Arşiv

Posts Tagged ‘paşa’

BALYOZCU PAŞA’NIN HEZEYAN DOLU SES KAYDI

dailymotion.com sitesinde yayınlanan ses kaydında iddia edilen amiral, kendilerine çok güvendikleri için hata yaptıklarını ama yakın zamanda çoluk çocuk demeden rövanş alacaklarını söylüyor…
Derinhaber – 28 Mayıs 2012 13:12

dailymotion.com sitesinde yayınlanan ses kaydında iddia edilen amiral, kendilerine çok güvendikleri için hata yaptıklarını ama yakın zamanda çoluk çocuk demeden rövanş alacaklarını söylüyor…

Balyoz tutuklusu Tümamiral Cem Aziz Çakmak olduğu iddia edilen kişi dailymotion.com sitesinde yayınlanan ses kaydında kendilerine çok güvendikleri için geçmişte hata yaptıklarını, karşı cephedekilerin de aynı hatayı yapacaklarını ve o zaman onlardan çoluk çocuk demeden rövanş alacaklarını söylüyor.

Kara kuvvetlerinden meslektaşlarını yüreksizlikle itham edip, menfaatçi subayların terfi ettirildiğini, asıl sorunun bu olduğunu ifade ediyor.

“ALDIĞIMIZ HABERLERE GÖRE BU İŞ UZUN SÜRMEYECEK. HESABI SORULACAK”

“BAKALIM KAÇ KİŞİYİ BIRAKIRLAR, BIRAKIRLAR MI? YANİ OLMAZSA DA İŞ UZUN SÜRMEYECEK ARTIK. YANİ ALDIĞIMIZ HABERLER O YÖNDE BİZİM. SAĞLAM KAYNAKLAR. BUNUN HESABI SORULACAK.”

“İKİ SENE İÇİNDE BALYOZUN RÖVANŞI OLACAK, ÇOK CAN YANACAK.”

“BİR İKİ SENE İÇERİSİNDE BU MANZARA TAM TERSİNE DÖNECEK. BAK SÖYLÜYORUM BUNU. DERSİN Kİ BUNU BİR PAŞAM SÖYLEMİŞTİ DERSİN”

“BİR SÜRÜ HESAPLAŞMA OLACAK. İKİ SENE ÇOK BELKİ BİR SENE İÇİNDE. EĞER BİZ BURDAN BİR ÇIKARSAK BU DIŞARDAKİLERLE ÇOK CİDDİ BİR HESAPLAŞMA OLACAK, ÇOK CİDDİ HEM DE”

 

Kaynak: dailymotion.com

Haberin Linki: http://www.dailymotion.com/video/xr5hfr_tumamyral-cem-azyz-cakmak-coluk-cocuk-demeden-rovany-alacayiz_news

Ses kaydının dökümü:

KENDİLERİNE EN GÜVENDİKLERİ ANDA ÇOLUK ÇOCUK DEMEDEN RÖVANŞ ALACAĞIZ

KENDİMİZE ÇOK GÜVENEREK HATA YAPTIK. ŞİMDİ AYNI HATAYI ONLAR YAPIYOR.

ŞİMDİ BEN ŞUNA İNANIYORUM. BİR İNSANIN EN ZAYIF OLDUĞU ZAMAN NE ZAMANDIR BİLİYOR MUSUN? KENDİNE ÇOK GÜVENDİĞİ ZAMAN. EN ZAYIF OLDUĞU ZAMAN O ZAMANDIR. BEN BU KADAR SÖYLEYEYİM YETER. BİZ DE ÇOK GÜVENDİK ONDAN ZAYIFTIK. ŞİMDİ DE AYNI HATAYI ONLAR YAPIYOR.

KARA KUVVETLERİNDE YÜREKLİ ADAM SAYISI AZ. ONLAR TERFİ ETMEK İÇİN KOMUTANIN EŞİNE REÇEL YAPARLAR. TAMAMI BÖYLE.

BİZDE ŞÖYLE BİR SIKINTI VAR. 80’DEN SONRA ÇOK DEĞİŞİK BİR SUBAY TİPİ YETİŞTİRDİK BİZ. MENFAATLERİNE DÜŞKÜN. YURTDIŞI VE GÖREVLERE EFENDİM PAŞA OLMAYA, MEMLEKET MESELELERİNDEN UZAKLAŞMAYA, ÖĞRENMEMEYE BAK, ÖĞRENMEK YERİNE NE BİLEYİM EŞİNE KOMUTANIN EŞİNE REÇEL YAPIP GÖTÜRTMEYE. O TİP İNSAN YETİŞTİRDİK. ÇOK CİDDİ SÖYLÜYORUM BUNU DA. VE ONLAR SEÇİLDİ. BUGÜNKÜ SIKINTININ SEBEBİ ODUR. BİZDE DENİZ KUVVETLERİNDE BİRAZ DAHA FARKLI AMA KARACILARDA TAMAMEN BÖYLE. TAMAMEN BÖYLE. YANİ YÜREKLİ ADAM SAYISI ÇOK AZ.

