Arşiv

Posts Tagged ‘genelkurmay’

GENELKURMA’DAN DİSPLİN CEZALARINA YENİ DÜZENLEME

Eşcinselliğe ihraç, yasaya girecek

TSK disiplin cezalarını baştan düzenleyerek ‘ceza puanı’ sistemine geçiyor. Personele belli bir puana ulaştıktan sonra ceza verilmesi öngörülüyor.

Güncelleme:26 Kasım 2012 09:01

İlk kez kanuna giren ve en ağır disiplin suçu kabul edilen eşcinselliğin cezası ise meslekten atılma. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin TSK’daki disiplin cezaları nedeniyle Türkiye’ye üst üste verdiği mahkumiyet kararları üzerine Genelkurmay Başkanlığı, disiplin cezalarını sil baştan düzenledi. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın bugün Bakanlar Kurulu’nda sunumunu yapacağı tasarı “ceza puanı” gibi radikal düzenlemeler içeriyor. Tasarıya göre, askerlikte disiplin suçu olarak kabul edilen her davranışın bir ceza puanı olacak. Bu ceza puanları sicillere işlenecek.

Kademeli ceza sistemi

Reklam

Belirli bir ceza punanına ulaşan personele “Uyarma, Kınama, Aylıktan Kesme, Terfi Durdurma ve Meslekten Atılma “ şeklinde kademeli cezalar uygulanacak.

Hangi cezayı kim verecek?

Disiplin cezaları, “Disiplin Amiri, Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulu” şeklinde üç aşamalı bir mekanizma tarafından uygulanacak. Uyarma, Kınama ve Aylıktan Kesme cezaları Disiplin Amirleri tarafından; Terfi Durdurma cezası, Disiplin Kurulu’nun kararıyla, Meslekte Atılma cezası amirlerin isteği üzerine kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilecek.

Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulu’nun disiplin amirinin isteğinin dışında ayrı bir ceza tayinine yetkisi olmayacak. Cezayı ya kabul ya da reddedecek. Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorunda olacak.

Önce savunması alınacak

Askeri personel hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyecek. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan personel, savunma hakkından vazgeçmiş sayılacak.

Disiplin cezaları personelin “özlük dosyasına” işlenecek. Meslekten çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından belirli süre geçtikten sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının “özlük dosyasından” silinmesini isteyebilecek. Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz edilebilecek. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gün olacak. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşecek. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvuru yolu açık olacak.

Eşcinseller ordudan atılacak

Tasarıda, eşcinsel ilişki, “gayri tabii mukarenet” şeklinde tanımlandı. Buna göre, eşcinsellik en ağır disiplin suçu olarak kabul edilecek ve meslekten atılma cezası uygulanacak. TSK’da meslekten atılma cezaları, adam öldürme, ağır hapis veya bir seneden fazla hapis cezası alma, Askeri mahkemeler tarafından üç aydan fazla hapis cezası alanlar, rüşvet ve dolandırıcılık, yolsuzluk yapma, devlet sırlarını açığa çıkarma gibi suçlarda veriliyor.

Eşcinsellik, TSK’nın farklı düzenlemelerinde farklı isimler altında ceza nedeni sayılıyor. Bu nedenle ordudan atılan çok sayıda rütbeli de bulunuyor. Ancak tasarıyla eşcinsellik ilk kez disiplin hukuku kapsamında “gayri tabii mukarenet” adı altında açıkça nitelendi. Tasarıda disiplin ve ahlaki suçlar nedeniyle verilen atılma kararları YAŞ’a gitmeyecek. Ancak bu kararları yargı yolu açık olacak.

‘Disko’ cezası kalkacak

Mevcut Askeri Ceza Kanunu’nda; Astsubaylardan başlayan ve orgenerale kadar uzanan rutbeliler ile Milli Savunma Bakanı’nın kendi iradeleri doğrultusunda 2 günden, 28 güne kadar verebildikleri “oda hapsi” cezası kalkacak. Kamuoyunda “disko” olarak bilinen oda hapsi yerine haftasonu iznine çıkmama cezası uygulanacak. Böylece AİHM tarafından Türkiye’ye hakkında bu nedenle açılan bir çok dava düşmüş olacak.

EŞCİNSELLER İSYANDA

İnsanca Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Okşan Öztok, eşcinselliğin ordudan atılma nedeni olarak yer almasına sert tepki gösterdi. ABD’de eşcinsellere askerlik yaptırıldığını anımsatan Öztok, şunları kaydetti: “Tamamen insan haklarına aykırı. Bir kişinin yaptığı görevle, hayatındaki tercihleri ayrıldır. Yaptığı yedi içtiği ile görevi arasında ilgi olmamalı. Hiçbir tercih vatani görevi yerine getirmeye engel olmamalı.”

