Arşiv

Posts Tagged ‘TAZMİNAT’

Astsubayların özlük haklarında yapılan düzenlemeler

ismet yılmazBugün tüm basında, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın, astsubaylara yüzde 20 zam verilmesi yönündeki açıklaması yer almaktadır. Bu açıklama, Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin soru önergesine verilen cevaptan alınmıştır. Bakan Yılmaz tarafından verilen yazılı soru önergesi cevabı çok önemli olup, astsubaylara yönelik olarak hazırlanan tüm çalışmalar detaylı bir şekilde aktarılmıştır. Önemine binaen bu cevabı yayımlıyoruz.

T.C.

MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞI

MAİY : 2012/7228/Kan. ve Kar.D.Kan Tetkik ve İşi.Ş. Kasım 2012

KONU : Yazılı Soru Önergesi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLİĞİNA

İLGİ: TBMM Bşk.lığının 02 Ekim 2012 tarihli, A.01.0.KKB.0.10.00.00-86735 sayılı ve “Soru Önergesi” konulu yazısı.

İlgi ile, Bursa Milletvekili Sena KALELİ tarafından TBMM Başkanlığına verilen ve Millî Savunma Bakanı tarafından cevap verilmesi talep edilen, 7/10284 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı EK-A’da sunulmuştur.

Arz ederim.

İsmet Yılmaz
Milli Savunma Bakanı

BURSA MİLLETVEKİLİ SENA KALELİ TARAFINDAN VERİLEN 7/10284 SAYILI YAZILI SORU ÖNERGESİNİN CEVABI

1. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personelinin özlük haklarına yönelik iyileştirmeler; imkânlar dâhilinde, ülke şartları ve askerlik mesleğinin kuralları dikkate alınarak, bir sistem bütünlüğü içinde incelenmekte; Genelkurmay Başkanlığı yetkisindeki düzenlemeler hayata geçirilmekte, diğer konular ilgili makamlara teklif edilmektedir.

2. Çalışmalar, ihtiyaçlar dikkate alınarak, bir bütünlük içerisinde, emekli ve muvazzaf personelin önerileri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler neticesinde hazırlanmaktadır. Bu kapsamda yapılan çalışmalar aşağıda sunulmuştur.

a. Mali Konularda Tamamlanan ve Devam Eden Çalışmalar:

(1) Astsubayların 1 ‘inci derecenin 4’üncü kademesine yükselebilmesini amaçlayan “6318 sayılı Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 03 Haziran 2012 tarihinde 28312 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

(2) Son bir yıllık sürede; iç güvenlik harekât (İGH) bölgesindeki personelin tamamı ile diğer bölgelerden makam ve rütbesi itibarıyla taşıdığı sorumluluğu, eğitimi, üstlendiği görevin riski/zorluk derecesi ve personelin ihtisası gibi hususlar da göz önünde bulundurularak seçilen personelin tazminatlarında kısmi artışlar sağlanabilmiştir. Bu kapsamda;

(a) İç güvenlik faaliyeti icra edilen bölgelerde görevli personele verilmekte olan operasyon tazminatı (aylık 567 TL) ile ilgili olarak tazminat verilen personel ve birlik sayısında artış yapılmıştır. (memurlar.net)

(b) Ayrıca, birinci derece kritik illerde (Hakkari, Şırnak, Siirt, Hatay vb.) görev yapan personele hâlen ödenmekte olan 567 TL operasyon tazminatına ilave olarak astsubayları da kapsayacak şekilde;

(I) Tabur ve aşağı seviyedeki hudut birlikleri, operasyon icra eden tabur ve aşağı seviyedeki birlikler ile ilçe jandarma komutanlıkları ve bağlı karakollardaki personele aylık sabit 677 TL,

(II) Kritik illerde operasyon icra eden diğer birlikler ile havacılık unsurlarına, operasyona iştirak edilen gün ile orantılı olarak günlük 11-43 TL ilave operasyon tazminatı ödenmesine başlanmıştır.

(c) Emsallerine göre daha zorlu şartlarda görev yapanları ve mesleki gelişim için personeli teşvik etmek, mahrumiyet bölgelerinde görev yapanlar ile risk seviyesi yüksek görevlerde bulunanları motive etmek maksadıyla;

(I) Astsubay Üst Karargâh Hizmetleri Eğitimi (AÜKHE) alan astsubaylara,

(II) Belediye sınırları dışındaki jandarma karakol komutanlıklarında görevli personele,

(III) Patlayıcı madde imhası görevinde çalışan personele ilave tazminat verilmesi sağlanmıştır.

(ç) 2629 sayılı Kanun kapsamında; uçucu, paraşütçü, dalgıç, kurbağa adam gibi niteliklere sahip personelin tazminatlarında ortalama %5-20 oranında artış yapılmıştır.

(3) MİT, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli gibi emeklilerin maaşlarına 2006 yılında 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nda yapılan değişiklikle sağlanan 100 TL iyileştirmenin, makam tazminatı alamayan astsubaylara da yapılması konusunda hazırlanan T.C.Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı 09 Eylül 2012 tarihinde Başbakanlığa gönderilmiştir.