MAHKEMEDE DENİZCİLERİN BİR TANESİ BİLE SAYIN BAŞKAN DEMEDİ. HEPİMİZ SİYASİ KONUŞTUK
BEN YALVARDIM ONLARA NE OLUR BUNLARA BOYNUNUZU EĞMEYİN. YANİ SAVUNMALARINIZDA EĞMEYİN. BEN ÇÜNKÜ SAYIN BAŞKAN FALAN DEMİYORUM ARTIK.

10. AĞIR CEZA MAHKEMESİ ÜYELERİ DİYE BAĞIRIYORUM. NE SAYIN BAŞKAN NE SAYIN ÜYELER. HİÇ ÖYLE ŞEY YOK BENDE. BİZİM HİÇBİRİMİZDE YOK. MUVAZZAF DENİZCİLERİN BİR TANESİ SÖYLEMEDİ. HEPSİ 10. AĞIR CEZA MAHKEMESİ. VE HEPSİ SİYASİ KONUŞMA YAPTI.

MAHKEME HEYETİNE BAKARAK “ŞEREFSİZLER, VATANA İHANETTEN YARGILANACAK” DEDİM.

ŞUNU SÖYLEDİM. EN SONUNDA DEDİM Kİ: BU ŞEREFSİZLERE SESLENİYORUM. ONLARA BAKIYORUM AMA. DIŞ MİHRAKLARA UŞAKLIK EDEN ŞEREFSİZLERE SESLENİYORUM DERKEN ONLARA BÖYLE BAKIYORUM TABİ. KAFALARINI EĞİYORLAR BÖYLE. BU KOLTUKLARA OTURACAKSINIZ VATANA İHANETTEN YARGILANACAKSINIZ DEDİM. HEMEN SALONDA BAŞLADI ŞEY. ATARIM MATARIM YİNE HÂKİM. BUNLAR BİZİ ESİR ALDILAR. KENDİ VATANIMIZDA ESİR ALDILAR ONLAR BİZİ.

ATATÜRK, İSYAN OLDU MU “ÇOLUK ÇOCUĞU KALMASIN, BÜTÜN ŞEHRİ GÖTÜRÜN” DERMİŞ. KENDİLERİNE EN GÜVENDİKLERİ ANDA RÖVANŞIMIZ HATASIZ OLACAK.

AMA DİYORUM İŞTE. HEP DE ONU SÖYLÜYORUM. ALLAH RÖVANŞINI GÖSTERMESİN ONLAR İÇİN. ÇÜNKÜ BİZ BİR DAHA BÖYLE BİR RÖVANŞTA BÖYLE BİR HATA YAPMAYIZ YANİ. YANİ ATATÜRK BU İŞİ ATATÜRK İSYAN OLDU MU ÇOLUĞU ÇOCUĞU KALMASIN GÖTÜRÜN, ŞEHRİ GÖTÜRÜN DİYORMUŞ. ADAM, ADAM GÖRÜYOR YANİ. ÇOCUĞUNA KADAR. BU İŞ BÖYLE.

EN GÜVENDİKLERİ ZAMAN KENDİLERİNE EN ZAYIF OLDUKLARI ANDIR.

UMUT, ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇILARININ CAN SİMİDİYMİŞ. MANDELA ÖYLE DİYOR. 29 YIL YATIYOR MANDELA HÜCREDE. ONUN İÇİN UMUDU HİÇ BIRAKMAYACAĞIZ. BIRAKMAYACAĞIZ UMUDUMUZ HEP OLACAK.

ALDIĞIMIZ HABERLERE GÖRE BU İŞ UZUN SÜRMEYECEK. HESABI SORULACAK.

TABİ BU DAHA SÜREÇ YANİ BU SÜREÇ ALACAK DAHA NE KADAR ÇEKERİZ BİLMİYORUM. AMA ÇOK UZUN SÜRECEĞİNİ SANMIYORUM BEN DE ARTIK. BAKALIM KAÇ KİŞİYİ BIRAKIRLAR, BIRAKIRLAR MI? YANİ OLMAZSA DA İŞ UZUN SÜRMEYECEK ARTIK. YANİ ALDIĞIMIZ HABERLER O YÖNDE BİZİM. SAĞLAM KAYNAKLAR. BUNUN HESABI SORULACAK.