KAYNAK : http://haber.mynet.com/escinsellige-ihrac-yasaya-girecek-664018-guncel/

***********************

ASDER ONURSAL BAŞKANI EMEKLİ TUĞAMİRAL ADNAN TANRIVERDİ’NİN YAPILAN DEĞİŞİKLİK İLE İLGİLİ YORUMU

Bu düzenleme, TSK’den çıkarılma için YAŞ yerine yeni idari bir heyet oluşturuluyor. Mevcut durumu Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulları vasıtasıyla devam ettirilmek isteniyor.

Subay ve astsubayları Silahlı Kuvvetlerden çıkarılmak için Askeri Ceza Kanunun 30. maddesi yeterli iken, kişilerin yargılanmadan Silahlı Kuvvetlerden çıkarılmasını sağlayacak bir düzenlemedir.

Askeri Ceza Kanunun 30. maddesinde

“Aşağıda yazılı hallerde subay, astsubay, uzman jandarmalar ve özel kanunlarında bu cezanın uygulanacağı belirtilen asker kişiler hakkında, askeri mahkemeler veya adliye mahkemelerince asıl ceza ile birlikte, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilir. Bu husus mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa dahi, Silahlı Kuvvetlerden çıkarmayı gerektirir.

A) Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere ölüm, ağır hapis, bir seneden fazla hapis cezası ile hükümlülük halinde,

B) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle hükümlülük halinde.

Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere, askeri mahkemelerce üç aydan fazla hapis cezası ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilebilir.

Halen;

Disiplin amirinin cezalandırma yetisi var.

Üyeleri Hakim olmayan ve Alay ve üstü birliklerde oluşturulan disiplin mahkemeleri var.

Üyeleri Hakim olan ve Kolordu ve üstü komutanlıklarda kurulan Askeri mahkemeler var.

Şimdi, anlaşıldığı kadarıyla, disiplin amirleri ile Disiplin mahkemeleri arasına bir de Disiplin Kurulları getiriliyor.

Disiplin Mahkemelerinin üst ceza yetkisi 60 gündür. Yanı bu mahkemelerin dahi silahlı kuvvetlerden çıkarma yetkisi yok iken, mahkeme olmayan, idari bir kurum olan Disiplin Kurullarına Silahlı Kuvvetlerden çıkarılma yetkisi veriliyor.

Yeni düzenleme hukuki değildir.

Askeri Mahkemeleri baypas etme amacına dönüktür.

Silahlı Kuvvetlerde çıkarılma yetkisinin, yargı yerine idari kademelere verilmesi anlaşılabilir gibi değildir.

Bu tür yetkiler, ancak ideolojik kadrolaşmanın vasıtası olarak kullanılabilir.

Silahlı Kuvvetlerden çıkarma askeri mahkeme kararı ile olmalı. Disiplinsizliği önlemek için de, tazminatını ödemesi şartı ile, hizmet yılına bakılmadan, kişilere Silahlı Kuvvetlerden ayrılma hakkı verilmelidir.

Adnan Tanrıverdi
Emekli General
Yönetim Kurulu Başkanı

SADAT ULUSLARARASI SAVUNMA
DANIŞMANLIK İNŞ. SAN. VE TİC. A.Ş.
Adres: Adnan Kahveci Mah. Caner Sok.
No:3/5 Beylikdüzü İstanbul
Tel:  0212 855 19 72
Faks: 0212 855 19 75
Eposta: atanriverdi@sadat.com.tr
http://www.sadat.com.tr

Cumhuriyet tarihinde bir ilk

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, “İnternet Andıcı” soruşturması kapsamında tutuklandı…
Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk edilen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ tutuklandı.

Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinde, soruşturmayı yürüten özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından ”şüpheli” sıfatıyla ifadesi alındıktan sonra tutuklanması istemiyle İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilen Başbuğ’un işlemleri tamamlandı.

Mahkeme, emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un tutuklanmasına karar verdi.

Başbuğ, 7 saat süren savcılık sorgusunun ardından, TCK’nın 314/1. maddesi gereğince ”örgüt yöneticiliği” ve 312/1. maddesi gereğince de ”cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçlarından tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk edilmişti.

İlker Başbuğ’un bir hafta içinde karara itiraz etme hakkı bulunuyor. İtiraz yapılırsa, bunu da, bu kez tüm heyetiyle birlikte 12. Ağır Ceza Mahkemesi değerlendirecek.