(4) Birinci dereceden maaş alan astsubaylara görev tazminatı verilmesini öngören 926 sayılı TSK Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı yasalaştırılmak üzere 11 Haziran 2012 tarihinde Başbakanlığa gönderilmiştir.

(5) 2003 yılı ve öncesi göreve başlamış olan astsubaylarımızın bir üst dereceye intibak işlemlerinin yapılması için hazırlanan 926 sayılı Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağına ilişkin yasal düzenleme çalışmalarına devam edilmektedir.

(6) Gelir seviyesi kısmen düşük olan astsubayların maaşlarına %20 oranında artış yapılması amacıyla TSK Hizmet Tazminatında artış yapılmasına ilişkin yasal düzenleme çalışmalarına devam edilmektedir.

(7) 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında görevlendirilen astsubaylara, görev yaptıkları her gün için en yüksek devlet memuru aylığının brüt tutarının 1/10’u tutarında (63 TL) ödeme yapılması maksadıyla hazırlanan 926 sayılı Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağına ilişkin yasal düzenleme çalışmalarına devam edilmektedir.

(8) Mevcut durumda lojman tahsis edilmeyen personele her hangi bir tazminat ödenmemektedir. Lojman tahsis edilmeyen TSK personeline, yaklaşık 400 TL artış getirilmesini öngören 926 sayılı Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı yasalaştırılmak üzere 24 Nisan 2012 tarihinde Başbakanlığa gönderilmiştir.

(9) Ayrıca, önümüzdeki dönemde yapılacak çalışmalarda, mal sorumluluğu verilen Bölük/Batarya Astsubay/İkmal Astsubaylarına ödenen tazminatların artırılması planlanmaktadır.

b . Mesleki Gelişime Yönelik Tamamlanan ve Devam Eden Çalışmalar:

TSK’de görev yapan Astsubayların mesleki motivasyonunu yükseltmek, aidiyet duygularını geliştirmek, Kuvvet Komutanlıkları arasında uygulama birliği sağlamak ve Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde birlik ve beraberlik ile dayanışmayı artırmak maksadı ile;

(1) 05 Nisan 2010 tarihinden itibaren, TSK Astsubay Üst Karargâh Hizmetleri Eğitimi (AÜKHE) verilmeye başlanmıştır. Bu kapsamda;

(a) Eğitimi başarıyla bitiren astsubaylara bir yıl kıdem, tazminat ve Astsubay Üst Karargâh Hizmetleri Şerit Rozeti verilmesi sağlanmış,

(b) Ayrıca; 20 Mart 2012’den itibaren AÜKHE programına yurt dışı tetkik gezisi ilave edilmiştir.

(c) AÜKHE kontenjanları, Kuvvet ihtiyaçları ve On Yıllık Temin ve Tedarik Programı (OYTEP) kadroları dikkate alınarak 128’den 220’ye çıkarılmıştır. Yeni kontenjanlar aşağıda sunulmuştur:

Kontenjanın Kuvvetlere Göre Dağılımı

Kuvveti Eski Kontenjan Yeni Kontenjan
K.K.K.lığı 47 80
Dz.K .K.lığı 18 27
Hv.K .K.lığı 31 52
J. Gn.K .lıgı 30 56
S. G.K.lığı 2 5
Toplam 128 220

(2) Yurt dışında yabancı dil eğitimi imkânları artırılarak 2007 yılından itibaren 115 astsubay yurt dışına (ABD, İngiltere vb.) yabancı dil eğitimine gönderilmiştir.

(3) 2008 yılından 2012 yılına kadar astsubay yurt dışı sürekli görev (NATO ve ataşelik) kadrolarında % 51, yurt dışı geçici görev kadrolarında ise % 26 artış sağlanmıştır. Yeni NATO Komuta Yapısı kadro görüşmelerinde astsubay kadrolarının artırılmasına yönelik girişimler devam etmektedir.

(4) Astsubayların mesleki motivasyonlarını artırmak maksadıyla, azami %15 olan astsubaylıktan subaylığa geçiş kontenjanı, 2012 yılında %25’e çıkarılmıştır.

(5) Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan muvazzaf subay ve astsubayların yükümlülük süresini günümüz koşullarına uygun hale getirerek kısaltılmasını amaçlayan “6318 sayılı Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 03 Haziran 2012 tarihinde 28312 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

(6) Disiplini ve mesleki bilgisiyle emsallerine göre temayüz etmiş lisans, yüksek lisans ve doktora mezunu astsubayların askeri okulların uygun görülecek öğretmen kadrolarında görevlendirilmelerine imkân sağlamak amacıyla hazırlanan 5044 sayılı Askeri Okullar Öğretmenleri Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağına ilişkin yasal düzenleme çalışmalarına devam edilmektedir.