TARİHİN YARGISINDAN KAÇMALARI MÜMKÜN DEĞİL. KİMSE KAÇAMAZ. KİMSE. YANİ BUNLARIN YATACAK YERLERİ YOK.
YATACAK YERLERİ YOK. BUNLARI TOPRAK REDDEDER, NAAŞLARINI TOPRAK REDDEDER ŞEREFSİZİM.

İKİ SENE İÇİNDE BALYOZUN RÖVANŞI OLACAK, ÇOK CAN YANACAK.

BİR İKİ SENE İÇERİSİNDE BU MANZARA TAM TERSİNE DÖNECEK. BAK SÖYLÜYORUM BUNU. DERSİN Kİ BUNU BİR PAŞAM SÖYLEMİŞTİ DERSİN. ADAMLAR KAÇACAKLAR. BU ÜLKEDEN KAÇACAKLAR ÇOĞU. VE RÖVANŞI ÇOK FARKLI OLACAK.

ÇOK KİŞİNİN CANI YANACAK. YANİ BUNUN RÖVANŞINDA ÇOK CAN YANACAK.

FARKLI YABANCI İSTİHBARATLAR BUNLARI TIKADI. ÇALKANTI İÇİNDELER. BİZDE BOŞ DEĞİLİZ.

NELER VAR, NELER VAR, ŞU ANDA BİZİM BİLDİĞİMİZ NELER VAR. YANİ ALMANYA BAŞKA BİR ŞEY SÖYLÜYOR, AMERİKA BAŞKA BİR ŞEY SÖYLÜYOR. ALMAN İSTİHBARATI VAR, CIA VAR. MOSSAD VAR. ONUN İÇİN ONLAR ŞİMDİ ÇOK BÜYÜK ÇALKANTI İÇİNDELER. ÇOK. CİDDİ. TIKANDILAR.

BİR SÜRÜ HESAPLAŞMA OLACAK. İKİ SENE ÇOK BELKİ BİR SENE İÇİNDE. EĞER BİZ BURDAN BİR ÇIKARSAK BU DIŞARDAKİLERLE ÇOK CİDDİ BİR HESAPLAŞMA OLACAK, ÇOK CİDDİ HEM DE. İLK ŞEYİMİZ NE BİLİYOR MUSUN? AÇ KALACAKLAR. BAK

SÖYLEYEYİM. AÇ KALACAKLAR. ÖYLE BAŞLAYACAK ZATEN. BU KADAR DA BOŞ DEĞİLİZ YAA.

kaynak : habername

Kategoriler:ASDER, hukuk, tsk Etiketler:, , , , ,

Orduevinde sakal ve başörtüsü yasağı

İlk sinyal Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’dan geldi…

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı sosyal tesislerden yararlanan askerler arasında rütbe farkından kaynaklanan kast sisteminin kaldırılmasından sonra, sakal ve başörtüsü yasağının da kaldırılması yolunda ilk sinyal Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’dan geldi

Yılmaz, “Demokrasi adım adım ilerler” diyerek kapıyı araladı. TBMM’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Yılmaz kast sistemi uygulamasının sona erdirilmesine ilişkin “Genelkurmay Başkanlığı’na teşekkür ediyoruz” dedi. Karardan önceden bilgili olduklarını söyledi. Bakan Yılmaz orduevleri ve askeri gazinolara sakallı ve başörtülü girişin yasak olduğunu hatırlatan bir gazetecinin “Bu yasağın da kaldırılması gündeme gelebilir mi” sorusuna “Demokrasi bir süreçtir, adım adım ilerler” diye yanıt verdi.

Milli Savunma Bakanlığı’nda sivilleşme çalışması olup olmadığı yolundaki bir başka soruyu yanıtlarken de, bu tür çalışmaların sürdüğünü belirten Yılmaz, “Sizin bildikleriniz var, bilmedikleriniz var” demekle yetindi. Milli Savunma Bakanı bu konudaki çalışmaların kamuoyuna henüz yansımadığını kaydetti…
HABERNAME

TSK’da bir devir sona eriyor

TSK’da bir devir daha sona eriyor…

Bir süredir demokratik ülkelerde olduğu gibi sivillerin kontrolüne sokulan, atılan demokratikleşme adımlarıyla siyasete karışmasının önüne geçilen TSK; bu kez kendi içinde çok ciddi bir demokratikleşme adımı atıyor…

Yıllardır şikayet edilen ama yine yıllardır değişmeyen “orduevlerinde rütbe ve sınıf ayrımı” uygulaması son buluyor. TSK’ya ait sosyal tesislerdeki yemek salonlarında, kuaförlerde, plajlarda rütbe farkı ortadan kalkıyor. En basite indirgersek, “Subay Kuaförü,” “Üstubay Kuaförü,” “General Kuaförü” tabelaları iniyor!