İlker Başbuğ, Cumhuriyet tarihinde sivil mahkemece tutuklanan ilk eski genelkurmay başkanı…

 

İlker Başbuğ’u kim yargılayacak. Hukukçular ve gazeteciler HABERTURK.COM’a konuştu

İlker Başbuğ hakkında soruşturma başlatıldı

İnternet Andıcı Davası kapsamında önemli gelişme…
02 Ocak 2012 Pazartesi, 16:50:52
ilker başbuğ internet andıcı davası soruşturma

HABERTURK.COM

İnternet Andıcı Davası kapsamında eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında, İstanbul Özel Yetkili Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen İnternet Andıcı davadasında cuma günü ara kararlar açıklanmış, mahkeme, sanıkların savunmalarıyla ilgili beyanlarında ve belgelerde adı geçen Orgeneral Başbuğ hakkında gereğinin takdir ve ifası için Beşiktaş’taki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasını karara bağlamıştı.

Mahkemenin bu kararı Başbuğ hakkında suç duyurusu anlamına geliyordu.

HABERTURK.COM, Genelkurmay Eski Başkanı Org. Başbuğ’un nasıl yargılanabileceğiyle ilgili uzmanlarla konuşarak, özel haberle konuya açıklık getirmişti…

Anahtar Kelimeler
ilker başbuğ, internet andıcı, internet andıcı iddianamesi

Kategoriler:ADALET, ASDER, ayim, hukuk, kanun, tsk Etiketler:, , , ,

Genelkurmay’ın açıklamadığı rakam

Bedelli askerliğin 30 yaşın altına düşmemesinde, Genelkurmay’ın ayrıntılarını vermediği sayısal bir dökümün etkili olduğunu biliyor muydunuz?

Bedelli askerlikte yaşın 30 olarak açıklanması, bedelli bekleyen 25-30 yaş grubu arasındaki gençlerde büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu.

Daha önce çıkan 3 bedelli yasasında yaş grubu da bu kadar yüksek değildi, ödenmesi gereken bedelde…

Başbakan Erdoğan’ın bedelli konusunda  kamuoyu beklentilerini karşılayacak bir açıklama yapmamış olması, hatta yaş olarak 30’u, bedel olarak da bu hakkı kazananların yüzde 60-70’inin ödemesi mümkün olmayan 30 Bin TL’yi baz almasının nedenlerini kamuoyu doğal olarak merak ediyor.

Kamuoyunun bir bölümünün inancına göre Genelkurmay Hükümeti yanıltıyor.

Genelkurmay Başkanlığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) personel açısından sayısal dökümüyle ilgili önceki gün yaptığı açıklamayla bir ilke imza attı.

Fakat bu açıklamada herkesin merak ettiği bir detay yer almadı.

Halbuki bu ayrıntı, bedelli askerlikte yaşın neden 30, bedelin ise adeta, bu rakamı pek çoğu ödeyemesinler ki, tıpış tıpış kışlanın yolunu tutmak zorunda kalsınlar şeklinde belirlenmiş olmasının bir çeşit izahı şeklindeydi.

Önceki gün Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, TSK bünyesinde görevli uzman personel, yükümlü asker ve sivil personelin toplam sayısı 720 bin kişi.

Bu rakam içinde erbaş ve erlerin sayısı 458 Bin 368.

Oldukça büyük bir rakam.

Üstelik kamuoyunda askerlik denilince akla gelen kesim de bunlar…

Şöyle bir hesap yaptığınızda er ve erbaş başına 1,57 oranında diğer askeri personel düşüyor.

Keşke bunlar da açıklansaydı…

Genelkurmay’ın açıklamasında yer almayan en önemli ayrıntı, 458 Bin 368 askerin ne kadarının doğrudan askerlik mesleğiyle ilgili işlerde görevlendirildikleri…

Açıklamada keşke bu ayrıntılar da yer alsaydı.

Ne kadarının patates soğan soyduğu, ne kadarının orduevlerinde subaylara hizmet ettiği…

Ne kadarının Silivri’den kameralara yansıdığı gibi emekli subayların ayakkabılarını sildiği… (İzleyiniz)

Geçtiğimiz yıl 26 Ekim’de Star gazetesinin bir haberi, ‘Bir ordu’ çay servisi yapıyor şeklindeydi.

Haberde, “Askerlik süresi ve bedelli ile ilgili çalışmalar ve tartışmalar sürerken TSK’ya ait sosyal tesislerde hizmetli er olarak görevlendirilen askerlerin sayısının 65 bini aştığı belirtildi. Bu rakama askeri lojmanlarda görevlendirilen hizmet erleri dahil değil” deniliyordu.