(7) Bu çalışmalara ilave olarak;

(a) Astsubayların atanabilecekleri görevlere ilişkin olarak görev-rütbe hiyerarşisi oluşturmak maksadıyla astsubay kadrolarının Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca yeniden düzenlenmesi,

(b) Astsubay statüsündeki personelin, personel yönetim sistemi içinde sorunlarının çözümü ile kurum içi iletişimlerinin sağlıklı ve güvenli bir yapıda yürütülmesine destek olmak üzere Genelkurmay Başkanlığı astsubay kadrosu ihdas edilmiş ve 16 Temmuz 2012 tarihinde atama yapılmıştır. Ayrıca, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığına ilave olarak, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında da kuvvet astsubaylığı uygulaması başlatılmıştır. Bu kapsamda; Genelkurmay Başkanlığı Astsubaylığı ve Kuvvet Astsubaylığı müesseselerine işlerlik kazandırma bakımından, TSK ağındaki kuvvet personel yönetim bilgi sistemleri üzerinde Astsubay İletişim Forumlarının oluşturulması,

(c) Belirli bir yaşın üzerinde bulunan personelin temel ve savaş beden eğitimi birlik standartlarını yerine getirme konusunda yaşadığı sıkıntıları gidermek maksadıyla, birlik standartlarının, “Fiziki Yeterlilik Değerlendirme Testi” yaş gruplarına benzer şekilde yeniden düzenlenmesi,

(ç) Sınıf okullarındaki öğretmen yardımcısı kadroları ile AÜKHEM’deki öğretim elemanı ve öğretim elemanı yardımcısı kadrolarının “öğretmen” unvanı ile değiştirilmesi,

(ç) Mevcut kadro görevleri ve bu görevlerin gerektirdiği eğitim ihtiyaçları doğrultusunda astsubaylara kuvvet nam ve hesabına lisans tamamlama imkânı verilmesi,

(d) Astsubaylara öğrenim kıdemi verilecek lisansüstü eğitim kontenjanları ve ilgili bilimsel dal sayılarının artırılması kapsamında kadroların yeniden incelenmesi,

(e) Pilotlar hariç diğer uçuş görevlerinde çalışan personelin bröve kullanma esaslarının MY 53-1 (B) TSK Bröve Yönergesi kapsamında belirlenmesi çalışmalarına devam edilmektedir.

c. Sosyal hakların iyileştirilmesine yönelik çalışmalar:

(1) Hastanelerde statü ayrımı yapılmaması kapsamında;

Polikliniklerde uygulanan “muayene öncelik sırası”, statü ayrımı gözetilmeksizin randevulu hastalara öncelik verecek şekilde değiştirilmiş,

“Hasta Servisleri”nin rütbelere göre değil hastaların cinsiyetlerine ve hastaların durumuna göre ayrılması şeklinde düzenleme yapılmıştır.

(2) Tanınmış kişilerin orduevi ve askeri gazinolara girişinde, astsubayların referansı ile tanınmış kişi kartı verilmesi uygulamasına 24 Nisan 2012 tarihinden itibaren başlanmıştır.

(3) 20 Nisan 2012 tarihinde “Sanık Asker Kişiler İçin Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”te yapılan değişiklik ile asker kişilerin; karakol, karakol nöbetçisi, devriye, nakliyat muhafazası hizmetlerinde veya asayişi temin ve kaçakçılığın men, takip ve tahkiki için görevlendirildiklerinde ya da önleyici, caydırıcı, düzenleyici, koruyucu ve adli görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi sırasında veya bu görevlerinden dolayı sanık durumuna düşmeleri halinde avukatlık ücretlerinin ödenmesine imkân sağlanmıştır.

(4) OYAK Genel Kuruluna, Temsilciler Kurulu tarafından seçilen 20 üyenin 8’i astsubaydır. Ayrıca; Milli Savunma Bakanı, Maliye Bakanı, Sayıştay Başkanı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Bşk. ve Türkiye Bankalar Birliği Başkanından oluşan seçim komitesi tarafından OYAK Yönetim Kuruluna bir astsubay seçilmiştir.

(5) Disiplin hukukuna ilişkin problem sahalarının değişen ve gelişen günümüz hukuk anlayışına da uygun bir şekilde çözülmesinin gerekli olduğundan hareketle yeni bir Disiplin Kanunu oluşturulmasına yönelik olarak bir çalışma yapılmıştır. Bu kapsamda; oda ve göz hapsi cezaları, dolayısıyla da Disiplin Ceza ve Tutukevleri kaldırılmış, amirlik görevinin en önemli yetkilerinden birisi olan disiplin cezası verme konusunda sicil verme yetkisi olan bütün astsubaylara ceza verme yetkisi tanınmıştır.

(6) İç Hizmet Yönetmeliğinde eski nasıplı astsubaylardan II.Kademeli Kıdemli Başçavuş rütbesinde olanlara verilen nöbet muafiyetinin,

(a) Astsubaylıktan subaylığa geçen personel için 23 hizmet yılını, Uzman Jandarma /Uzman Erbaşlıktan astsubaylığa geçen personel için 24 hizmet yılını dolduranlara,

(b) Altı yıllık bekleme süresine tabi olan yeni nasıplı astsubaylar için Kıdemli Başçavuş rütbesine ulaşanlara verilmesi şeklindeki İç Hizmet Yönetmeliği değişiklik taslağına ilişkin yasal düzenleme çalışmalarına devam edilmektedir.