AMAÇ: DAYANIŞMAYI ARTIRMAK

Habertürk, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel’in emri ve Genellkurmay II. Başkanı Org. Hulusi Akar imzasıyla ilgili birimlere gönderilen “Sosyal Tesislerin Kullanımı” konulu o yazıyı ele geçirdi.

İşte, Genekurmay Başkanlığı’ndan 16 Ocak 2012 tarihinde gönderilen ve “Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasındaki dayanışmayı artırmak, moral ve motivasyona katkıda bulunmak” amacıyla orduevleri, askeri gazinolar, sosyal tesisler ile TSK özel, özel/yerel ve kış eğitim merkezlerinde yapıldığı vurgulanan yeni düzenlemeleri içeren o belgede yazanlar:

1. Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasındaki dayanışmayı artırmak, moral ve motivasyona katkıda bulunmak maksadıyla; orduevleri, askeri gazinolar, sosyal tesisler ile TSK özel, özel/yerel ve kış eğitim merkezlerinde aşağıdaki düzenlemeler yapılacaktır.

a. Tesislerde genel kullanıma açık tüm yerlerde statüleri belirtilen (general, üstsubay, subay) bölümleme yapılmayacaktır.

b. Otel, oda, masa, koltuk grubu, asansör, plaj, yemek salonu, berber, kuaför, vb. Yerlerde statüleri gösteren her türlü yazıve işaret kaldırılacaktır.

c. Otel, lokanta vb. Kullanım alanlarından istifade etmek isteyen rütbe ve makam sahibi personel için rezervasyon yaptırılabilecektir.

ç. Özel misafirler, yabancı konuklar ve resmi toplantılar için ayrılan özel salonlar muhafaza edilecek, rütbe ve makam sahipleri ile yerli/yabancı misafirlere tahsis edilebilecektir.

2. Söz konusu uygulama ile personel arasındaki sevgi, saygı ve bağlılığın artırılmasına katkı sağlayacak sonuçlara ulaşılmasının, bu tesislerin kuruluşlarında oldukları Komutanlıkların ilgi ve yaklaşımına bağlı olduğu, bu konudaki en önemli görev ve sorumluluğun tesis yöneticilerinin üzerine düştüğü göz önünde tutulacaktır.

3. Orduevleri, askeri gazinolar, sosyal tesisler ve TSK özel, özel/yerel, yerel ve kış eğitim merkezlerinde statü farklılıklarının etkisinin en aza indirilerek tesislerden azami ölçüde yararlanılmasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gelenek ve göreneklerine uygun tavır ve davranışta bulunmaları hususunda, personel ve aileleri gerekli hassasiyet, gösterecektir.

GENERAL VE TEĞMEN BİRLİKTE ÇAY İÇECEK

Bugüne kadar, subay orduevine giren bir subay, kıdem ve rütbesine göre ağırlanıyor, bölümlemeler de buna uygun yapılıyordu. Mesela bir üsteğmen, üstsubay yazılı bölümlere giremiyor ve generaller kendi salonlarına, lokantalarına sahip oluyordu. Hatta asansörleri bile farklı olabiliyor, üzerinde de o asansörün hangi rütbeden askere ait olduğu belirtiliyordu. Daha da ötesi, aynı farklılıklar eşler ve aile fertleri için de geçerliydi. Eş ve ailelerin faydalandığı kuaförler, plajlar bile statülere göre ayrılıyordu. Mesela yan yana bulunan üç bayan kuaförünün üzerlerinde “Subay Kuaförü,” “Üstubay Kuaförü,” “General Kuaförü” yazıyordu..

Sözkonusu yazıyla işte bütün bu ayrımlar ortadan kalkıyor. Rütbe ayrımlarını belirten her türlü yazı ve tabelalar siliniyor. Bu, orgeneral ve teğmenin artık aynı masada yemek yiyeceği, çay içeceği anlamına geliyor.

KİMLER FAYDALANABİLİYOR?