Haberin devamında ise; “Muharip görevler üstlenmeyen, silahlı ve fiziki eğitim yapmayan bu erler işçi sayılabilecek statüde 500 tesiste görev yapıyor. Sosyal Hizmet Tesisleri olarak anılan tesisler; Orduevi, Tatil Kampı, Havuzlu ve restoranlı tesisler, subay ve astsubay restoranları ve Gazino’dan oluşuyor. Bu tesislerde erler, rütbeli personele hizmet sunuyor. Ayrıca Lojmanlarda da az sayıda er bu tip işlerde istihdam ediliyor” şeklinde ayrıntılar aktarılıyordu.

TSK’nın personel sayısına ilişkin sayısal dökümlerin de yer aldığı haberde verilen rakamlar Genelkurmay’ın son açıkladığı rakamlarla büyük ölçüde örtüşüyor ve şu tespitte bulunuluyordu; “TSK’nın maaş ödediği personel sayısı yaklaşık 270 bin. Dünyanın pekçok büyük ülkesinin ordusundan bile fazla…”

Başbakan Erdoğan bedelli konusunda dün partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, “Ön gördüğümüz yaş sınırıyla asla güvenliğimizle ilgili zaafiyete izin vermiyoruz. Asker ihtiyacımızla ilgili sınırı aşmıyoruz” dedi.

Silah altında 458 Bin 368 asker olmasına rağmen, sürmekte olduğu iddia edilen asker ihtiyacının gerçekte ülke güvenliğiyle doğrudan ilgili olan alanlarda mı, yoksa ‘Bir ordu’ çay servisi yapıyor şeklinde geçtiğimiz yıl Star’a da manşet olduğu haliyle daha çok askerlikle doğrudan alakalı olmayan hizmet alanlarıyla ilgili mi olduğu hususu da açıklığa kavuşturulmalıdır. 458 Bin 368 askerin nerelerde istihdam edildiği çok daha açık ortaya konulmalıdır.

Görev yaptıkları dönemlerde ülkenin geleceği ile ilgili ciddi siyasi kararlar alan ve her daim göz önünde olan bakanlar daha sonrasında ciddi bir koruma çemberinde olmazlarken, kamuoyunun pek çoğunun ismini bile bilmediği emekli generallere Mehmetçik tahsis edilmesi kamuoyu tarafından sorgulanmaktadır.

Bu anlayış sürerse ülkenin nüfusu 100 Milyon, asker sayısı da 1 Milyon da olsa asker ihtiyacı bitmez.

Yazık oluyor en verimli çağında ülkenin evlatlarına… Hayatın içinden koparılıp alınıyorlar. Elleri silah tutmayı öğrenemeden çatışmaya sürülüyorlar.

Kaymakamlığa ara verip askere gidenler, doktorasına, doçentliğine ara verip kışlanın yolunu tutan akademisyenler, çay çorba işiyle uğraşıyorlar. İşini düzenini, evini barkını kurmuş insanlar 30’lu yaşlarında askerliğe icbar ediliyorlar. Bedelini ödeyemeyenler de kışla yoluna revan oluyorlar.

Bakalım bu çarpık askeri sisteme kökten neşter vuracak siyasi iktidarları ne zaman görecek ülke…

Profesyonel orduya ne zaman geçeceğiz…

Prof. Dr. Osman Özsoy – Haber 7
http://www.osmanozsoy.com.tr
http://twitter.com/ozsoyyazilar

TSK’da Peryodik HASDAL Mesaisi !

Necdet Özel’in, darbe planları kapsamında tutuklu bulunan askerleri, Cezaevi’nde ziyaret etmesinden sonra TSK’da sıra dışı bir uygulama başladı.

Tutuklu subayların ziyareti TSK’da periyodik hale getirildi. Ziyaretlerden sonra rapor hazırlanıp üst makamlara sunulmaya başlandı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in Hasdal’daki Balyoz ve Ergenekon sanıklarına yaptığı ziyaretin ardından perde arkasında yaşanan sıra dışı gelişmeler de gün yüzüne çıktı. Hasdal’a yapılan ziyaretlerin peryodik ve adı konulmamış bir görevlendirme şeklinde yapıldığı, üstelik ziyaretler sonrası rapor hazırlanıp üst makamlara arz edildiği anlaşıldı.

