Arşiv

Archive for Ocak 2013

28 Şubat bir darbedir baş sorumlusu da Demirel’dir

HASAN CELAL GÜZEL
Demirel, Fikret Bila’ya yaptığı değerlendirmede, ’28 Şubat’ta yapılan yanlış bir
yoktur’ diyor. Demirel, 28 Şubat diye adlandırılan darbe sürecini, 28 Şubat 1997’de
yapılan Millî Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantısı çerçevesinde sınırlayarak ‘Tutanaklar
açıklansın’ diye güya meydan okuyor.

İşin aslında, 28 Şubat’ın Genelkurmay Başkanı gözaltına alınınca, darbenin ucunun kendisine
ulaşacağını anladığı için, sorumluluktan kurtulma manevrası yapıyor. Gerçi, Anayasa’ya göre
Cumhurbaşkanlarının vatana ihanet dışında suçlandırılmaları mümkün değildir ama Türk
Milleti’nin maşerî vicdanına göre, 28 Şubat bir darbedir ve baş sorumlusu da Demirel’dir.

***

Demirel, 28 Şubat’ın darbe olmadığını söylerken, ‘Neresi darbe? Parlamento fesih mi edilmiş?
Hükûmet alaşağı mı edilmiş? Partiler mi kapatılmış?’ diye soruyor.
İşte cevaplarımız:

1. Önce, kendisinin başkanlığında yapılan 28 Şubat MGK Toplantısı’nın, demokratik
olmadığını ve zamanın Hükûmeti’ne açıkça baskı yapıldığını belirtelim.

2. Parlamento feshedilmedi ama yetkileri gasp edilip kuklaya döndürüldü. Şapkasını alıp
gittiği 12 Mart 1971 Muhtırası’nda da parlamento feshedilmemişti ama ‘Beyefendi’ tıpış tıpış
yürütülmüştü.

3. Hükûmet, saye-i âlîlerinin entrikaları sonucunda alaşağı edildi. Darbe destekçisi
Cumhurbaşkanı olarak millet iradesini paramparça etti.

4. Partiler kapatıldı. İktidarın büyük ortağı Refah Partisi (RP), 16 Ocak 1998’de ve yerine
kurulan Fazilet Partisi (FP) de 22 Haziran 2001’de kapatıldı. Toplam 11 milletvekiline siyaset
yasağı getirilerek milletvekillikleri düşürüldü.

***
Bizim de Demirel’e sorularımız var:

1. 4 Şubat 1997’de Ankara-Sincan’da tanklar yürütülüp, darbeci Çevik Bir’in ifadesiyle
rejime ‘balans ayarı’yapılmadı mı? Cumhurbaşkanı olarak bu olaya ‘normal askerî
tatbikat’ derken hiç sıkılmadınız mı?

2. Hükûmeti kurma görevini Tansu Çiller’e vermeniz gerekirken, bütün demokratik teamülleri
çiğneyip, siyasî ahlâka sığmayacak zorlamalarla parti bölüp yeni parti kurdurarak darbecilerin
talimatlarına göre demokrasiyi paspasa çeviren siz değil miydiniz?

3. Yıllarca istismar edip oyunu kaptığınız mütedeyyin halka irticacı diye zulmedilmesi,
milyonlarca kişinin fişlenmesi ve darbecilerin demokrasinin ırzına geçmesi karşısında ne
yaptınız?…

4. 28 Şubat Darbe Dönemi’nde, devletin tahrip edilmesi, o güne kadar görülmemiş boyutta
yolsuzluklar yapılması, yargının siyasallaştırılması sizi hiç mi rahatsız etmedi? Bütün bunları
normal mi karşılıyorsunuz?

***

Süleyman Demirel, hiç boşuna çabalamayınız… Kalleş 28 Şubat Darbesi’nin üstünü
örtemezsiniz. Yıllardır sizi demokrat zannedip oy veren halkımız artık gerçek yüzünüzü
görmüştür. Milletten özür dileyip hatâlarınızı itiraf etmekten başka çâreniz yoktur. O zaman,
geçmişteki bazı hizmetlerinizin hatırına millet belki sizi affedebilecektir.
Hasan Celal GÜZEL – SABAH

12 Mart’ta atılan subaylara da 42 yıllık maaşları iade edilecek

Basın Açkl.Çağl.51112-2
Nevin Bilgin/Ankara

2010 referandumundan sonra TSK’dan çıkarılan askerlerin özlük haklarının verilmesi için sona gelindi. 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997’de ordudan atılan 1550 subaya maaşları faiziyle ödenecek.

ASKERİ darbelerle ilgili bir mağduriyet daha giderildi. 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen Anayasa değişikliği paketi binlerce darbe mağdurunun yarasına TSK mensubuna merhem oldu. Değişiklik kapsamında çıkarılan 6191 sayılı kanun ile, darbe dönemlerinden TSK’dan atılan subay ve astsubaylara özlük haklarına kavuşmalarının yolu açıldı. Bu kişiler, faiziyle birlikte ordudan çıkartıldıkları tarihten itibaren maaşlarını alacak, süresi dolanlar emekli olacak. 12 Mart 1971 muhtırasıyla TSK’dan çıkartılan subaylar da söz konusu kanundan yararlanmak için başvurdu.

En fazla başvuru 28 Şubat’ta

Buna göre, 1971 ve 1980 darbelerinin ardından YAŞ kararları ile TSK ile ilişiği kesilen 893 kişi, haklarının iadesi için başvuruda bulundu. 28 Şubat post modern darbesi sürecinde TSK’dan atılan TSK mensuplarından ise 2 bin 867 başvuru geldi. Böylece, yasa kapsamında toplam 3 bin 760 başvuru yapılmış oldu. Başvuruların tamamı tek tek değerlendirildi. Yapılan değerlendirme sonucunda, 1971 ve 1980 darbeleri sürecinde TSK’dan ayrılan 893 kişinin yaptığı başvurudan 266’sının yasaya uygun olduğu belirlendi. 28 Şubat mağdurlarından yapılan 2 bin 867 başvurudan da bin 284’ü kabul edildi. Buna göre, son üç darbeden mağdur olmuş bin 550 kişinin haklarının iade edilmesi kararlaştırıldı.

Ne tür haklar sağlandı?

YAŞ kararları ile TSK ile ilişiği kesilen darbe mağduru TSK mensuplarına, sosyal ve özlük haklarının tamamı verildi. Bu çerçevede, emekliliği dolmuş olan mağdurlara, TSK’dan ayrıldıkları tarihteki rütbeleri baz alınarak yeniden emeklilik düzenlemesi yapıldı. Yine aynı mağdurlara orduevlerinden yararlanma, silah taşıma gibi TSK mensuplarına tanınan haklar verildi. Emekliliğini doldurmamış olan darbe mağdurlarına ise, bazı kamu kurumlarında istihdam imkanı sağlandı. Mağdur oldukları sürelerle ilgili de prim iadesi yapıldı. Yetkililer, hayatını kaybeden darbe mağdurlarının ödemelerinin ise hak sahiplerine yapıldığını bildirdiler. Bu çerçevede, 42 yıl önce gerçekleşen 1971 darbesiyle ilgili de yaklaşık 40 mağdur TSK mensubunun başvuruda bulunduğu belirtildi.