Orduevleri, askeri gazinolar ve sosyal tesislere ilişkin 20 Ağustos 2000 tarihinde yayınlanan yönetmeliğin 3. bölüm, 10. maddesinde sözkonusu yerlerden kimlerin faydalanabileceği ise şöyle belirtiliyor:

Madde 10- Ordu evleri, askerî gazinolar ve sosyal tesislerden;

a) Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subay, astsubay ve emeklileri ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri,

b) Muvazzaf veya emekli personelin, sağlık fişini kullanma hakkını kaybeden çocukları ve bunlardan evli olanların eşleri (gelin-damat) ile bakmakla yükümlü olunmayan baba ve annelerinden, günü birlik kart verilenler,

c) Tanınmış kişilerden oldukları için, 6/9/1961 tarihli ve 10889 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin 31/3/1972 tarihli ve 14145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişik 664 üncü maddesi hükümlerine göre garnizon komutanlıklarınca kart verilenler,

d) 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanununa tâbi yedek subaylar, faydalanır.

Kategoriler:ADALET, ASDER, hukuk, tsk Etiketler:, , , ,

Çook gördük böyle tehdit

10 Ocak 2012 Salı, 06:01:15
İlginç bir e-mail aldım dün.
Öfkeli.
Anladığım kadarıyla yüksek rütbeli bir askerden.
Bana yönelik tonla hakaret.
Kızmış. Hem de çok.
Tutuklu eski Genelkurmay Başkanı ile yaptığım bir görüşmeye atıfta bulunuyor.
Belli ki, çok yakınından biri. “Deniz Kuvvetlerimizle ilgili aptal bir başlık atmıştınız gazetenizde. Davet etmiştik, gelmiştiniz” diyor.
Sonra da “Lütfen cevap verin” diyerek sorularını sıralamış.
Başbuğ’un davet etmesi üzerine yaptığımız görüşme için, “Terörist örgüt lideriyle toplantı yapmaya utanmadınız mı?” diye soruyor.
Sonra da ekliyor: “Apo da çağırsa gider miydiniz?”
Ardından vahim bir biçimde devam ediyor: “Bu durumda biz de terörist olduğumuza göre artık bizden yani subaylardan çekiniyor musunuz?”
“Zaten terörist darbeciler olduğumuza göre kaybedecek neyimiz kaldı zannediyorsunuz?” diye de ekliyor.
“Sizce vatanseverlik ve vatan hainliği nedir?” diye de soruyor, vatan hainliğiyle itham ederek.
Bir de gözdağı veriyor: “Ha, bu arada siz dahil vatan hainlerini not ediyoruz.”
Ve şöyle bitiriyor: “Sakın korkmayın. Ne demişler, derviş dervişe sırayla binermiş. Sıranızı bekleyin.”
Zannetmeyin ki, böyle bir mail aldım da “korktum”, “tırstım”.
Kendisine gereken yanıtı verdim zaten.
“Benim adımı not ettiğin kâğıdı kıvır” demeyi ihmal etmeden.
Bayılıyorum böyle herkesi vatan haini yapan tiplere.
Ellerinde “vatansevermetre” var sanki.
Ama ona da takılmadım.
Ben bu gibilerin ağababalarından duydum.
Şimdi neredeler bilmiyorum.
Çok gördüm herkese vatanseverlik dersi verip sonra holdingsever olanlarını.
Tabii olmayanlarını da gördüm.
Şerefli, haysiyetli, tam askerleri.
Buna da takılmıyorum.
Takıldığım nokta yazının sonu: “Derviş dervişe sırayla binermiş.”
İşte bu memleketin makûs talihi bu.
Herkes birbirine binmek için sırasını bekliyor.
Kimse “hukuk, hak, adalet” falan demiyor.
Sen bana bindin, ben de gücümü toplayınca sana bineceğim.
Ben size bir şey söyleyeyim mi?
İster önce siz binin, ister sonra siz binin sonuç değişmiyor.
Önemli olan sırayla binmek değil.
Asla binmemek.
Sırayla olması, nihai sonucu değiştirmiyor.
Hatta sonunda hoşunuza bile gitmeye başlıyor belli ki!