OPERASYONU BIRAKIP HASDAL’A GİTTİ

Özel’in 27 Ekim 2011’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu’ndan (MGK) 3 gün sonra yaptığı ziyareti diğer kuvvet komutanlarının ziyareti izledi. Dikkat çekici bir başka ziyaret ise Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Abdullah Recep’ten geldi. Üstelik Recep’in, 19 Ekim’de Hakkâri’nin Çukurca ilçesindeki terör saldırısında 24 askerin şehit düşmesinden bir gün sonra operasyonun başında olması gerekirken Hasdal’a ziyaret gerçekleştirdiği öne sürüldü. Sözkonusu ziyaretin Korgeneral Recep’in inisiyatifiyle olmadığı ifade ediliyor. Hasdal ziyaretçisi generallerin görev dönüşü üstlerine rapor hazırlamalarının da TSK’da teamül haline geldiği belirtiliyor. Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Recep’in de böyle bir rapor hazırladığı ifade ediliyor.

DARBE SANIĞINA KURUMSAL DESTEK

Üstten asta doğru halka halka devam eden ve devletin tüm imkanları kullanılarak gerçekleştirilen ziyaretlerin meslek dayanışmasının ötesine geçtiği kaydedilirken hem Hasdal hem de Silivri’ye yapılan ziyaretlerin arkasında kurumsal desteğin olduğuna işaret ediliyor. Ziyaretlerin tüm masraflarının TSK’ya fatura edilmesinin de ziyaretlerin kurumsal bir kararla yapıldığının göstergesi olduğuna dikkat çekiliyor. Ziyaretlerin yol parasının, yenilen yemeklerin ve karşılamaların tamamen devlet imkanlarıyla sağlandığı ifade ediliyor.

İŞTE DEVLETİN ÖDEDİĞİ FATURA

Generallerin ziyaret programı şöyle işliyor:

Hasdal’da tutuklu general ve subayları ziyaret için erkenden Etimesgut Havaalanı’na gidiliyor. Ziyaretçi generalleri ve subayları bekleyen uçaklara binilip İstanbul Havalimanı’na uçuluyor. İstanbul’da bu general ve subayları yine özel araçlar karşılıyor ve Hasdal’a yola çıkılıyor. Ziyaretten sonra akşam tekrar uçakla Atatürk Havalimanı’ndan Etimesgut’a uçuluyor.Uçuş ve karşılamada kullanılan bütün araçlar ve bunların giderleri TSK tarafından karşılanıyor.

Havacıların perşembe trafiği

Hava Kuvvetleri’nde de geleneğe dönüşen Hasdal ziyaretlerinin her hafta perşembe günü düzenli olarak yapıldığı, bu ziyaretlere 6-7 general ile 25-30 kadar subayın katılımının sağlandığı öne sürülüyor. Hava Kuvvetleri’nde resmileşen ziyaretlerde gidecekleri bizzat Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mehmet Erten’in belirlediği ve görevlendirdiği iddia ediliyor.

TALEPLER KARARGAHA İLETİLİYOR

Hava Kuvvetleri üst düzey personelinin Hasdal’daki Balyoz sanığı havacı subayları ziyaretinin sadece ziyaretle kalmadığı da belirtiliyor. Ziyaretçe subayların sürmekte olan dava ile ilgili tutuklu personelin isteklerini alarak Karargâh’ta Kurmay Başkanı Korgeneral Nezih Damcı ile Hava Kuvvetleri Komutanı Mehmet Erten’e ilettikleri aktarılıyor.

HUKUKİ DESTEK ÇALIŞMASI

Alınan talepler doğrultusunda, İstanbul Merkez Komutanlığı ve Adli Müşavirlikler’in tutuklu personele hukuki destek için çeşitli çalışmalar yürüttükleri iddia ediliyor. Bazı askerlerin “Tutuklamalardan sonra general sayımız azaldı artık Karargâh’ta işleri yürütemiyoruz” sitemine karşılık, Hava Kuvvetleri’ndeki generallerin yarısının her hafta Hasdal’a gönderilerek mesaiden bir gün uzak kalmaları ise kafaları karıştırıyor.

Fenerbahçe Lobisi yönlendiriyor

♦ Koşaner döneminde zirve yapan Fenerbahçe Orduevi Lobisi’nin etkinliğini artırdığı belirtildi. 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Yalçın Ataman’ın, emekli paşalar ile görevdeki generallerin buluşmasını koordine ettiği iddia edildi.

♦ Generallerin yarısının haftalık mesailerinin bir gününü Hasdal ziyaretine ayırdığı anlaşıldı. Ziyarete gitmeyen askeri personele karşı mahalle baskısı oluşturulduğu iddia edildi.

Ağustos ayında istifa eden Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral Işık Koşaner döneminde karargahı etkisi altına alan “Fenerbahçe Orduevi Lobisi”nin son dönemlerde etkinliğini yine artırdığı belirtiliyor. Özellikle 1. Ordu Komutanı Orgeneral Yalçın Ataman’ın Fenerbahçe Orduevi’nde yaşayan emekli paşalarla muvazzaf paşaların buluşmasını koordine ettiği iddia ediliyor. Silivri’deki davalarda ise daha önce benzeri darbe döneminde Yassıada yargılamalarında görülen uygulamaların sürdüğü kaydedildi. Muvazzaf askerlerin duruşma salonuna girip davaları takip ettiklerine işaret edildi.

Cezaevi yönetimi seferber oluyor

Tutuklu ziyaretlerinde kanunen birçok zorluk bulunmasına rağmen general ve subayların Balyoz sanıklarını ziyaretlerini kolaylıkla gerçekleştirdiklerine dikkat çekiliyor. Normal bir tutukluyu ziyaret için akrabalık bağı aranırken Hasdal tutukluları için hiçbir akrabalık bağı bulunmadığı halde cezaevi yönetiminin bütün imkanlarını seferber ettiği belirtiliyor.

MAHALLE BASKISI

Bu arada Hasdal ziyaretlerinin karargâhlarda ilginç bir mahalle baskısına da dönüştüğü ortaya çıktı. Tutukluların, karargâh ve kıtalarda görev yapan, ancak ziyarete gitmeyen TSK personeline “Onu şimdi daha iyi tanıdım” şeklinde mesaj gönderdiği ifade ediliyor. Tutuklu eşlerinin de komuta kademesini ağır söz ve davranışlarda bulundukları öğrenildi.

Tutuklu askerler için her ay 500 TL

Küçük suçlardan dolayı çok sayıda personelin ilişiği kesilirken TSK’nın hükümeti yıkmaya çalışan personeline yaptığı kurumsal yardımların bunlarla da sınırlı kalmadığı belirtiliyor. Ergenekon ve Balyoz sanıkları için TSK personelinden zorla para toplandığı medyaya yansımıştı. Söz konusu uygulamanın devam ettiği vurgulanırken, tutuklu personelin ailesine TSK Dayanışma Vakfı’dan yardım yapıldığı ifade ediliyor.

GENERALLERDEN DE ALINIYOR

Ayrıca, Genelkurmay Adli Müşavirliği’nde Hakim Albay Şakir Aytaş tarafından TSK Dayanışma Vakfı’ndan daha geniş tutuklu personelin istifade etmesi ile ilgili çalışmanın yürütüldüğü iddia ediliyor. Hava Kuvvetleri’nde ise Hasdal sanıklarına desteğin ilginç boyutlara ulaştığı belirtilirken, her ay kuvvetteki bütün generallerden ve bazı albaylardan tutuklu general ve subaylara yardım amacıyla 500 TL para toplandığı aktarılıyor.

54’ü general 170 muvazzaf

Hasdal Askeri Cezaevi ve Hadımköy’de cezaevine dönüştürülen eski 1. Zırhlı Tugay Komutanlığı Karargâh Binası’nda Ergenekon ve Balyoz davalarından 54’ü general ve amiral, toplam 170 muvazzaf subay tutuklu bulunuyor. İşte o muvazzaflardan bazıları:

Harp Akademileri Komutanı Org. Bilgin Balanlı.

EDOK Muhabere Destek Eğitim Komutanı Korg. Nejat Bek.

Harp Akademileri Komutan Yrd. Korg. Yurdaer Olcan.

1. Hava Kuvveti Komutanı Korg. Korcan Pulatsü.

Hava Eğitim Komutanı Korg. Ziya Güler.

Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu.

MEBS Başkanı Koramiral Kadir Sağdıç.

Harita Genel Komutan Vekili Tümg. Gürbüz Kaya.

Jandarma Denetleme ve Değerlendirme Başkanvekili Tümg. Halil Helvacıoğlu.

DKK Plan Prensipler Başkanı Tuğamiral Ramazan Cem Gürdeniz.

Bugün 

Genelkurmay personel sayısını açıkladı

Genelkurmay Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan personel sayısını açıkladı. İşte orgeneralden ere kadar olan tüm statüdeki sayı:

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, TSK’da 365 general-amiral görev yapıyor. 39 bin 975 subayın bulunduğu TSK’da, astsubay sayısı 95 bin 824 olarak duyuruldu.

Silahlı Kuvvetler bünyesinde 24 bin 700 uzman jandarma, 40 bin 515 de uzman erbaş statüsünde görevli istihdam ediliyor. ”Uzman personel” toplamı 201 bin 379.

Silah altında 465 bin asker var-

6 bin 829’u yedek subay, 458 bin 368’i de erbaş ve er olmak üzere askerlikle yükümlüsü olarak şu an silah altında 465 bin 197 asker kışlalarda görev yapıyor. Genelkurmay’a bağlı kurumlarda 53 bin 424 sivil personel görev yaparken, TSK bünyesinde görevli uzman personel, yükümlü asker ve sivil personel toplamı 720 bin kişi.

TSK’da personel dağılımı şöyle:

Statü                      Mevcut 

General/Amiral             365    
Subay                      39,975 
Astsubay                   95.824 
Uzman Jandarma             24,700 
Uzman Erbaş                40,515 

Sözleşmeli Erbaş/Er     

Uzman Personel Toplamı     201,379

Yedek Subay                6,829  
Erbaş/Er                   458,368

Yükümlü Personel Toplamı   465,197

Askeri Personel Toplamı    666,576
Sivil Memur/İşçi           53,424 

Genel Toplam               720,000

 

http://www.haber7.com/haber/20111121/Genelkurmay-personel-sayisini-acikladi.php

Kategoriler:ASDER, tsk Etiketler:, , , , , ,

Emekli Paşaların LÜKS SALTANATI!

Kenan Evren dışındaki eski cumhurbaşkanları, eski başbakanlar bile emeklilik dönemlerini kendi evlerinde geçiriyor. Emekli generaller ise…

Adem Yavuz Arslan / Bugün

Emekli orgeneral ve oramiraller diğer birçok emekli üst düzey kamu görevlisinin aksine lüks evler, otomobiller, korumalar ve astronomik maaşlarla saltanat sürüyor. Devlete sırtlarını dayayan paşalar, kendileri için özel olarak inşa edilen korumalı lüks konutlarda keyif çatıyor.

Emekli paşaların lüks keyfi

Türkiye’nin kadim tartışma konularından birisi ‘devlet saltanatı’dır. Makam araçları, lojmanlar, korumalar, harcırahlar ve astronomik maaşlar. Bu konuda son yıllarda ciddi düzelmeler yaşandı. Kamunun temsil giderleri azalıyor. Milletvekilleri ve bakanlar artık lojmanlar yerine halkın arasında oturuyorlar. Fakat emekli generaller ve eski kuvvet komutanları konusu istisna.

Orada tam bir saltanat sürüyor. Bu konuda yani emekli Genelkurmay başkanları ve generallerin nerede ikamet ettiği sorusuna cevap bulmanın iki yöntemi var.BirincisiGenelkurmay’a sormak.Diğeri de başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerdeki lüks TSK lojmanlarında kimin kaldığını resmi kayıtlardan sorgulamak. Genelkurmay’ın bu konuya yaklaşımı mevzuat hükümlerini hatırlatmaktan ibaret.

Yani cevap almanız pek mümkün değil. Gerçekte emekli orgeneraller ve oramirallerin çoğu ve bir kısım korgeneraller aslında TSK’nın ‘alarm iskân tesisi’ olarak inşa edilmiş lojmanlarında ikamet ediyorlar. Bu tesisler için bütçeden kaynak ayırma gerekçesi ise alarm durumunda kısa sürüde birliklerin seferber olabilmesi. Bu yüzden kışlalarda ya da yakın mesafelerde iskân planlanmış. Fakat bu sistemin kurgulandığı tarihteki iletişim ve ulaşım imkânları bugünkü gibi değildi.

İÇERİĞİ GİZLİ

Yani askeri gereklilikler için yapılan tesisler emekli generallerinömrünün sonuna kadar kullandıkları tesislere dönüşüyor.Hatta bu ikamet şekli daha görevde iken ve TSK’ya ait oldukça da şatafatlı bir konutta otururken ikinci bir konut tahsisi şeklinde başlatılabiliyor. Emekli olan kamu personelinin hangi şartlarda kamuya ait konutlarda ikamet edebileceği ve ilavene tür hizmetler alabilecekleri Başbakanlık Emniyet HizmetleriK oruma Yönetmeliği ve bunun kopyası olanTSK Koruma Hizmetleri Yönetmeliği’nde belirtilmiş. Ancak garip olan her iki yönetmeliğin hukuki dayanağının farklı olması ve yine her ikisinin de gizli olması.

ÖMÜR BOYU KONUT

EmniyetHizmetleriKoruma Yönetmeliği, 3713 Sayılı Terörle MücadeleKanunu’na dayanarak, emekli personeli terörist saldırı tehdidi karşısında korumayı amaç edinirken, TSKKorumaHizmetleri Yönetmeliği bu kanun dışında birçok mevzuata atıf yapmanın yanı sıra yine Emniyet HizmetleriKoruma Yönetmeliği dışındaki koruma hizmetlerinin nasıl düzenleneceğini açıklamakta.

Uygulamada ise TSKkendisinden emekli olmuş orgeneral ve oramiralleri bu yönetmeliğin bazı hükümlerini esneterek ve istediği gibi yorumlayarak ömür boyu koruma altına almaktan öte konut sahibi yapmakta. Hatta bu yönetmelik ile yetinmeyerek, bu yönetmeliği gerekçe göstererek hazırlanmış olan bir yönerge ile de bu yönetmelikte olmayan birçok ilave imkânların emekli orgeneral ve oramirallere sağlanacağı ilgili birliklere emredilmiş. Devlet doğaldır ki, kamuhizmeti görmüş ve görevi esnasında da özel tedbirler ile güvenliği sağlanmış olan bir kısımkamugörevlisinin güvenliğini, bu görevlerinden ayrılmalarınımüteakip de bu personelin talebi olmasa dahi sağlamayı bir borç olarak görmekte.Bu kapsama girenpersonel arasında Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı ve Başbakan’dan başlamak üzere birçok üst düzey yöneticinin yanı sıraTSK’dan da “Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı ile diğer orgeneral ve oramiraller” sayılmış.

Buraya kadar her şeynormal. Ancak bu noktada bir cümle ile emekli orgeneral ve oramirallerin ahirömürsaadeti başlamakta. Bu da hakkında özel korumakararı bulunan personele emekli olduğu kurumtarafındankonut tahsisi yapılabileceği hükmü.

ÖZEL KORUMA KARARI

Her nedense bütün emekli orgeneral ve oramirallere özel koruma kararı çıkarılıyor ve bunun doğal sonucu olarak da hepsine konut tahsisi yapılıyor. Hatta hernasıl ise daha emekli olmadan bunların hakkında özel koruma kararı çıkarılacağı bilindiği için bunlar konutlarını seçiyorlar. Mesela Başbuğ ve Koşaner. Neden emekli orgeneral ve oramirallerimiz ile resen korunması yönetmelikte belirtilmiş olan diğer generallerin tamamına özel koruma kararı çıkarılır da bir kısmına mesken koruma, araçlı koruma, işyeri koruma gibi diğer çeşit korumakararı çıkarılmaz sorusu cevapsız bir sorudur. Acaba emekli olan vemeslek yaşamlarının büyük bir bölümü terörle mücadelede geçmiş diğer yüz binlerce TSK personelinden sadece 3-5 tanesi için (bunlar daErgenekon davası başta olmak üzere son dönemdeki önemli davalarda yargılanan Alb.Temizöz, JİTEM’in kurucusu Alb. Atilla Uğur, Alb.Ali Öz, Alb.Ali Aydın gibi isimler) özel koruma kararı verilirken hiçbir terörle mücadele görevi dahi olmayan oramiraller ve havacı orgeneraller için dahi özel koruma kararı çıkarılmasını nasıl açıklamakta?

SİVİLLERİN DURUMU

Merak edilen diğer bir husus ise emekli cumhurbaşkanlarının hiçbirisi (Kenan Evrenhariç), eski başbakanların hiçbirisi, TBMM başkanlarının hiçbirisi, eski bakanların hiçbirisi acaba kendilerine yönelik tehdit daha az olduğu için mi kamu konutlarında ikamet etmiyorlar, yoksa kendi kurumları onlara emekli paşalar gibi lüks konutlar tahsis etmiyormuya da devletin imkânları ile ahir ömürlerini lüks içinde yaşamaya tamah mı etmiyorlar? Mesela Ahmet Necdet Sezer Gölbaşı’ndaki özel ikametgâhında, Süleyman Demirel Güniz Sokak’ta yer alan ve Türkiye Cumhuriyeti siyasi hayatında yeri olan kendi evinde ikamet etmekte ve emniyetçe korunmaktalar. Yakın dönemde TBMM Başkanlığı yapmış isimlerin hepsi kendi konutlarında ikamet ediyor. Bülent Arınç Çukurambar’da kendi evinde, Başbakan Keçiören’de bir apartmanda oturuyor. Rahmetli Bülent Ecevit ise Or-An’daki mütevazı apartman dairesinde ikamet etmişti.

KAYNAK :http://www.habername.com/haber-emekli-pasalarin-luks-saltanati-66071.htm

Kategoriler:ASDER, hukuk, kanun, tsk Etiketler:, , ,