda bir kültür ocağı, bir sanat okuludur ve böyle olmakla da memlekete yaptığı hizmet ölçülemeyecek kadar büyüktür.

  11. selami
    Nisan 13, 2012, 1:21 pm

    Sayın ADALETİ SAVUNANLAR DERNEĞİ BAŞKANIM
    Ben MKEK. .Silah Fabrikası çalışmaktayım.Oğlum, orta okul son sınıfta 2001-2002 O.K.S de üstün başarı göstererek ,Polis Koleji .Askeri Lise ,Fen lise’sini kazandı. Kırıkkale birincisi Askeri lise sınavında Türkiye 98. oldu. Oğlum Askeri okulu çok sevdiğinden Maltepe Askeri Lise’sine kayıt oldu.Askeri Liseyi 2005-2006 bitirdi. 2006-2007 öğretim yılında Kara Harp Okuluna başladı. Kara Harp Okulu 120 disiplin puanı verilir.1-2-3 sınıf’ta disiplin ve başarı yönünden çok iyi idi. Oğlum‘ 3.sınıf 2. Dönemin ’de disiplin puanı kırılarak ,4.sınıf Kara Harp Okulu okul’undan mezun olmasına 25 gün kala disiplin puanı kırılarak okuldan ilişiği kesilmiştir.
    3.Sınıf ta kampta iken Oğlum ‘ Bölük Komutan Vekili Piyade Üsteğmen …. HIŞIR yıldırarak, okuldan ayrılması için elinden gelen her şeyi yapmış olup , kampta iken istifa dilekçesini almıştır. Bölük Komutanı vekili Piyade Üsteğmen beni aratarak muafafakiyett dilekçesini fax la istedi ,bende göndermedim. Göndermeyince bana bir sürü hakaretler yağdırdı .Bana Bağırdı, çağırdı.Bölük Komutanı Vekili Üst teğmen ….HIŞIR ben bura da olduğum sürece Kara Harp okulundan mezun ettirmeyeceğim dedi .Ogün sağ olsun tanıdık bir paşa vasıtasıyla ,geceleyin istifa dilekçesini aldırttım.Beni tekrar arayarak neden araya adam sokuyorsun dedi.Bağırdı çağırdı.Oğlumu bölüğün önünde bir sürü laf söylemiş ,hakaretler yağdırmış ,çarşı iznine çıkartmamış ,sürekli ceza vermiştir.Disiplin puanını kırarak okuldan okul’ dan ilişkisi kesilmiştir.Kampta iken sağ omuzu çıkık şekilde eğitim vs. yaptırmış eza görmüşrür.
    10.03.2010 tarihi’nde ,ben ve amcamın oğlu ile birlikte Piyade Kurmay Yarbay …… POSHOR’un yanına gittik.Oğlunuzu disiplinsiz nedeniyle mezun ettirmeyeceğiz, Yıldızlar taktırmayacağım dedi .Amcamın oğlu ve ben yalvardık yakardık ,resmen ağladık . 4.Sınıfata mezun olmasına 3 hafta kala disipsizlik nedeniyele 21 mayıs 2010 tarihinde okuldan ilişiğini haksız ve uyduruk bahanelerle okuldan ilişiğini kestiler. Askerlik mesleğini çok seviyordu.Okulda bütün derslerinde 4 kredi üzerinden not ortalaması 3,5 tu. Ne yazık ki 8 yıllık emek boşa gitti. Uyduruk bahanelerle .Yazık degilmi onca zamana ,yazık değilmi 8 yıl gençliğini Askeri Okulda geçirmiş gençliğine ,yazık değilmi ,bu ailelere
    Nitekim mezun ettirmediler.Tam yavrumuzun gününü görelim derken ,aile olarak büyük çöküntü ve haksızlığa uğradık. Askeri Okul Tazminatıyla başbaşa kaldık.Aile olarak zor duruma girdik.
    Oğlum un Kara Harp Okulunda transkrip notları yüksek olduğundan 2010-2011 de 3.sınıftan Üniversiteye yatay geçişle yerleşti.Ancak tazminattan dolayı ,benim aldığım maaş 1500 Tl. Bu maaşla evimi zor şartlarda geçindiriyorum.Üniversitede okuyan oğlum ve Fen lisesinde okuyan bir tane daha oğlum var. üniversiteye hazırlık yapıyor , dershane masraflarını zor karşılıyorum.Bir tanede kızım var.(90000 Tl.tazminat geldi .Faizi ile birlite) Haksız yere Kara Harp okuldan atılan (disiplin puanı kırılarak) Oğlumun tazminatını nasıl ödeyeceğim,Oğlum daha hayata başlamadan tazminatla karşı karşıya ,zaten kendisi Üniversiteye başladı.Bizler aile olarak zor ve perişan durumdayız.Daha doğrusu tazminatı ödeyecek güçte değiliz ,gücümüzde kalmadı . Fen Lisesi ,Anadolu Öğretmen Lisesi ve Anadolu Liselerinde ve Üniversitelerde tazminat yok.Onlarda Devletin Okulu .Askeri Okul ‘da.Büyük haksızlık. Haksız yere atılan oğlumun ,hak yerini bulası için ,Askeri okuldan atılan yada ayrılan çoçuklarımıza yardımlarınızı bekler , Askeri Okul tazminatın kaldırılması için desteklerinizi bekleriz..Biz madur aileler olarak ,binlerce Askeri okuldan ayrılan yada atılan öğrencilere , tazminatın kaldırılması ,iadeyi itibarlarının verilmesini,Askeri okuldan ayrılan yada atılan mağdur olan ailelere yardımcı olmanızı ,talep ediyouz. Saygılarımla