Vatanseverlik

ŞU “Siz vatanı bizim kadar sevemezsiniz” lafı, hatta daha da öteye gidip “Biz vatanseveriz, siz hainsiniz” lafı beni delirtiyor.
Daha önce yazdım galiba. Hatırlamıyorum ama yazmadıysam da bir yerlerde söyledim.
Yıllar önce bir komutan, hayli hayli yüksek rütbeli bir komutan…
Yine yazdıklarımıza kızmış olmalı ki, karşılaştığımız bir yerde kendince “sigaya” çekiyor.
Galiba Gazi Orduevi’ndeki bir davette.
Önce eleştirmeye başladı, sonra kendi sesinden tahrik olarak tonu artırdı.
Sonunda meseleyi kendilerinin vatansever, bizim ise hain olduğumuza getirdi.
“Paşam biz de vatanseveriz. İlle sizin sevdiğinizi iddia ettiğiniz tarzda sevmek zorunda mıyız” dedim dayanamayıp.
İyice öfkelendi.
“Hayır, bizim kadar sevemezsiniz” deyince, benim de tepem atıverdi.
“Bakın paşam. Başkasını bilmem ama benimle bu şekilde konuşamazsınız. Ben bu vatanın sevgisiyle büyütüldüm. Ben en az sizin kadar vatanseverim. Hatta sizden daha fazla vatanseverim. Çünkü ben vatanı sevmek için maaş almadığım halde bu vatanı seviyorum” dedim.
Paşanın rengi yakasındaki şeride dönüştü.
Ya üzerime yürüyecek ya da beni derdest ettirecek diye düşünüyordum.
Hiçbir şey demedi.
Döndü arkasını gitti.

MİT ve PR

MİLLİ İstihbarat Teşkilatı, internet sitesini yenilemiş.
Bayağı hoş bir şeyler yapmışlar.
Kurumu tanıtıyor, teşkilatla ilgili bilgiler veriyor, hizmet edenleri saygıyla anıyor.
Çocuklara yönelik çizgi filmler bile koymuşlar.
Gayet güzel.
Hatta Amerikanvari bir çalışma.
Sıkı bir “halkla ilişkiler” faaliyeti.
MİT geçmiş yıllarda da böyle bir “imaj çalışması” yapmaya kalkmıştı.
Teşkilatın “soğuk ve sevimsiz” algısını değiştirmek istiyorlardı.
Sönmez Köksal’ın müsteşarlık dönemiydi.
Ne yapalım, ne yapalım diye düşündüler ve MİT’le ilgili kitaplar yazdırmaya karar verdiler.
Bazı gazetecilere teşkilatın “bir kısım” arşivini açtılar.
Yazılmasını istedikleri konularla ilgili olarak bu gazetecilere bilgiler verdiler.
O gazeteciler de Milli İstihbarat Teşkilatı hakkında iki kitap yazdılar.
Her ikisi de çok satan, iki kitap.
Fakat Sönmez Köksal’dan sonra bu faaliyete son verildi.
“PR”dan vazgeçildi. “Biz biraz soğuk ve uzak olalım” düşüncesi hâkim oldu.
Bu arada ilginç bir nokta.
O kitapları yazan gazeteciler bugün zorunlu nedenlerle gazetecilikten uzaklar.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kendini çok önemseyenler gece gökyüzüne baktığı zaman.
Fatih Altaylı
faltayli@htgazete.com.tr

Kategoriler:ASDER, hukuk, tsk Etiketler:, ,

Balyozcuların PKK planı ortaya çıktı

Derin yapıların Türkiye’nin kritik savunma projelerine imza atan HAVELSAN’a sızma planı deşifre oldu…

Serbest ÖZDEN

Balyoz soruşturmasının 3. İddianamesi’nin ek delil klasörlerinde yer alan ve Gölcük Donanma Komutanlığı‘nın gizli bölmelerinde ele geçirilen belgeler, dehşet senaryolarını gün yüzüne çıkardı. Yapılanma ilk Türk İnsansız Hava Aracı (TİHA) ve terörle mücadele için kullanılmak için geliştirilen projeleri yavaşlatmayı ve imha etmeyi planlıyor. Türk savunma sanayiinin bel kemiği olan kurumların başında gelen HAVELSAN’a örgüt üyelerini aldırmak için yoğun çaba sarf eden derin yapı para, kadın ve şantaj yöntemini kullanıyor.Kurumyöneticilerinin odalarına yerleştirmek için dinleme cihazı olan 10 adet ‘böcek’ aldıran örgüt, kriptolu telefonlarla kurumdaki köstebekleri ile iletişim kurmuş. Projelerden sonuç alamayınca ‘imha edin’ talimatını veren örgütün planları, teröristlere çok zaiyat verdirdiği gerekçesiyle ‘Heronları düşürün’ emrini akıllara getirdi.