(7) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi personelin özlük haklarında yapılan iyileştirmelerin subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar için de uygulanmasını amaçlayan “6318 sayılı Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 03 Haziran 2012 tarihinde 28312 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda; eşi doğum yapan, kendisi veya çocuğu evlenen; eşi, anne, baba veya kardeşi vefat eden, bakmakla yükümlü olduğu yakını kaza geçiren veya önemli bir hastalığa yakalanan personele verilecek izin sürelerinin, Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan iyileştirmelere paralel hale getirilmesi sağlanmıştır.

(8) TSK personelinin orduevi, askeri gazino, sosyal tesisler ve özel/yerel eğitim merkezlerinden faydalanma şartlarının iyileştirilmesi hususunun incelenmesi devam etmektedir. Buna ilave olarak, subay orduevi olarak hizmet veren Ankara Sıhhiye Orduevinin C motel binası, 09 Ekim 2012 tarihinden itibaren “Astsubay Kısmı” olarak hizmete açılmıştır.

3. Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin özlük, sosyal ve eğitim hakları ile ilgili çalışmalar, personel ayırımı gözetilmeksizin bir bütün olarak yürütülmektedir. Bu kapsamda teklifler, halen görevde bulunan subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sivil memurların özlük hakları ile bunların emekli maaşlarında iyileştirme yapılmasını içerecek şekilde ihtiyaca göre muhtelif zamanlarda hazırlanmaktadır.

Bilgilerinize sunarım.

Memurlar.Net

 

Darbe mağdurunun tüm zararı karşılansın, borcu suçlu ödesin

Adalet Komisyonu Başkanı İyimaya, darbelerde zarar görenler için Meclis’in mağduriyet belgesi vermesini ve maddi manevi tazminat ödenmesi gerektiğini söyledi.

TBMM Adalet Komisyon Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’yla ilgili dava devam ederken cezalandırmaya ilişkin ilginç önerilerde bulundu. İyimaya, kapsamlı bir tasfiye yasası hazırlanması gerektiğini belirterek, darbe mağdurlarından yazılı özür dilenmesi, maddi ve manevi zararların karşılanması ve darbeciler kınanarak tazminat borçlarının faillere rücu ettirilmesi önerilerini getirdi. İyimaya, Türkiye Barolar Birliği’nin yayınları arasında basılan “Siyaset Kurumunun Ortak Günahı Yasama Reformu” adlı bir makalesinde Meclis’in refleks göstererek darbe ve muhtıra dönemlerinin tahribatlarını ortadana kaldıracak geçici bir hukuk oluşturulmasını ve darbelere zemin hazırlayan TSK İç Hizmet kanunu 358. maddenin de kaldırılması gerektiğini yazdı.

Mağdurlara özür belgesi verilsin

İyimaya makalesinde ayrıca darbe ve muhtıranın birincil muhatabının TBMM olduğunu vurgulayarak “Bu amaçla kapsamlı bir tasfiye yasası hazırlanmalıdır. Devlet ve demokratik irade, darbe mağdurlarına karşı özür dilemek , mağdurdan özür dilendiğine dair bir belgeyi vermek, zararlarını tazmin etmek ve darbecileri kınamak zorundadır” diye vurguladı. İyimaya darbe dönemlerindeki hukuksuz idamlar ve işkencelerin mağdurlarına da tazminat ödenmesi gerektiğini bu tazminatların da bu suçu işleyenten tahsil edilmesi gerektiğini kaydetti. NEVİN BİLGİN

ARJANTİN 750 MİLYON DOLAR ÖDEDİ

8İyİmaya’nın makalesinde bu tür yasaların İspanya, Arjantin, Portekiz, Şili ve Yunanistan’da hayata geçirildiği belirtilerek, İspanya Temsilciler Meclisi’nin Franco rejimini kınadığı, mağduriyetleri telafi edici adımlar atıldığı, Arjantin’in ise darbe mağdurlarına 750 milyon doları bulan tazminat ödediği belirtildi.

BUNDAN SONRA DARBE YAPMAK İSTEYENİN HEVESİ KURSAĞINDA KALIR

-AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, 12 Eylül davasına ilişkin, ‘’Tank kafalı sivillerin normal hale dönüştürülmesi, kalemlerini namlu gibi kullanan gazetecilerin demokratik bir hal alması, Türkiye açısından çok önemlidir’’ dedi. Teknik Eğitim Vakfı Kayseri Şubesi’nin etkinliğinde, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Elitaş, geçtiğimiz perşembe günü 110 milletvekili ile birlikte, verdikleri Türkiye’deki darbeler ve sebeplerinin araştırma için komisyon kurulmasıyla ilgili önergenin bu hafta TBMM’de görüşüleceğini söyledi. Elitaş, ‘’12 Eylül yargılama sürecinin bazı kesimler tarafından sembolik olarak gösterilmesini nasıl değerlendirdiği’’ yönündeki soruya, ‘’Tank kafalı sivillerin normal hale dönüştürülmesi, kalemlerini namlu gibi kullanan gazetecilerin demokratik bir hal alması, Türkiye açısından çok önemlidir. O  söyleyenler kimse, bu hareketi hafifletmek, sulandırmak, Ergenekon davasını bu süreç içerisinde sulu bir hale getirip, farklı farklı anlamlara taşımak için gayret gösterenlerdir’’ cevabını verdi.

KAYNAK.STAR (http://www.stargazete.com/politika/fb-441490.htm)

Kategoriler:ADALET, ASDER, kanun, tsk Etiketler:,

Yeni memura ikramiye darbesi

1 Ekim 2008’de yürürlüğe giren sosyal güvenlik reformuyla, eski memur-yeni memur ayrımı başladı. Bu tarihten sonra göreve başlayan yeni memirlar, emekli olurken alacakları her yıl için bir aylık maaş tutarı ikramiyeden mahrum kalacak..

 

Bugün yazarı Sadettin Orhan’ın bugünkü köşesine taşıdığı değişikliğe göre, 2008/Ekim öncesi göreve başalyan ve sosyal güvenlikte 5434 Sayılı Kanun’da tabi olanlara eski memur, bu tarihten sonra göreve başlayan ve 5510 Sayılı Kanun’a tabi olanlara ise yeni memur deniliyor.

 

Mevcut kamu çalışanlarının yaklaşık yüzde 85’ini oluşturan eski memirlara, çalıştıkları her yıl için (30 yıl üst sınır) bir aylık maaşt tutarı kadar ikramiye ödeniyor.

 

Peki, yeni memurlara ikramiye ödenmesini sağlayacak düzenleme hangi yasada nasıl düzenledi? Yanıt: Hiçbir yasada! Yani böyle bir düzenleme yok. Normalde yeni memurların sosyal güvenliği 5510 Sayılı Kanun’Da düzenlendiğine göre, bu memurlara ikramiye ödenmesini sağlayacak düzenlemenin de bu yasada yer alması gerekirdi. Ancak söz konusu yasdada böyle bir düzenleme bulunmuyor.

 

DÜZENLEME NEDEN YOK

 

 

Şu halde yeni memurların ikramiyeleriyle ilgili iki ihtimal var, 1- Yeni kanun yazılırken ikramiye maddesi unutulmuş olabiir.

 

2- Yeni memurlara ikramiye ödenmeyecek ki bu olasılık daha kuvvetli görünüyor.

 

Toplu ikramiye yerine, yeni kurulacak kıdem tazminatı fonundan tıpkı işçiler gibi kıdem tazminatı ödenecek.

KAYNAK : http://www.haberx.com/yeni_memura_ikramiye_darbesi(17,n,10767594,409).aspx

Kategoriler:ASDER, hukuk, kanun Etiketler:, , ,

Sayın Başbakan’a Mektup

12 Eylül Türkiye için bir dönüm noktasıdır. 1980 12 Eylül’ü unutulmaz yaralar açarken 2010 12 Eylül’ü bu yaraları kapayan bir pansuman olmuştur. Belki de yarayı ameliyat ile çıkarıp atmış ve iyileşme emareleri her alanda görülmeye başlanmıştır. Önümüzde AKP’nin ve diğer partilerin birinci gündem maddesi sivil bir anayasadır. AKP yönetiminde geçilen 9 yıllık süreç ve gelinen nokta bu ihtiyacı en iyi şekilde ortaya koymuştur. Sancılı süreçler bir bir geçilmekle beraber sivil bir anayasa bu sürecin tamamen sağlığına kavuşmasına vesile olacaktır. Referandum bir ön tedavi idi malum. Referandumla pek çok madde ile birlikte Yüksek Askeri Şura (Y.A.Ş.) kararları da yargıya açılmış, sonrasında çıkan uyum yasası ile YAŞ mağduru binlerce subay ve astsubay haklarının bir kısmını alabilmişlerdi. Çıkan uyun yasası iyi niyetli olmasına rağmen uygulamada eksikliklerin olduğu görüldü. BU eksiklikler en çok konunun mağduru olan subay ve astsubayları yeni sıkıntılara sokmaktadır. Bunların giderilmesi talep edilmekte lakin gündem yoğunluğu ve meclisin tatil olmasında dolayı sorunun etkili çözümü uzamaktadır. YAŞ mağdurları bu konuyu dile getirip Sayın Başbakan ve değerli Yol arkadaşlarına hitaben bir mektup yazdılar. Konunun ehemmiyetine istinaden köşemize alarak mağduriyetleri bir nebze hafiflemiş mağdurların sesi olmak istedik.

***

Sayın Başbakanımız ve Çok Değerli Yol Arkadaşları,
Türkiye’mizin üzerine on yıllardır çöken kara bulutlar şükürler olsun ki artık dağılmaya başladı. Çok değil daha sekiz on sene öncesine gittiğimizde, istisnasız her alanda tıkanmış,enkaz şekline girmiş,her gün yeni kabuslara uyanan bir ülkeydik.Ne iç ne dış siyasette,ne sağlıkta ne ulaşımda ne başka bir sahada,ne demokratikleşmede ne insan haklarında,hiç ama hiçbir sahada devlet milletiyle kucaklaşamıyor,millet yarınlara dair en ufak bir ümit besleyemiyordu.Herkesin gözünde bir meyusiyet,bir bedbinlik, bir endişe vardı.Sanki yeni krizlere merhaba dememek için yarın ki gün gelsin istenmiyordu.
Hani derler ya ”gecenin en karanlık olduğu vakit, gündüze en yakın olunan zamandır”.Aynen öyle de milletin en karanlık gecesinden bir anda gündüzünün güneşi AK Parti’yle doğdu.
Hem de bu doğan güneş, bin bir türlü entrikalarla “artık muhtar bile olamaz” denen ve bugün tüm dünyaya devlet adamlığı dersi veren, sessizlerin sesi, kimsesizlerin kimsesi olduğunu siyasi boş vaatlerin ötesinde icraatları ile fiilen gösteren, statükodan beslenenlerin hortumlarını büyük bir cesaretle kesip ülkenin kaynaklarını milletine akıtmaya başladığı için bin bir türlü şeytanlıklara, karalamalara maruz kalıp yine de yılmayan, fakir sofralarını zengin ziyafetlerine tercih eden,”siyaset yalan söyleme sanatıdır” anlayışını yerle bir edip “temiz ve dürüst siyaseti ayağa kaldıran”,gece gündüz demeden Edirne’den Kars’a, Balkanlardan Filistin’e, Somali’ye kadar aziz milletinin ve tüm mazlum milletlerin dertleriyle dertlenecek kadar da yüce gönüllü olan Sayın Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın ve çok değerli, böyle bir devlet adamının kendisine yol arkadaşları olarak seçme şerefine ulaşmış arkadaşlarının tertemiz semalarından milletin karanlık afakına doğmuştur.
Biz YAŞ mağdurları da, on yıllar boyunca, sırf inancımızın en temel prensiplerini çiğnemediğimiz için, en temel inanç özgürlüklerimizi karanlık güçlere teslim etmediğimiz için, bin bir türlü zulüm ve çaresizliklere maruz bırakıldık. Asırlarca İslam’ın bayraktarlığını yapmış bu mübarek vatanda, sanki Rusya’da Çin’de yaşıyormuşuz gibi bir gurbete mahkum edildik. Evlerimiz basıldı, eşlerimizden boşandık, ailece uzun yıllar bir alışverişe, bir sokağa bile çıkamadık. Hapsedildik, hakaret gördük ve nihayet bir kağıt parçasıymışız gibi yıllarca emek verdiğimiz mesleklerimizden buruşturulup atıldık. Atıldıktan sonra bile rahat bırakılmadık.
Ama şükürler olsun ki, bugün sanki bir zaman tünelinden geçip farklı bir ülkeye uyanmışız gibi, kısacık bir zamanda çok daha demokratik, çok daha modern, ekonomisi çok daha güçlü, yargısı çok daha adil ve tarafsız, hastaneleri, yolları, okulları, polisi, ordusu çok daha modern bir Türkiye’nin inşa edilivermiş olduğunu hayret ve ibretle gördük.
Biz YAŞ mağdurları da bu dağılan karanlığın ardından doğan güneşten istifade ediyoruz. Bizlere şu an yaşımıza göre “emekli olma ya da bir kamu kurumunda çalışma seçenekleri” sunularak, güneşin ilk hüzmeleri tenimize, ilk ışıkları hücrelerimize ulaşmaya başladı. Biz tam bu noktada başta Sayın Başbakanımız olarak büyüklerimize, bizleri hala üzen, mağduriyetimizi devam ettiren, sevincimizi ciddi manada gölgeleyen bazı büyük eksiklikleri ifade etmek istiyoruz.
Çünki artık bir dünya devleti olmuş Türkiye’mizin aşırı yoğun gündeminde, devlet büyüklerimizin baş döndüren trafiğinde, dertlerimizi ifade etmek, sıkıntılarımızı arz etmek, onların sıkıntılarımıza zihnen yoğunlaşarak fazladan emek harcamamaları için devletimize yardımcı olmak demektir.
Artık şükürler olsun ki, milletinin dertlerinden kaçan ve dertlerine dert ekleyen değil, tüm dertlerini çözecek hakperestliğe, iradeye, aşka ve sorumluluğa sahip bir merciimiz, bir muhatabımız var. Düne kadar vatandaş karşısında muhatap olacak ciddi bir devlet dahi bulamıyordu.
Bu bağlamda biz YAŞ mağdurlarının mağduriyetlerini önemli ölçüde devam ettiren ve çözüm bekleyen sıkıntılarımız kısaca ve maddeler halinde şunlardır;
1.Ordudan ihrac edilmemizin büsbütün hukuksuz ve usulsüz olduğu, bugün bize iade-i itibar edilmesiyle resmen ortaya çıktığı halde, mağdur edildiğimiz zamanla bugüne kadar geçen sürelere ilişkin tüm mali haklarımızı almamız gerekirken, şimdilik bu konuda herhangi bir adım atılmamıştır. Oysa kamuda, üzerine atılı bir suçtan dolayı açığa alınıp sonra suçsuzluğu anlaşılan her ferde, tüm haklarının tamamen verildiğinin sayısız emsalleri vardır.
Bizleri atarken hiçbir hukuki ve vicdani engel tanımayan bürokrasinin, haklarımızı iade ederken de çeşitli yasal mülahazaları önümüze yığınak olarak koymasının ve engel çıkarmasının akla, vicdana,hukuka uygun en ufak bir tarafı olamaz.
2.Bir çoğumuz zorunlu hizmetimizi doldurmadan atıldığımız için, öğrenim gideri adı altında yapılan masraflar bile, bizden derhal tahsil edildiği halde, şimdi suçsuzluğumuz resmiyet kazandığı halde apar topar alınan bu paralar bile tarafımıza iade edilmedi.
3.Bugün tüm subay ve astsubayın emekliliklerindeki en büyük menfaatlerinin kaynağı olan OYAK adı ile hizmet veren kuruluştan da, zulmen atılarak mahrum edildiğimiz halde, son çıkan yasayla her ne kadar tekrar OYAK’tan bir şekilde faydalanıyor gözüksek te, pratikte neredeyse tamamen sistem dışına atıldığımız küçük bir hesap sonucunda hemen ortaya çıkıvermektedir.
4.Atıldığımız zamanlardaki finans krizimizi çözmek için ve bir iş bulup tekrar ayağa kalkmak için zamanında hizmetlerimizi tasfiye etmek suretiyle çekmek zorunda kaldığımız emekli sandığı primlerimizi bugün ihya etmek istiyoruz ama bu konuda da tam bir kargaşa ve kafa karışıklılığı hakim. Yasa bizim zayıf bütçelerimize daha uygun ödeme seçenekleri sunarsa büyük bir rahatlama olacak.2003 senesinde 26 bin lira çeken bir yüzbaşıdan bugün güncelleştirmeyle 71 bin lira isteniyor. Bu rakam 48’e bölünse bile ortaya çıkan taksit miktarı can yakıyor. Aradığımız zaman bir SGK yetkilisi çıkan yasayı farklı yorumluyor, diğer kurumlardan başka bir bürokrat ayrı şeyler söylüyor.
Yukarıda arz edilen ve aslında çözülmediği sürece mağduriyetlerimizi büyük ölçüde devam ettirecek hususlarda da büyüklerimizden acil olarak şefkatli ve adaletli ellerini uzatmalarını istiyoruz. Bizlere önerilen memuriyete dönüş ve yaşı gelenlere emeklilik hakkı verilmesiyle atılan adımı ve gösterilen iyi niyet mesajını asla inkar etmiyor, ancak yukarıdaki mezkur hususlar giderilmeden de bir helalleşmeden bahsetmenin çok anlamlı olmayacağını düşünüyoruz.
Mutlaka her zulmün tamiri de bütçeye belli bir yük getiriyor. Bizlerden gasp edilenlerin yine bize iade edilmesi elbette bir külfet oluşturacaktır. Gerekirse def’aten ve bir senede değil,4 belki 5 seneye bölerek taksitler halinde haklarımızın verilmesi daha insaflı ve makul görünüyor. Çünki maliyeye külfet getirir mülahazasıyla “kul hakkını” meşrulaştırmak ve görmezden gelmek kabul edilebilir olmadığı gibi, kimine göre haklarımızın bedeli, neredeyse büyük bir spor tesisine mesela Türk Telekom Arena Stadı’na harcanan yüz milyonlarca lira miktarında da olsa, bizlerin de bu ülkede yaşayan tek biz varmışız gibi hırsla haklarımızı birden istememiz de o kadar kabul edilebilir değildir.
60’lı yıllarda bu fakir millet,7.000 subayını re’sen emekli etmek için milyonlarca dolar Amerika’dan borç almış, yetmemiş gibi bu torpilli zevatı üstü üste çıkarttığı 4 kanunla “korgeneral” seviyesinden emekli etmiştir.
Böyle bir anlayışı asla tasvip etmediğimiz gibi, biz haklarımızı makul ve adil bir çerçevede, taksitlere bölüp yükü hafifleştirerek,en uygun bir şekilde almaktan yanayız.
Büyük ve güçlü devletimizden, dün askeri ve yargı bürokrasisinin işbirliğiyle, tamamen gayr-ı yasal olarak mahrum bırakılıp, yasal zeminde haklarımızı aramak şansı dahi verilmeyen bizler ve çoluk çocuğumuzun, dul ve yetimlerimizin haklarını, bugün artık muhatabımız olan ciddi bir devletten, devlet ciddiyetiyle çözümünü arz ediyoruz.
Gece gündüz yıllardır dualarımızda olan başta Sayın Başbakanımız olmak üzere tüm yol arkadaşlarına, ilgi ve yardımlarınızı acilen beklediğimizi ifade eder, en derin saygı ve hürmet hislerimizi arz ederiz.