  12. sibel
    Ağustos 8, 2012, 12:08 am

    Benim çok yakın bir arkdaşım kulelide okuyor bu yıl mezun oldu şu an kampta durumu nedir nasıldır bilmiyorum ama her gece onun için dua ediyorum,,,

  13. ali şanal
    Aralık 17, 2012, 3:07 pm

    lütfen bana biri anlatabilir mi disiplin puanı sınıra dek düşmüş biri yatay geçiş yapabilir mi.ve tüm bu eziyet neden yapılıyor. aileler perişan ve tüm bunlara göz yumuluyor. çocuklarımız gençliklerini heba ediyor anadan babadan yoksun orada tek başlarına kalıyor ve bunu reva mı görüyorlar. bana yatay geçiş nasıl yapılıyor biri anlaytabilir mi. disiplin cezası almamaış olması gerekiyormuş öğrencinin. bu şartı aramayan üniversite var mı

  14. Temmuz 2, 2013, 4:43 pm

    arkadaşlar ben 12.sınıf öğrencisiyim bornova anadolu lisesinde okuyorum başarılıyım ve liseye geçerken deniz lisesi ve maltepeyi kazanmıştım fakat gitmedim şimdi kara harp veya hava harp okuluna gitmeyi düşünüyorum ama sizin bu yazdıklarınızı okuyunca nedense bir anda vazgeçme gibi bir şey oldu bende. asla eğitimlerden korkmam ama arkadaşlarınıza yapılan haksızlık ve yapılan işkencelere ben pek gelemem o yüzden vazgeçme gibi bir düşüncem oldu. neden böyle yapıyorlar anlamıyorum veya cok basarılı ogrencıleremı yapıyorlar sadece bunu ? birde cocuklarınız bizlere bu orduya emanet dıyorlar bu mu bunların emanete sahıp cıkmaları boyle sahıp cıkacalarsa hıc cıkmasınlar. bızım vatanımza bayragmıza ordumuza hızmet etmemızı engellıceklerse yazılar olsun o ve onun gıbı komutanlara. birde arkadaşlar nedense hep kara harp okulunda oluyor bunlar nedense deniz harp ve hava harp okullarında olmuyor bunlar benı bır aydınlatırsanız cok sevınırım cunku bır karar vermem gerek ve deneyımı olan ınsanlardan fıkır almam gerek o yuzden sızın dusuncelerınıze ıhtıycm var arkadaslar beklıyorum

  15. mustafa
    Şubat 16, 2014, 12:08 pm

    arkadaşlar size bir soru soracagım benim annem kapalı ve ben askeri liseye girmek istiyorum annem kapalı diye beni askeri liseye almamazlık ederlermi.LÜTFEN cevaplayın.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: