Arşiv

Posts Tagged ‘ayışığı’

ÖNEMLİ UYARI”BİR MEKTUP”

Bir mektup…

“Biliyorsunuz;

6191 sayılı yasa ile YAŞ (Yüksek Askeri Şûra) mağdurları bakanlıklara atandı. Fakat Ergenekoncular atanan arkadaşlarımıza

karşı hemen harekete geçti ve oralarda çalışmalarına müsaade etmeyeceklerini, bu kurumlara atananları kurumlara aldırmamak için mücadele başlattıklarını, arkadaşlarımıza ve devlet personel başkanlığına bildirdi. Maalesef Devlet Personel Başkanlığı da bu yönde tavır alarak arkadaşlarımıza başka kurum amirleri ile görüşüp kendilerine yer bulmalarını tavsiye ediyor.”
¥
Bu tür şikayetler bolca gelmekte.

Aman, YAŞ mağdurlarının mağduriyetlerine mağduriyet eklenmesin!..
Serdar Arseven – Yeni Akit
sarseven@hotmail.com  

 

PKK ve Ergenekon koalisyonu

Allah’a, hesap gününe iman eden, vatanını, halkını seven hiçbir asker, hiçbir vatandaş bu ihaneti yapamaz, bu ihanete göz yumamaz.

Şerefsizlik mi deyin, ihanet mi deyin, düşmanlık mı deyin, ajanlık mı deyin ne derseniz deyin yakışır. Basında çıkan haberlere göre; savaş uçaklarımız daha havalanmadan vurulacak noktalar terör örgütüne bildiriliyor.

Milyarlarca dolar tutarındaki bombalar PKK’nın briketten, topraktan kartondan kulübelerini vurmak için mi atılıyor?

Savaş uçaklarımız, insansız Heronlar Kandi’lin dağına taşına mı bomba yağdırıyor?

Peki, kim bu ordu içinden haber sızdıran hainler?

Yıllardır nasıl oluyor da TSK’nın içinde bu ajanlar barınabiliyorlar?

Çocuklarımız dağlarda haince kurşunlanır, şehit edilirken demek ki ordu içinde kıkır kıkır gülen ve zevkinden dört köşe olan şerefsizler de varmış.

Bu ihanetler karşısında namuslu şerefli hiçbir vatandaş, hiçbir asker, hiçbir devlet adamı susamaz. Ve susmamalıdır da.

Bedeli ne olursa olsun bu hainler derhal ortaya çıkarılıp ibreti alem için en ağır bir şekilde cezalandırılmalıdır.

Allah’a, hesap gününe iman eden, vatanını, halkını seven hiçbir asker, hiçbir vatandaş bu ihaneti yapamaz, bu ihanete göz yumamaz.

‘’Silahlı kuvvetler bu savaşta başarılı olursa bu başarı AKP hükümetine mal edilir ’’ diye TSK içinde düşünenler, terör örgütüyle işbirliği yapanlar varsa meydana çıkarılmalı, hiç gözünün yaşına bakılmaksızın ‘’Kurşuna dizilmelidir.’’ Çünkü, bu bir savaş suçudur.

Terörle, bölücülerle mücadele etmek sadece AKP hükümetinin değil, top yekûn Türkiye’de yaşayan herkesin, her kurumun görevidir.Yalnız güvenlik güçlerinin de değil.

Halen TSK içinde Ergenekoncuların varlığı biliniyor. Ergenekon operasyonlarıyla bunların başları teker teker eziliyor. Şimdi onlar yaralı yılan gibi, halkımıza ve meşru hükümete daha kızgın, kinli ve öfkeli olduğunu, bunların kimi komutanlarca korunup kollandığı, etkili ve yetkili makamlara getirilmek istendiği de YAŞ toplantılarında tartışma ve istifa konusu olduğu da milletimiz biliniyor.

Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel kurum içindeki çürümüş, kokuşmuş ve ordunun ve milletin başına bela olan (sayıları azda olsa) bu ihanet şebekesini bulup meydana çıkarması ve tasviye etmesi bu savaşı kazanmaktan daha önemlidir. Zira TSK içinde yıllardır milletiyle ve onun değerleriyle savaşan Ergenekoncular ve içerideki hainler var oldukça otuz yıldır kazanılamayan bu savaş hiçbir zaman kazanılamaz.

Ordunun içindeki ihanet şebekeleri, parazitler, diktatörlük heveslileri, halk düşmanları mutlaka en kısa zamanda temizlenmelidir. Unutulmamalıdır ki, Osmanlı’nın yıkılışı ordunun içinden çıkan bir gurup batı hayranı hainler, yerli işbirlikçiler, zamanın süper gücü İngilizlerin ve batılıların taşeronlardır.

Irak, İran, Suriye ve Türkiye üzerinde bir Kürt devleti kurmak ABD ve İngiliz orijinli bir Proje olup, PKK gibi bazı Kürt örgütleri ve Ergenekoncular gibi ihanet şebekeleri bu işin bu günkü taşeronları olarak kullanılıyor olması sürpriz değil. İran’daki Pjak, Irak’taki Halkın mücahitleri ve Bulucistan’daki Cundullah gibi illegal yapılanmalar da ABD ve diğer batılı ülkelerin eseri.

Düşmanla koalisyon yapan içimizdeki hainleri temizlemeden hangi savaşı, nasıl kazanabiliriz? Bunlar bizim çocuklar diyerek koruma altına almayacağını umduğumuz Org. Necdet Özel’e büyük görevler düşüyor.

Bu millet en acil bir şekilde Genelkurmay Başkanından TSK’yı yıllardır içerden kemiren ve milletin gözünden düşüren ordunun içindeki Kandilin söndürülmesini bekliyor.

Artık yeter, GATA, karargâhlar ve ordu evleri bu hainlerin sığındığı limanlar olmaktan çıkarılsın.

Arif Altunbaş – Haber 7
arifaltunbas@hotmail.com

TSK İçinde Darbeci Damar Hâlâ Aktif

1997’de YAŞ kararıyla TSK’dan atılan Emekli Binbaşı Mustafa Hacımustafaoğulları, savcıların ihbar kabul edeceği şok ‘darbe planları’nı Akit’e anlattı.

TSK içindeki darbeci damarın kesilmediğini söyleyen Hacımustafaoğulları, bugün halen darbe planları yapıldığını ifade etti. Hacımustafaoğulları, BÇG’ye karşı kurmayı düşündüğü Doğu Çalışma Grubu ve bunun neden sonuçsuz kaldığını da ilk kez Akit’e açıkladı.

Silahlı Kuvvetler’in son 10 yılda geçirdiği değişim çok konuşuluyor… Ordunun bugün geldiği nokta nedir?

Çok ciddi farklar var. Ordu mensupları, almış olduğu eğitim gereği, ülkenin sahibi olarak kendisini görüyor. “Siviller her an yanlış yapabilir. Siviller potansiyel tehlike ve tehdittir. Ülkenin sahibi askerdir.” Bu bilinçle yetiştiriliyor asker! Durumdan vazife çıkartan bir anlayış, dizayn etme anlayışı var eğitiminde… Halbuki Türkiye, anayasada tanımlanan haliyle, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Yani Türkiye’nin yönetiminden sivil iradeyle gelen iktidar sorumludur. Askeri politikalar da buna dahildir. Silahlı Kuvvetler, hiçbir zaman kendini siyasi iradenin faaliyet alanı içinde göremez. Ama maalesef, geçtiğimiz 10 yıllarda Silahlı Kuvvetler’in içindeki gruplarca Türkiye’de siyasi ortam şekillendirildi. Siyasiler istifaya zorlandı, neler neler yaşandı… Geçmişte ordu, siyasetin emrinde değildi, tam tersine siyaset ordunun emrindeydi.

Siyasete balans ayarı yapıyordu ordu, biliyorsunuz. Çevik Bir söylemişti bunu ve kimse de ona “Sen kimsin?” diyemedi. Bu yanlışı yürekli bir şekilde ortaya koyan yoktu, söyleyenlerin başına gelmeyenler kalmıyordu. Bugün geldiğimiz nokta ise 12 Eylül 2010 referandumunun ardından en başta ‘üniformalı anayasa’dan kurtuldu. Bugün çok farklı bir noktadayız. Yüksek Askeri Şura kararlarına yargı yolu açıldı mesela… Zihniyet değişti, en başta bunu söylememiz gerekir. Kenan Evren’den hesap soruluyor bugün, hiç akla gelecek bir şey değildi. Türkiye’nin darbecilere hesap sorması bile çok büyük bir aşama katettiğinin göstergesidir. Darbe planları ortaya çıkarıldı ve Ergenekon yargılanıyor bugün… Askerin “lâyüsel” (hesaba çekilmez) durumu değişti, bugün muvazzaf tutukluların sayısını aklınıza getirin, Türkiye’de nelerin değiştiğini görün!

Askeri okullardaki eğitim anlayışına nasıl bakıyorsunuz?

Zemin, darbeci zihniyet yetiştirmeye çok müsait… Eğitim sisteminde yanlışlık var. Evvelâ TSK’ya eleman temininde izlenen yol yanlış. Delikanlı askerî liseye girmek istiyor, annesi başörtülüyse kabul olunmuyor. Bu ne demektir ya hu! Ayrımcılığın daniskasıdır bu. O zaman siz hangi kesimden orduya eleman alıyorsunuz? Bu ülkenin kadınlarının yüzde 70’i başörtülü… Türkiye’nin gerçeği bu! Sen kalkıyorsun, yüzde 70’i yok sayıyorsun. Oysa ortalamaya vurduğun zaman TSK’daki askerlerin yüzde 70’inin hanımının başörtülü olması lazım. Peki, benim askerlikten atılmamın sebebi ne? Hanımımın başörtülü olması… Türkiye’nin gerçeğine aykırı. Ordunun bütün mensuplarını plajdan seçmesine benziyor bu durum. Aynı şekilde eğitim sisteminin de değişmesi lazım. Bakanlık, askeri okullara müfettiş gönderebiliyor mu?

Mardin ve Diyarbakır’da PKK’nın yaptığı saldırılarda ağır kayıplar verdik.

Tabii saldırılarda her yurttaşımız gibi biz de üzüldük… Fakat ertesinde gelen ‘Özel Harekat’ın yeniden canlandırılması kararı olumlu bir gelişme… Yerinde bir karar… Kesinlikle Silahlı Kuvvetler terörle mücadelede kullanılmamalı… Hatada ısrar etmenin bir anlamı yok. Teröristlerin korkulu rüyasıydı özel timler, bunu herkes biliyor. 30 bin ciğerparemizi kaybettik. Ben öyle inanıyorum ki hükümetin başlattığı bu çalışmalardan sonra Kandil’deki teröristler kara kara düşünmeye başlamıştır. Ayrıca askerlik eğitimi de temel askerlik eğitimi olarak 3 ay gibi bir süreyi kapsamalı…

Siyaset-TSK ilişkilerini nasıl görüyorsunuz?

Türkiye’de AK Parti’yle çok farklı bir ortam oluştu. Bir istikrar ortamı var bugün. Darbelerin 3 temel sebebi var: Birincisi darbeci damar; bu ekip her zaman var. Şu anda da var. Sadece yöntemler değişti. Yöntemleri değişti ama halen TSK içinde darbeciler var. Yargılamalardan ders aldıkları için şu anda bu tür konuları yazışmalarla yapmıyorlar, sözlü halde rapor veriyorlar birbirlerine… Telefonlar kullanılmıyor, bir araya geldiklerinde görüşmüyorlar, şimdilerde bu şekilde yürütüyorlar bu planları… Uyandılar artık, belge bırakmama gayretindeler. Şimdilerde azınlık halinde sürdürüyorlar bu planları…

Nerede yoğunlaşıyorlar peki?

Karada da var, denizde de, havada da! Her yerde varlar. Planları hepsi için geçerli.

Türkiye’deki darbelerin sebebi?..

Birincisi darbeci damar dedik… İkincisi yasal dayanak… Kenan Evren darbeyi yaparken kılıfını da hazırladı, bu şekilde yaptılar bu işleri… Yasalardan darbeye kılıf hazırladılar. Üçüncüsü de siyasi istikrarsızlık. Türkiye’de 2002’den bu yana darbe yapılamamasının en temel sebebi siyasi istikrarın var olmasıdır. 2002’den bu yana neden darbe yapılamadı? Çünkü güçlü bir siyasi irade var. Hadi deyince yıkılacak bir iktidar yok şu anda. Geçen seneki YAŞ, bunun en güzel örneği oldu. Diklenmeyen fakat dik duran anlayış, milletin de dikkatini çekti.

Balyoz, Sarıkız, Ayışığı idi eski darbe planlarının isimleri… Yenilerinin de isimleri var mı?

Var tabii… Kod isimlerini de buldular. Tilki, Kurt, Kartal, Martı gibi isimleri var yeni darbe planlarının… Bunlar tabii geçmişte hazırlanan Suga, Oraj, Sakal, Çarşaf gibi planların yeni karşılıkları…

Siyasi destekleri olduğu düşüncesinde misiniz?

O yol tıkandı bugünkü haliyle… Türkiye’deki siyasal ortam büyük ölçüde değişti. O yüzden öyle bir destek bulmaları zor.

Tutuklamalar sonrası orduya saygının azaldığı yönünde bir görüş var, ne dersiniz?

TSK içindeki bazı çetelerin yapmış olduğu faaliyetler tabiidir ki milletin orduya duyduğu güveni azaltacaktır. Askerî okullara başvurular yüzde 30’lar oranında düştü. Halkın bunları doğru bulması beklenemez. Bölgemizde güçlü bir orduya ihtiyaç var. Bunu kimse inkâr edemez ama milletiyle beraber güçlü bir ordu lazım. Bugün bütçede en büyük pay ordunun ve millet orduya verdiği parayı kıskanmıyor. Çünkü kendisini koruyan güç ordudur. Ama orduda yanlış oluşumlar varken de sırf ‘orduya saygı azalmasın’ diye bu operasyonlar ertelenemez. “Ordu milletin gözbebeğidir.” Kimse kusura bakmasın, ordu bu haliyle gözbebeği falan değil! Gözün biri kör! Orduyla alakalı atılması gereken adımlar atıldığı takdirde orduya güven nihai aşamada tavan yapacaktır. Geçmişteki gibi CHP’yle işbirliği halindeki orduya güven mi olurmuş?

FAHRETTİN DEDE / YENİ AKİT