ON BİNLERCE YAŞ MAĞDURU, YAKINLARI VE SEVENLERİ NAMINA
İnşaallah istenen netice alınır ve bunca yıldır mağdur edilen subay ve astsubayların mağduriyetleri tam olarak olmasa da yaralara merhem niteliğinde bir sonuca ulaşılır.

Ahmet TÜRKAN – Habername

Mali hakların iadesini bekliyorlar

Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararıyla ilişiği kesilen askerler, geriye dönük tüm mali haklarının iade edilmesini bekliyor.

12 Eylül’deki halk oylamasıyla yapılan anayasa değişikliklerle “kimlik, yeşil pasaport, silah” gibi imkanlara yeniden kavuşan YAŞ mağdurları yasaya rağmen, geçmişe dönük maaşlarını alamamaktan yakınıyor.

YAŞ kararıyla ordudan atılan Topçu Üsteğmen Kerim Akçakoyun, Hava Astsubay Salim Aynacı ve Jandarma Astsubay Alattin Yalçın, hükümetin bu konuda da adımlar atmasını istedi.

YAŞzedeler adına Cihan Haber Ajansına konuşan Kerim Akçakoyun, ordudan ihraç edilmelerinin hukuksuz olduğunun kendilerine iade-i itibar edilmesiyle resmen ortaya çıktığını söyledi.

Akçakoyun, “Kanuna göre atıldığımız tarih ile bugün arasında geçen sürelere ilişkin tüm mali haklarımızı almamız gerekirken, şimdilik bu konuda herhangi bir gelişme olmamıştır.”dedi. Akçakoyun, kamuda üzerine atılı bir suçtan dolayı açığa alınıp sonra suçsuzluğu anlaşılan herkese, tüm kayıplarının yeniden sunulduğunu hatırlattı.

YAPTIĞIMIZ MASRAFLAR ÖDENMEDİ

TSK’den atılırken hiçbir hukuki ve vicdani engel tanımayan bürokrasinin, haklarını iade ederken çeşitli yasal engelleri önlerine sürmelerinin kabul edilemez olduğunu belirten Akçakoyun, birçok subay ve astsubayın zorunlu hizmeti doldurmadan atıldığından “öğrenim gideri’ adı altında yaptıkları masrafların derhal kendilerinden tahsil edildiğini vurguladı.

Şimdi suçsuz oldukları resmiyet kazandığı halde apar topar alınan bu paraların bile taraflarına ödenmediğini ifade eden Akçakoyun, “Tüm rütbeli askerlerin emekliliklerinde en büyük menfaatlerinin kaynağı OYAK’tır.

Yasayla her ne kadar tekrar OYAK’tan faydalanıyor gözüksek de pratikte sistem dışına atıldığımız küçük bir hesap sonucunda ortaya çıkacaktır.”diye konuştu.

Emekli sandığı primleri hususunda da tam bir kargaşanın yaşandığını işaret eden Kerim Akçakoyun, şöyle devam etti: “Yasa bizim zayıf bütçelerimize daha uygun ödeme seçenekleri sunarsa büyük bir rahatlama olacak.

2003’te 26 bin lira çeken bir yüzbaşıdan bugün güncelleştirmeyle birlikte 71 bin lira isteniyor. Bu rakam 48’e bölünse bile ortaya çıkan taksit miktarı can yakıyor.

Aradığımız zaman SGK yetkilisi çıkan yasayı farklı yorumluyor, diğer kurumlardan başka bir bürokrat ayrı şeyler söylüyor.”

Mağdurlara atıldıkları rütbe üzerinden kimlik kartlarının verildiğine işaret eden Akçakoyun, emsalleri albay olan bir subayın atıldığı dönemdeki kimliği taşıyacağını aktardı.

Bu trajikomik uygulamayı üzüntü verici ve rencide edici bulduklarını anlatan Akçakoyun, söz konusu sorunları çözülmediği sürece kayıplarının büyük ölçüde devam edeceğini dile getirdi.

HAKLARIMIZ TAKSİTLE VERİLSİN

Önerilen ‘memuriyete dönüş ve yaşı gelenlere emeklilik hakkı’ verilmesiyle atılan adımı ve gösterilen iyi niyet mesajlarını asla inkar etmediklerini aktaran Akçakoyun, şunları söyledi:

“Bizlerden gasp edilenlerin yine iade edilmesi elbette bir külfet oluşturacaktır. Gerekirse def’aten ve bir senede değil, 4 belki 5 seneye bölerek taksitler halinde haklarımızın verilsin. 1960’lı yıllarda bu fakir millet 7 bin subayını resenemeklietmek için milyonlarca dolar Amerika’dan borç almış.

Yetmemiş gibi bu torpilli zevatı üstü üste çıkarttığı 4 kanunla ‘korgeneral’ seviyesinden emekli etmiştir. Böyle bir anlayışı asla tasvip etmiyoruz. Ancak biz haklarımızı adil bir çerçevede, taksitlere bölüp yükü hafifleştirerek, en uygun bir şekilde almaktan yanayız.”

1998’de JanDarma Astsubay rütbesinde iken ordudan atılan Alaattin Yalçın, YAŞ mağdurlarıyla ilgili düzenlemeyi yapan hükümete teşekkür eti.

Yalçın, kimlik, tabanca ve pasaportlarını aldıklarını ancak, SGK,OYAKve maaş gibi özlük haklarına ilişkin sorunlarının halen devam ettiğini açıkladı.

1991’de TSK’den ilişkisi kesilen Hava Astsubay Salim Aynacı da emeklilik ve atama işlemlerindeki sıkıntılarının giderilmesini gündeme getirdi.

CİHAN