Arşiv

Posts Tagged ‘TÜRKİYE’

BİR ANALİZ-YIL 1993

1993 yılı adeta dönüm noktası gibiydi. Rahmetli ÖZAL ölümünden önce hep 3 prensipten bahsederdi;

 

1.       Din ve vicdan hürriyeti,

2.       Düşünce hürriyeti,

3.       Teşebbüs hürriyeti,

 

Bu sözleri defalarca televizyondan kendi ağzından duymuştum. Aslında yıllar sonra geriye baktığımda çok da anlayamamışız diye hayıflanmışımdır. Bu iklim 1983 yılının sonundan itibaren (aslında 12 eylül 1980 darbesinden itibaren  etkinliği hiç azalmamış farklı bir liderdi) TÜRKİYE’nin kaderine ve geleceğine mühür vurmuş bir insanın önderliğinde tüm ülkeyi kuşatmıştı. Bizler de bu yumuşamayı TSK içinde açıkça hissediyorduk.

 

1991-1992 yılının seçim ortamlarında yaşanan o çekişmeli süreçte bile Cumhurbaşkanı olarak varlığını her zaman hissettirdi. Ama bir şeyler elinin altından kayıyordu ve işler istediği gibi gitmiyordu. Hatta son zamanlarda tekrar farklı bir parti kurarak yeniden icraatın başına geçme fikri içinde olduğunu artık bugün biliyoruz.

 

1993 yılı başında bir yerlerden düğmeye basıldı.  İlk 7 ayında neler oldu bir bakalım;

 

1.       Uğur MUMCU’nun öldürülmesi (24 ocak 1993),

2.       Musevi iş adamı Jak Kamhi’ye suikast düzenlenmesi(28 ocak 1993),

3.       Eşref BİTLİS’in uçağının düşmesi (17 şubat 1993),

4.       Özel Tv ve radyoların izinsiz yayın gerekçesi ile hükümet tarafından kapatılması (30 mart 1993),

5.       Turgut ÖZAL’ın Ölümü (17 nisan 1993),

6.       33 askerimizin BİNGÖL-ELAZIĞ karayolunda kuşuna dizilmesi (25 mayıs 1993),

7.       Madımak otelinin ateşe verilmesi, 37 kişinin ölümü (2 temmuz 1993),

8.       Erzincan Kemaliye ilçesi Başbağlar köyünün basılması, 33 insanın öldürülmesi (5 temmuz 1993)

9.       İsmail Hakkı KARADAYI’nın Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na getirilmesi (29 temmuz 1993)

 

Ülke 7 ay içinde toz duman olmuştu. Kaostan hiç kimsenin ne söylediği anlaşılmıyordu. Kimsenin kimseyi dinlediği de yoktu. Toplum 10 yıl süren bir iklimden farklı bir iklime sokuluyordu. Toplum mühendisleri yeni elbiseyi çok güzel dikmişlerdi.

 

Görev yaptığım süreçte 6 yıl boyunca Milli Güvenlik derslerine girdim. Öğrencilere ülkemizin yumuşak karnından bahsederken kullanılabilecek  3 argümandan bahsederdim.

 

1.       Türk-Kürt kardeşliğine zarar vermek,

2.       Laik-Anti laik cephelere ayırmak,

3.       Sunni-Alevi kardeşliğini bozmak.

 

Şimdi yukardaki olaylara bir daha bakalım. Uğur MUMCU cinayetinde ANKARA’da bir anda yüzbinler irticaya karşı yürüyüş yaptı. 33 askerimizin ölümü belki de PKK mücadelesinde çözüme en yakın olunduğu andı. Madımak, Başbağlar olaylarını anlamak için arif olmaya gerek yok.

 

Ve yeni KKK için ortam hazırdı. İrtica 1 No.lı tehditti. Kışlalara emirler gelmeye, konferanslar verilmeye başlanmıştı. Önce fişlemeler, sonra raporlamalar, sürgünler, baskılar, aşağılamalar, ihraç, kararname ile tard ya da zorunlu istifa/emeklilik süreçleri. Tüm yurtta TSK içinde Özal döneminin izleri silinecekti. Buna kesin karar verilmişti. Bir bir uygulanıyordu…

 

Bu süreçte kendilerince “islahı gayri kabil “ olarak addedilen bu güzel insanlar bir anda kendilerini dışarda buldu. Bilinmeyen bir dünya idi. Askerlikten başka bir şey bilmiyorlardı. Çoluk-çocuk gailesi, iş sıkıntıları, psikolojik travmalar, aileden-dosttan dışlanmalar… Ama yılmadılar, bir gün ASDER adında bir dernek kurulduğunu duyduk. Sesi cılızdı ama o cılız sesi bir gün tüm TÜRKİYE duyacaktı. Çünkü bu ses hakkın, mazlumun sesi idi.  Muztar kalanın duası arşa perdesiz çıkardı. Rabbim mutlaka bu duaya icabet ederdi. Belki mühlet verirdi ama ihmal etmezdi. Çünkü Efendimiz (SAV) böyle buyurmuştu.

 

Şimdi “islahı gayri kabil” olarak addedilen bu güzel insanlar inşallah TSK’yı da islah ediyor. Bu arkadaşlarımızın haklı mücadelesi ve müspet hareketi atom bombası gibi tesir yaptı. Eminim ki  bizi dışlayan en zındık düşüncenin sahibi bile şu anda “keşke bu islahı gayri kabil insanları içimizde tutsaydık da bu günleri görmeseydik” diyor. Ama fayda yok; “Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner”

 

Şimdi yeni bir süreç başlıyor. Sayın Başbakanımız ile Sayın Genel Kurmay Bakanımızın baş başa yaptığı görüşmelerden sonra Sayın Genel Kurmay Başkanımız’ın yapmış olduğu açıklamaları sanki Ordu’nun milletle barışması için yeni bir zemin arayışı gibi görüyorum. Hepimiz bu dönemde Ordunun şahsı manevisini rencide etmeden sürece katkıda bulunmalıyız diye düşünüyorum.  Adeta TSK bir el uzatmak istiyor. Karşı el mutlaka biz olmalıyız. Çünkü başka el yok. Zaten onlar ellerini kapatmışlar. Ben inanıyorum ki;

 

İnşallah yeni bir süreç başlayacak ve kışlalarımızda ezan sesleri duyulacak, namazlar kılınacak, isteyen Subay Astb. hanımın başını örtebilecek, isteyen içki içmeyecek…

 

Çok mu iyimserim. 1993 yılına tekrar bakalım. 20 sene milletler tarihinde çok zaman değil.  Ahir zamandayız. Her şey def’i ve ani oluyor.

 

Rabbim kara bulutlarla kaplı göğün güzel yüzünü bir saatte içinde bize gösterdiği gibi bu zulmet bulutlarını da bir anda dağıtır, kahraman ordunu dizginlerini tekrar eline alır.

 

Allah’a emanet olunuz…

 

Ekrem ATA

Kategoriler:ADALET, ASDER, tsk Etiketler:, ,

Uçan rahipler

Rus ordusunun yeni silahı…

08 Mart 2012 Perşembe, 14:45:17
Uçan rahipler

HABERTURK.COM DIŞHABERLER SERVİSİ
Rus ordusu askerlerinin maneviyatını yüksek tutmak için yeni bir uygulamayı hayata geçiriyor.

Hava indirme birliklerinde kullanılmak üzere paraşütle indirilebilen özel kiliseler tasarlandı. Standart bir ordu çadırından dönüştürülen kiliselerde bir dizel güç kaynağı, klima ve soğutucu gibi ekipmanlar yer alacak.

Uçan kiliseler, zırhlı araçların havadan indirilmesini sağlayan uçak ve helikopterler tarafından nakledilecek.

RAHİPLERE PARAŞÜT EĞİTİMİ
Aynı proje çerçevesinde, orduda görevli rahiplere de paraşütle atlama eğitimleri verilecek. Rahipler ayrıca portatif kiliselerin kurulması konusunda da eğitilecek.

İlk uçan rahip ekibinin Mart ayı ortasında gerçekleştirilecek tatbikata katılması bekleniyor.

AMAÇ MANEVİYATI YÜKSELTMEK
Rus askeri yetkililer, uçan kilise ve rahiplerle kendi askerlerinin maneviyatını yükseltmeyi, düşmanın ise moralini bozmayı hedefliyor.