BÖCEK SEHPAYA KONABİLİR

Belgeler, derin yapının kurumyetkililerini takip için dinleme aracı temin ettiğini de gün yüzüne çıkardı. Enstitülerin gözetim altına alınması ve kamera sayısının önemine vurgu yapılan belgelerde “10 adet böcek alımı” başlığı altında, “Önderin odası böcek, keşif yapıldı sehpa olabilir,Güney mobilya” ifadeleri dikkat çekti. HAVELSAN’da görevli N.G. adlı kadının, çalıştığı projeden başka bir işe geçirileceğini ancak kardeşinin örgüt sabıkası nedeniyle zor durumda olduğunu yapıya yazılı olarak bildirerek yardım istendiği, ele geçirilen belgeler arasında yer aldı. Yapılması gereken diğer işler ise şöyle sıralandı:

AMCALAR KONUYA EL ATMALI

*TİHA konusu çok yıprandı. Bu ve diğer Güneydoğu ilintili projelerin gecikmesi konusundamakul ve inandırıcı argümanlar hazırlayalım. Şimdilik devam etmeli. Bitirilmesi istenmiyor.

*Bizim amcalar konuya el atmalı. Bununla ilgili HAVELSAN ile ortak projelere ilişkin Faruk beyle görüşülmesi. Bekir paşam için randevu al.

*TÜBİTAK’tan gelen notları öncelikle paylaş.

*Örgütteki işçi arkadaşlar dikkat çekmeden Tolon’a geçmiş olsun ziyaretinde bulunabilir.

*İşe alımla ilgili dernek üyelerini tanıdıkları ile ilgili tek tek dolaş.

*Yıpranan isimleri nadasa ayıralım.

*Eleman alımı konusu ciddi tutulmalı. Ciddi eleman eksiğimiz var. Alt kadroyu dolduramıyoruz. Gerekirse Harp Okulu’na gitmesin mühendis olsun.

*Düşük paralara gelmiyorlar. Bizim taksimat önemli, onları farklı kanallarla tatmin edelim: Prim,ödül,kadın…

Gizli belgeleri satmışlar

Balyoz iddianamesinde gizli yapılanmanın bu amacı net bir şekilde deşifre ediliyordu. Savcıların tespiti özetle şöyleydi: “Devletin stratejik kurumlarına sızan örgüt mensuplarının (GES, Tübitak, HAVELSAN) çalıştıkları kurumlardan elde ettikleri devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri, bağlı bulundukları örgüt yöneticilerine ulaştırdıkları, belgeyi getiren kişilere ücret ödedikleri, TSK için yürütülen ve projeleri durdurmaya, yavaşlatmaya veya engellemeye çalıştıkları, casusluk faaliyeti kapsamında belge veya projeleri yabancı ülkelere pazarlamayı planladıkları anlaşılmıştır.”

Sonuç alınmıyorsa imha edin

Güncem- Notlar Ankara-İzmit’ başlıklı belgede çarpıcı talimatlar yer alıyor. Bunlardan bazıları şöyle:

*Doğudan Ankara’yı kazananlar ile ilgili burs talebini değerlendirelim. Örgüt alt yapımızın verimliliği açısından önemli. Doyurucu rakamlarla sunalım.

*Kritik proje listesinin çıkarılması, müşterilerle face to face (yüz yüze) görüşme ayarlanabilir.

*Projelerin listelerinin çalışan sayısı, müşteri bilgisi, karşı taraftan irtibat kim detaylandırılması.

*Yukarıdan bir gözün projeleri takip etmesi.

*HAVELSAN, ASELSAN’da yavaşlatılacak projeler bize paslanacak.

*Ücretin paylaşımı önemli. Kim ne kadar alacak önemli. Ödeme gecikirse işler hep aksıyor.

*Kadın zaafı olan yöneticilerin tespiti, psikolojik tahlil.

*Projelerden sonuç alınamıyorsa ve elimizde tutamadıklarımızı yapabiliyorsak imha etmeliyiz.

Kategoriler:ASDER, tsk Etiketler:, , , , , ,

Korgeneral’in “Balyoz Ziyareti” Skandalı

K.Irak’ın Zap bölgesine operasyon düzenleyen uçakların komutası elinde bulunan Korgeneral Mehmet Veysi Ağar’ın, operasyon sırasında sorumluluk bölgesi yerine, Balyozcu paşaların yanında olduğu ortaya çıktı.

Korgeneral Mehmet Veysi Ağar, karargahında PKK’ya yönelik hava harekatını yürütmesi gerekirken Balyoz sanıklarını ziyaret etti. Ziyaret için Diyarbakır’dan CASA uçağı kaldırıldı. Hasdal ve Hadımköy’deki askerî cezaevlerinde yatan Balyoz sanıklarına devlet imkanlarıyla gerçekleştirilen ziyaretler kamuoyunda tartışılırken bir başka skandal daha gün yüzüne çıktı. Diyarbakır 2.Hava Kuvvet Komutanı Korgeneral Mehmet Veysi Ağar’ın terör örgütü PKK’ya yönelik hava harekatı yapılırken operasyonu yönetmesi gerektiği halde Hadımköy’deki Balyoz sanıklarını ziyarete gittiği anlaşıldı. Üstelik skandal ziyaret için bir CASA uçağının hazırlandığı ve uçuşun kayıtlara ‘malzeme nakli’ olarak geçtiği öğrenildi.