Geçtiğimi kasım ayında da ordudaki, rahip sayısının arttırılması kararı alınmıştı.

Kategoriler:ADALET, ASDER, tsk Etiketler:, , ,

İsrail, Türkiye’nin bu tatbikatını konuşuyor

Her biri adeta güç gösterisine dönüşen tatbikatlar ‘savaş hazırlığı mı’ yorumlarını daha da alevlendiriyor. Türkiye’nin son hamlesi İsrail’de paniğe neden oldu…
Ortadoğu’da sular durulmuyor. İran’ın büyük tepki çeken Hürmüz Boğazı tatbikatının ardından, ABD ile İsrail, Türkiye ile Mısır art arda askeri tatbikatlar gerçekleştirmeye başladı.

Türkiye ve Mısır’dan dev ortak tatbikat

Türkiye ile Mısır’ın geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdikleri ortak deniz ve hava tatbikatı Mısır ve İsrail basınında büyük yankı uyandırdı. İsrail’in Yedioth Ahronot gazetesi, onlarca savaş gemisi, F-16 uçağı ve helikopterin katıldığı tatbikatın son aylarda bölgede düzenlenen en büyük tatbikatlardan biri olduğunu yazdı. “Dostluk” adlı tatbikatın görüntüleri Mısır basınında da uzun uzun verildi. Tatbikat sırasında denizde gerçekleşebilecek olası bir saldırı canlandırılırken açık denizde savunma tatbikatları yapıldı.

İran’da şimdi kara birlikleri hazırlanıyor

İran ordusunun Hürmüz Boğazı’nda 10 gün süren deniz tatbikatının ardından şimdi de kara tatbikatının hazırlıklarına başladı. Fars haber ajansının Devrim Muhafızları Halkla İlişkiler Birimi’ne dayandırdığı habere göre, ağır kış şartlarının sürdüğü ülkenin doğusunda kara tatbikatının hazırlık safhası başladı. Tatbikatın pazartesi başlayacağı belirtildi. İran önümüzdeki günlerde Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda tekrar donanma tatbikatı yapacağını da açıkladı. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki provaları ABD ile gerginlik yaratmıştı.

Binlerce Amerikan askeri İsrail yolunda

Rus haber kanalı RT, ABD ve İsrail’in tarihlerindeki en büyük askeri tatbikatı gerçekleştirmeye hazırlandıklarını yazdı. Habere göre binlerce Amerikan askeri İsrail’e doğru yola çıktı. Tam tarihi açıklanmayan yaklaşık 12 füze tatbikatının Tahran’ı endişelendireceği düşünülüyor. Tahranlı yetkililer bunu ‘büyük bir şeyin hazırlığı’ şeklinde yorumluyor. İsrail gazetesi Jerusalem Post ise Amerikalı Komutan General Frank Gorenc’in, “Bu yalnızca bir egzersiz değil binlerce Amerikan askerini içeren bir mevzilenme” sözlerini aktardı.
HABERNAME

Balyozcuların PKK planı ortaya çıktı

Derin yapıların Türkiye’nin kritik savunma projelerine imza atan HAVELSAN’a sızma planı deşifre oldu…

Serbest ÖZDEN

Balyoz soruşturmasının 3. İddianamesi’nin ek delil klasörlerinde yer alan ve Gölcük Donanma Komutanlığı‘nın gizli bölmelerinde ele geçirilen belgeler, dehşet senaryolarını gün yüzüne çıkardı. Yapılanma ilk Türk İnsansız Hava Aracı (TİHA) ve terörle mücadele için kullanılmak için geliştirilen projeleri yavaşlatmayı ve imha etmeyi planlıyor. Türk savunma sanayiinin bel kemiği olan kurumların başında gelen HAVELSAN’a örgüt üyelerini aldırmak için yoğun çaba sarf eden derin yapı para, kadın ve şantaj yöntemini kullanıyor.Kurumyöneticilerinin odalarına yerleştirmek için dinleme cihazı olan 10 adet ‘böcek’ aldıran örgüt, kriptolu telefonlarla kurumdaki köstebekleri ile iletişim kurmuş. Projelerden sonuç alamayınca ‘imha edin’ talimatını veren örgütün planları, teröristlere çok zaiyat verdirdiği gerekçesiyle ‘Heronları düşürün’ emrini akıllara getirdi.

BÖCEK SEHPAYA KONABİLİR

Belgeler, derin yapının kurumyetkililerini takip için dinleme aracı temin ettiğini de gün yüzüne çıkardı. Enstitülerin gözetim altına alınması ve kamera sayısının önemine vurgu yapılan belgelerde “10 adet böcek alımı” başlığı altında, “Önderin odası böcek, keşif yapıldı sehpa olabilir,Güney mobilya” ifadeleri dikkat çekti. HAVELSAN’da görevli N.G. adlı kadının, çalıştığı projeden başka bir işe geçirileceğini ancak kardeşinin örgüt sabıkası nedeniyle zor durumda olduğunu yapıya yazılı olarak bildirerek yardım istendiği, ele geçirilen belgeler arasında yer aldı. Yapılması gereken diğer işler ise şöyle sıralandı:

AMCALAR KONUYA EL ATMALI

*TİHA konusu çok yıprandı. Bu ve diğer Güneydoğu ilintili projelerin gecikmesi konusundamakul ve inandırıcı argümanlar hazırlayalım. Şimdilik devam etmeli. Bitirilmesi istenmiyor.

*Bizim amcalar konuya el atmalı. Bununla ilgili HAVELSAN ile ortak projelere ilişkin Faruk beyle görüşülmesi. Bekir paşam için randevu al.

*TÜBİTAK’tan gelen notları öncelikle paylaş.

*Örgütteki işçi arkadaşlar dikkat çekmeden Tolon’a geçmiş olsun ziyaretinde bulunabilir.

*İşe alımla ilgili dernek üyelerini tanıdıkları ile ilgili tek tek dolaş.

*Yıpranan isimleri nadasa ayıralım.

*Eleman alımı konusu ciddi tutulmalı. Ciddi eleman eksiğimiz var. Alt kadroyu dolduramıyoruz. Gerekirse Harp Okulu’na gitmesin mühendis olsun.

*Düşük paralara gelmiyorlar. Bizim taksimat önemli, onları farklı kanallarla tatmin edelim: Prim,ödül,kadın…

Gizli belgeleri satmışlar

Balyoz iddianamesinde gizli yapılanmanın bu amacı net bir şekilde deşifre ediliyordu. Savcıların tespiti özetle şöyleydi: “Devletin stratejik kurumlarına sızan örgüt mensuplarının (GES, Tübitak, HAVELSAN) çalıştıkları kurumlardan elde ettikleri devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri, bağlı bulundukları örgüt yöneticilerine ulaştırdıkları, belgeyi getiren kişilere ücret ödedikleri, TSK için yürütülen ve projeleri durdurmaya, yavaşlatmaya veya engellemeye çalıştıkları, casusluk faaliyeti kapsamında belge veya projeleri yabancı ülkelere pazarlamayı planladıkları anlaşılmıştır.”

Sonuç alınmıyorsa imha edin

Güncem- Notlar Ankara-İzmit’ başlıklı belgede çarpıcı talimatlar yer alıyor. Bunlardan bazıları şöyle:

*Doğudan Ankara’yı kazananlar ile ilgili burs talebini değerlendirelim. Örgüt alt yapımızın verimliliği açısından önemli. Doyurucu rakamlarla sunalım.

*Kritik proje listesinin çıkarılması, müşterilerle face to face (yüz yüze) görüşme ayarlanabilir.

*Projelerin listelerinin çalışan sayısı, müşteri bilgisi, karşı taraftan irtibat kim detaylandırılması.

*Yukarıdan bir gözün projeleri takip etmesi.

*HAVELSAN, ASELSAN’da yavaşlatılacak projeler bize paslanacak.

*Ücretin paylaşımı önemli. Kim ne kadar alacak önemli. Ödeme gecikirse işler hep aksıyor.

*Kadın zaafı olan yöneticilerin tespiti, psikolojik tahlil.

*Projelerden sonuç alınamıyorsa ve elimizde tutamadıklarımızı yapabiliyorsak imha etmeliyiz.

Kategoriler:ASDER, tsk Etiketler:, , , , , ,