HAREKÂT KOMUTANI AĞAR

Terör örgütüne yönelik 17 Kasım 2011 tarihinde üç farklı hava üssünden 11 savaş uçağının katıldığı hava harekatı düzenlendi. Kuzey Irak’ın Zap bölgesine yönelik harekata Diyarbakır 8’nci Üsten 2 adet F-16, Malatya 7. Üsten 6 adet F-4, Merzifon 5.Üsten 3 adet F-16 uçağı katıldı. Harekatın yönetiminin ise Diyarbakır 2. Hava Kuvvet Komutanı Korgeneral Mehmet Veysi Ağar’ın komutasında olduğu belirtildi. Ancak harekatın başında bulunması gereken Ağar’ın, uçaklar havadayken operasyonu yönetmesi gerektiği halde sabah erken saatlerde kendisine bir CASA uçağı hazırlattığı belirlendi. Skandal uçuşun ‘malzeme nakli’ olarak kayıtlara geçtiği bildirildi. Korgeneral Ağar’ın bu uçakla İstanbul’a gidipHadımköy’deki Balyoz sanıklarını ziyaret ettiği ve aynı gün saat 14.30’da geri döndüğü öğrenildi.

Uçak masrafı 15 bin lira

Bu uçuşta kullanılan CASA uçağının sadece yakıt ve amortisman giderlerinin 14-15 bin lira arasında olduğu vurgulanırken bu rakama uçucu personeline ödenen uçuş tazminatının dahil olmadığına dikkat çekildi. Üstelik bu uçuştan dolayı Korgeneral Ağarda ayrıca uçuş parasıalacak. Tartışmalı ziyaretin bir başka skandal boyutunu da Korgeneral Ağar’a yönetmediği harekat için tazminat ödenecek olması oluşturdu. Hava Kuvvetleri’nde yurtdışı harekatlara katılan personele ‘harekat tazminatı’ adı altında para ödendiğine dikkat çekilirken, bu tazminatın rütbeden rütbeye değiştiğine işaret edildi. Bir binbaşının aylık 500 TürkLirası harekat tazminatı aldığı vurgulanırken, Korgeneral Ağar’ın da harekatı yönetmiş gibi rütbesine göre bu tazminatı alacağı belirtildi.

Bugün

Kategoriler:ASDER, hukuk, tsk Etiketler:, , , , , ,

Genelkurmay personel sayısını açıkladı

Genelkurmay Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan personel sayısını açıkladı. İşte orgeneralden ere kadar olan tüm statüdeki sayı:

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, TSK’da 365 general-amiral görev yapıyor. 39 bin 975 subayın bulunduğu TSK’da, astsubay sayısı 95 bin 824 olarak duyuruldu.

Silahlı Kuvvetler bünyesinde 24 bin 700 uzman jandarma, 40 bin 515 de uzman erbaş statüsünde görevli istihdam ediliyor. ”Uzman personel” toplamı 201 bin 379.

Silah altında 465 bin asker var-

6 bin 829’u yedek subay, 458 bin 368’i de erbaş ve er olmak üzere askerlikle yükümlüsü olarak şu an silah altında 465 bin 197 asker kışlalarda görev yapıyor. Genelkurmay’a bağlı kurumlarda 53 bin 424 sivil personel görev yaparken, TSK bünyesinde görevli uzman personel, yükümlü asker ve sivil personel toplamı 720 bin kişi.

TSK’da personel dağılımı şöyle:

Statü                      Mevcut 

General/Amiral             365    
Subay                      39,975 
Astsubay                   95.824 
Uzman Jandarma             24,700 
Uzman Erbaş                40,515 

Sözleşmeli Erbaş/Er     

Uzman Personel Toplamı     201,379

Yedek Subay                6,829  
Erbaş/Er                   458,368

Yükümlü Personel Toplamı   465,197

Askeri Personel Toplamı    666,576
Sivil Memur/İşçi           53,424 

Genel Toplam               720,000

 

http://www.haber7.com/haber/20111121/Genelkurmay-personel-sayisini-acikladi.php

Kategoriler:ASDER, tsk Etiketler:, , , , , ,